11. Hukuk Dairesi 2009/9538 E. , 2011/2397 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/01/2009 tarih ve 2007/175-2009/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2009/9538 E. , 2011/2397 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/01/2009 tarih ve 2007/175-2009/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan Dalan Kimya Endüstri AŞ’ ye ait sabun emtiasının Türkiye’den Mısır’a deniz yoluyla taşınması sırasında, taşımayı yapan davalıların sorumluluğu altındaki Teklivka isimli geminin Mısır’da batması sonucu emtianın zayi olduğunu, riziko değeri 50.422,35 YTL'nin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, taşımanın CIF taşıma olması nedeniyle hasarın geminin küpeştesini geçtiği andan itibaren alıcıya geçtiğini, davacının alıcı durumundaki sigorta ettirenine ödemiş olduğu hasar bedelini müvekkilinden isteyemeyeceğini ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca geminin kötü hava şartları ve şiddetli fırtına nedeni ile batmasından dolayı müvekkilinin TTK’nun 1063. maddesi gereğince de sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı “K” Line Kawasaki Kisen Kaisha Ltd. Şti’ye izafeten K Line Gemi Acentalığı A.Ş. vekili, müvekkili acentenin taşıma ile ilgisinin bulunmadığını, geminin batmasında donatanın kusurunun olmadığını savunarak, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, yükün İzmir’den 06.03.2006 tarihinde yola çıktığı, Mısır’a teslim tarihinin 10-12.03.2006 tarihi olarak belirlendiği, davanın 07.03.2007 tarihinde hak düşürücü süre geçmeden açıldığı, Mısır'daki mal alıcısı adına düzenlenen 20.02.2006 tarihli fatura ile yüke ilişkin kayıtlarda satışın CIF olduğunun belirtildiği, TTK’nun 1143. maddesi gereğince malların gemi küpeştesini aştığı andan itibaren hasarının alıcıya geçtiği, dava dışı alıcı Akmal firmasının davacıya gönderdiği 14.04.2006 tarihli yazı ile zarara ilişkin haklarından feragat ettiği ve bu tutarın sigortalı Dalan Kimya Endüstri AŞ’ ye ödenmesi hususunda davacı ... şirketine talimat verdiği göz önüne alınarak Dalan Kimya Endüstri AŞ.ye ödeme yapan davacının işbu rücu davasında aktif husumet ehliyetinin olduğu, geminin ağır fırtına ve kötü hava şartlarından ötürü battığı, TTK 1061. maddesi uyarınca yükteki hasar ve ziyanın TTK 1063. maddesinde belirtilen sebeplerden kaynaklanması durumunda taşıyanın sorumlu olmadığı 06.03.2006 tarihli konşimentoda veya diğer belgelerde “K” Line Kawashaki Kisen Kaisha Ltd. Şti’nin taşımayı yapan geminin donatanı olmadığının anlaşıldığı, taşımaya başka bir şekilde katılımına dair delil de bulunmadığı gerekçesiyle davalı taşıyan Emes Denizcilik hakkındaki davanın esastan, K Line Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açılan davanın ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan K Line Gemi Acenteliği A.Ş. hakkındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin davalı ... Nak. A.Ş.'ye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kararın dayandırıldığı bilirkişi raporu kapsamı ve bilirkişilerin sefatı-uzmanlığı yönlerinden uyuşmazlığı doğru çözüme kavuşturmaya yeterli değildir. HUMK'nun 275 vd.maddeleri uyarınca çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde mahkeme bilirkişinin oy ve görüşünü almak durumundadır. Görüşüne başvurulan bilirkişinin de kendisine sorulan hususlarda özel ve teknik bilgiye sahip olması gerekir. Dava konusu olayda uyuşmazlık geminin batmasının elverişsiz hava koşullarından mı yoksa geminin yola ve yüke elverişli olmamasından mı ileri geldiği noktasında toplandığından mahkemece aralarında uzak yol kaptanı bir bilirkişinin yer aldığı bilirkişi kurulundan rapor alınarak oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken değinilen konuda teknik uzmanlığı bulunmayan hukukçu bilirkişiden alınan rapora göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı K Line Gemi Acenteliği A.Ş. hakkındaki karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu davalı yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.