T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/953 Esas KARAR NO:2026/185 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2022/187 Esas- 2023/12 Karar TARİH:19/01/2023 DAVA :Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/953 Esas KARAR NO:2026/185 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2022/187 Esas- 2023/12 Karar TARİH:19/01/2023 DAVA :Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen bağlama sözleşmesi doğrultusunda, müvekkili şirkete ait ... (...) isimli ...marka teknenin davalı şirket tarafından işletilmekte olan...'dan 17.08.2018 tarihinden itibaren bağlama hizmeti almaya başladığını, müvekkili şirketin sözleşmenin başlangıcında ve her yenilendiği döncm başında yıllık bağlama ücretini peşin ödediğini, müvekkili şirkete ait teknenin 2 yıl 5 ay davalı şirketten bağlama hizmeti satın almış olduğunu, 3. yıl akdedilen sözleşmenin bedeli peşin ödenen bağlama hizmet süresinin 5. ayında tekne satılmış olduğundan müvekkili şirketten 17.08.2020 ile 17.08.2021 tarihleri arasında geçerli olan 365 günlük bağlama hizmeti karşılığı tahsil edilen 83.322,30 TL bağlama hizmeti bedelinden, müvekkili şirketin teknesini satmış olması ve teknenin bağlama alanından ayrılmış olması nedeniyle davalı şirketin bu hizmeti veremeyeceği 211 güne karşılık gelen 48.150,00 TL'nin ödenmesi için davalı şirketle müvekkili şirket arasında yapılan mail yazışmalarında davalı şirketin müvekkili şirkete 9.637,50 TL iade yapabileceği yönünde mail göndermiş olduğunu, müvekkili şirketin bu miktarı kabul etmediğini, bağlama hizmetinin alınmayacağı sürenin tamamına ilişkin kısmın ödenmesini talep ettiğini, davalının müvekkilinin parasını iade etmekten kaçındığını, sebepsiz zenginleşme ve haksız kazanç peşine düştüğünü beyanla müvekkili şirketin 48.150,00 TL alacağının 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 17.08.2018 tarihinden itibaren her yıl yenilenmek suretiyle 17.08.2021 tarihine kadar bağlama hizmetinin verilmesine ilişkin ödenmesi gereken ücret bilgisinin de yazılı olduğu hizmet sözleşmesi düzenlendiğini ve davacı tarafından işbu sözleşmenin imzalandığını, tarafların sözleşme süresi boyunca teknenin bağlanabileceği alanın davalıya sağlanması hususunda anlaşmış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerine uygun olarak davacıya özel tekne sahası ayırdığını ve anılan alanın satışa kapatılmış olduğunu, müvekkilinin muhatabın teknesini getirse de getirmese de gelecek potansiyel müşterilerini ve sözleşmelerini bu akdedilen tarihlere göre ayarlamakta olduğunu, dolayısıyla tekne sahibinin kendi nezdinde teknesini satmaya karar vermesinin, satın alınan hizmeti değiştirmeme olduğunu, davacı yanın tek taraflı tasarrufu ile teknesini satmak suretiyle marinadan ayrılmış olduğunu, taraflar arasında karşılıklı mutabakatın bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın taraflar arasındaki bağlama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli istirdat davası olduğu ve uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacıya ait teknenin satılması nedeni ile bağlama hizmet bedelinin bakiye süresine ilişkin kısmın iadesinin gerekip gerekmediği ve buna göre var ise iadesi gereken miktar hususlarında noktalarında toplandığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının 17/08/2020 - 17/08/2021 tarihleri arası bağlama hizmeti için 83.322,30 TL ödeme yaptığı, teknesinin satması nedeniyle 08/01/2021 tarihinden itibaren davalıya ait marinadan bağlama hizmeti almadığı hususunda da uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki bağlama hizmet sözleşmesinin 34. maddesinde sözleşmenin müşteri tarafından tek taraflı iptali gerekçesi ile ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğinin düzenlendiği, bilirkişi raporunda da hizmet alınmayan günler nedeni ile marinalar tarafından geri ödeme yapılmaması durumunun esas olduğunun açıklandığı, sözleme gereği davacıya bakiye günler için yeni tekne getirmesi durumunda kalan günlerin kullanılması opsiyonunun tanındığı, bununla birlikte davalı marina tarafından ücret iadesi hususunda da davacıya teklif sunularak 9.367,50 TL'nin iade edilebileceğinin davacıya bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile bilirkişi tarafından açıklandığı hali ile marina bağlama hizmeti teamülleri gereği sözleşmenin tek taraflı feshi sonrası hizmet alınmayan günlerin bedelinin iadesi istenemeyecek ise de, davalı marina yetkililerinin davacıya ilettiği ve kabullerinde olan hesaplama yöntemine göre 9.367,50 TL iadenin davacıya teklif edildiği dikkate alınarak, bu bedelin davacı tarafa iade edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; İlk derece mahkemesinin hizmet alınmayan günlerin bedelinin iadesinin istenemeyeceğine ilişkin kararını kanunlara göre değil teamüllere göre verdiği, ancak normlar hiyerarşisine göre alt basamakta yer alan ve ilk derece mahkemesinin dayanak yaptığı teamüllerin üst basamakta yer alan kanunlara aykırı olduğu, hizmet alınmayan günlerin bedelinin ödenmesinin sebepsiz zenginleşme olduğu ve kanunlara göre bu bedelin iadesinin gerektiği, davalı şirket tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmediği, davacının teknesini sattığını aynı gün davalıya bildirdiği ve kalan günlere ilişkin bedel iadesini talep ettiği, davalının da kalan süreye ilişkin bedel iadesi