11. Hukuk Dairesi 2025/2938 E. , 2025/7372 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/993 Esas, 2025/354 Karar KARAR : Usulden ret, esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Davacısı ...Hizmetleri Ltd. Şti. davalıları ... ve ... A.Ş. olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/679 E. …
11. Hukuk Dairesi 2025/2938 E. , 2025/7372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/993 Esas, 2025/354 Karar KARAR : Usulden ret, esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Davacısı ...Hizmetleri Ltd. Şti. davalıları ... ve ... A.Ş. olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/679 E. kayden görülen davada, davalı ...Ş., davacı ve dava dışı sigorta şirketi arasında imzalanan sözleşme uyarınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ve ibra sözleşmesine göre giderilmesine karar verilmiş, mezkûr dosya davalısı ... yönünden davacı ve davalı .... vekillerinin talebi doğrultusunda tefrik kararı verilmiş, işbu temyize konu dosya açılmıştır. Ana dosya davalısı ... A.Ş., sulh ve ibraname sözleşmesinden dolayı tefrik edilen dosyaya davacı olarak devam etmek istemiş ise de, dosyanın tefrik edilmekle taraflarının değişmeyeceği, ... A.Ş. tarafından usulüne uygun şekilde harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından tefrik edilen dosyada taraf olarak sıfatının bulunmaması nedeniyle ... A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'un müvekili şirkette finans müdürü olarak çalışmakta iken keşide edilen çekler üzerinde tahrifat yaptığını, bu durumun sonradan öğrenildiğini, ...'un kendi hesabından keşide ettiği ve alacaklılara teslim ettiği sahte ciro imzasını içeren 13 adet şahsi çekin şirket alacaklıları tarafından ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığı ve ödenmediğini, müvekkilinin 13 adet çek ile alacaklı şirketlere ödeme yapamamış olduğundan toplam 4.075.512,59 TL tutarındaki borcunu alacaklı şirketlere ödemek zorunda kaldığını, tahrifatlı 13 adet çekin de davalı ...'a ödenmekle müvekkilinin iki kez zarara uğradığını, davalı ... hakkında ceza davası açıldığını, olayda davalı bankanın ağır ihmalinin bulunduğunu, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurundan dolayı sorumlu olan bankanın gerekli özeni göstermediğini, herhangi bir inceleme yapmaksızın tahrifatlı çekleri ödediğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı 4.075.512,59 TL tutarındaki zararın davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, ...'un davalı şirketin ortağı ve finans müdürü olduğunu, tüm işlemlerin bilgisi onayı ve gözetiminde yapıldığını, davacı tarafından gerekli dikkat ve özen gösterilmediğinden oluşan zararın müvekkilinden istenilemeyeceğini, zararın banka ile ilgilisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde, davaya konu tüm olay ve uygulamaların şirket bilgisi dahilinde ve şirketle yapılan mutakabat sonucunda gerçekleştiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 12.04.2022 havale tarihli dilekçe ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 315. maddesi uyarınca, huzurdaki davada, tarafları ..., ...A.Ş. ve davacı arasında 20.12.20121 tarihli Sulh ve İbra Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda karar oluşturulmasına, davanın diğer davalı ... yönünden tefrik edilmesine, müvekkili banka işbu davadaki hak ve taleplerini sulh sözleşmesi ile temlik aldığından, davalı ... yönünden tefrik edilecek davayı müvekkilinin davacı sıfatı ile takip etmesine, sulh sebebiyle doğabilecek yargılama giderlerinin müvekkili bankaya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği, 19.04.2022 tarihli celsede davalı ...Ş.'ye açılan davanın 20.12.2021 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi uyarınca sulh ile sonlandırıldığının tespitine, davalı ... yönünden tefrikine karar verildiği, tefrik edilen dosyanın işbu 2022/287 E. kaydedildiği, davacının 15.06.2022 tarihli dilekçesi ile, davalı ...Ş.'nin Sulh ve İbra sözleşmesi uyarınca ödeme yaptığı miktar oranında haklarını temlik aldığını, tefrik edilen bu dosyada davalı ...Ş.'nin davalı ... yönünden müvekkili şirket yerine geçerek davacı sıfatı ile davayı takip etmesini talep ettiği, somut olayda, işbu davanın mahkemenin 2020/679 E. sayılı dosyasından tefrik edildiği, bahse konu ana dosyanın taraflarca ibraz edilen 20.12.2021 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi uyarınca sulh ile nihayetlendiği, 2020/679 E. sayılı dosya davalılarının ...A.Ş. ve ... olduğu, davalıların hukuka aykırı eylemlerinden dolayı oluşan zararın müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle açıldığı, sulh protokolü gereği ödemenin yapılması ile işbu davanın konusuz kaldığı, temlik sözleşmesi ile davanın taraflarının değiştirilemeyeceği, ancak iç ilişkide rücu ihtimalinin gündeme gelebileceği gerekçesiyle ...A.