yapmayı kabul ettiği ancak miktarını kendisinin belirlediği, bu noktadan sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın bedel iadesi yapılıp yapılamayacağı değil iade edilecek bedel noktasında olduğu, bu nedenle Mahkemece bedel iadesi yapılıp yapılmayacağının tartışılamayacağı, yine Mahkemece davalının belirlediği miktara göre iadeye karar verilemeyeceği, kalan günlere ilişkin ödenen tüm bedelin iadesi gerekirken bilirkişi raporunda indirim uygulanması ve yine davalının kalan günlerde aynı yer için başka bir tekneye bağlama hizmeti vermek suretiyle gelir elde edeceğinin değerlendirilmemesinin hatalı olduğu, Mahkemece rapora itirazlarının değerlendirilmediği, delillerinin toplanmadığı ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. Davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; davalı şirketin sözleşme hükümleri uyarınca iade yükümlülüğünün bulunmadığı ancak buna rağmen davacıya müşteri mennuniyeti kapsamında iyi niyet göstergesi olarak, teknenin marinada kaldığı 144 gün için 2021 yılının ilgili tarihinde uygulanan standart fiyat tarifesi üzerinden hesaplama yapılarak davacının ödemiş olduğu tutar ile aradaki farkın iade edilebileceği yönünde tek seferlik olarak öneride bulunulduğu ancak davacının bu öneriyi kabul etmediği, davalının bu önerisinin kabul edilmemesi ile iade sorumluluğundan kurtulduğu, bir seferlik önerinin konusu olan bedelin davacı tarafa iade edilmesi gerektiğine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında tekne bağlama hizmetine ilişkin olarak imzalanan sözleşme uyarınca peşin olarak ödenen hizmet bedelinden, hizmetten faydalanılmayan süreye tekabül eden kısmın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Taraflar arasında imzalanan 05/10/2020 ila 17/08/2021 tarihleri arasında geçerli hizmet sözleşmesi ek kurallarının 34. maddesi ile; sözleşmenin müşteri tarafından tek taraflı olarak iptal edilemeyeceği, ayrıca bu gerekçe ile veya erken ayrılma durumunda müşteri tarafından ücret iade talebinde bulunulamayacağı kabul edilmiş ve sözleşme uyarınca tüm hizmet süresine ilişkin bedel davacı tarafından davalıya peşin olarak ödenmiştir. Davacı, davalıya gönderdiği 08/01/2021 tarihli e-posta ile teknenin satıldığını ve marinadan ayrıldığını, bağlama alanına ihtiyacının kalmadığını belirterek kalan süreye ilişkin bedelin iadesini talep etmiş, davalı tarafça e-posta ile söz konusu yerin davacıya tahsisli olduğu ve ücret iadesi yapılamayacağı bildirilmiş, taraflar arasında yazışmalar devam etmiş ve davalı taraf 11/01/2021 tarihli e posta ile 9.637,50 TL'nin iade edilebileceğini davacıya, davacı aynı tarihli e posta ile bu bedeli kabul etmediğini davalıya bildirmiştir. Buna göre taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı mutabakat ile sonlandırılmamış, davacı tek taraflı olarak sözleşmeye devam etmeyeceğini ve hizmet almayacağını bildirerek iade talebinde bulunmuştur. Sözleşmenin açıklanan 34. maddesi uyarınca davacının tek taraflı olarak aldığı bu karar nedeniyle davalıdan ücret iadesi talep etmesi mümkün değildir. Mahkemece de karar yerinde davacının sözleşme uyarınca ücret iadesi talep edemeyeceği açıklanmış, yalnızca bilirkişi raporunda bahsedilen teamüle göre bir değerlendirme yapılmamıştır. Bilindiği üzere tarafların serbestçe tasarruf edilebilecekleri bir konuda yapmış oldukları sözleşme hükümleri, bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda öncelikli olarak uygulanır. Daha açık bir ifade ile karşılıklı olarak imzalanan sözleşmeler tarafların anayasasıdır. Buna göre davacı, kendisine tahsis edilen alanın başkasına kiraya verildiğini iddia ve ispat da etmediğinden, ücretin iade edilmemesinin sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğu ve Mahkemece yalnızca teamüle göre karar verildiği, kanun hükümlerinin nazara alınmadığı, sözleşmenin feshi ve ücret iadesi konusunda tarafların anlaştıklarına dair istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde davacıya herhangi bir iade yükümlülüğünün olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı tarafın mahkeme dışında 11/01/2021 tarihinde davacıya sunduğu kısmi iade teklifi, davacı tarafından kabul edilmemiş olup TBK'nın 4. maddesi uyarınca davalı bu teklifi ile bağlı olmaktan kurtulmuştur. Bu minvalde Mahkemece, sözleşmede yer alan açık hüküm uyarınca davacının ücret iadesi talep edemeyeceği tespit edilmiş olmakla, bu gerekçe ile davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, davalının kabul edilmeyen kısmi iade teklifi ile bağlı olduğunun kabulü ile bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, davalı vekilinin istinaf başvuru haklı bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2023 tarihli, 2022/187 Esas ve 2023/12 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3-Davanın REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 822,29 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 90,29 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen 550,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Artan gider bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 11-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 13-Davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 91,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam 583,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.