Ş.'nin sulh ibra sözleşmesi uyarınca temlik alan davacı sıfatıyla davayı takip etme talebinin reddine, işbu davanın mahkemenin 2020/679 E. sayılı dosyasından tefrik edildiği, bahse konu ana dosyanın taraflarca ibraz edilen 20.12.2021 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi uyarınca sulh ile nihayetlendiği, davada ... Tanıtım Ltd. Şti.'nin davacı; ...A.Ş. ve ...'un davalı olup davanın davalılar aleyhine, davalıların hukuka aykırı eylemlerinden dolayı oluşan zararın müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle açıldığı, sulh protokolü gereği ödemenin yapılması ile işbu davanın da konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, ... A.Ş. vekili ile davalı ... ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davadan tefrik edilen eldeki dosyada davalı ...'a yönelik davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı, davalı ... ve davacı olmak isteyen T....A.Ş. vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, her ne kadar davalı ... vekili, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunmakta ise de dosya kapsamında bulunan deliller, özellikle ceza mahkemesi kararı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ve mahkemece alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, davanın açılmasında davacının haklı olduğu, bu nedenle davalı yararına yargılama gideri ile vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu, toplanan delillerden davanın yersiz olduğu veya davacının haksız olduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmadığı, davalı ... sulh sözleşmesinin tarafı olmasa da dava konusu alacağın sulh kapsamında tamamen ödenmemesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davalı tarafından talep edilmiş olsa dahi vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, hüküm fıkrasında taraflarca talep edilmediğinden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş olmasının sonuca etkili görülmediği, ... vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; sulh ve alacağın devri sözleşmesi ile davacı olmak isteyen bankanın istinaf başvurusuna gelince, davacı şirketin, davalı bankaya karşı sözleşmeye aykırılık nedeniyle, diğer davalıya karşı ise haksız fiilden ve işçinin edim borcuna aykırılıktan tazminat talebinde bulunduğu, her iki davalının farklı nedenlerle tazminattan sorumlu olması nedeniyle davalılar arasında eksik teselsül hükümlerinin uygulanacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olmaları halinde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, bu durumda iki kişi aynı zarardan farklı nedenlerle sorumlu olup, davalılardan, bankanın sulh ve ibra sözleşmesi kapsamında bu zararı ödediği, sözleşmedeki temlik hükmü gereğince ödemesi oranında alacağı temlik aldığı, HMK'nın 125. maddesi hükümlerine göre davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçtiği, ancak burada kastedilenin derdest dava olduğu, somut olayda ise davalı borçlu tarafından borç ödemekle konusuz kaldığından, bu davanın tefrik öncesi davalısı olan bankanın, alacak iddiasında bulunacak ise yeniden harcını ödeyerek alacağın devri sözleşmesine göre davalıya karşı yeni bir dava açması gerektiği, borç ödenerek dava konusuz kaldığından, ödeme ile konusuz kalan dava, borcu ödeyen davalı tarafından tekrar canlandırılamayacağından mahkemece davalı banka açısından, ödeme ile konusuz kalan dava bakımından yeniden davacı safında yer almasına imkan tanınmamasının usul hukukuna uygun olduğu, hakkındaki dava tefrik edilen ve karar verilen bankanın tekrar davada taraf olarak gösterilmesinin yasaya uygun olmadığı, borcun ödenmesiyle konusuz kalan davada bankanın davalı olarak değil, üçüncü kişi olarak gösterilmesi gerektiği, ... A.Ş.'nin üçüncü kişi olmasına ve aleyhine hüküm kurulmamasına göre istinaf başvuru hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davaya davacı olarak katılmak isteyen üçüncü kişi ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalının hukuka aykırı eyleminden dolayı zarara uğranıldığından bahisle davacı zararının tahsili talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.... A.Ş.'nin dosyada taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle ... vekilinin, 06.12.2022 tarihli celsedeki "Mahkemenizce ... sulh protokolü gereğince ödediği bedel kadar temlik alan sıfatını kazandığı ve davacı sıfatıyla davada yer alacağı hususunun kabul edilmesi halinde zaman aşımı itirazımız mevcuttur, öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi takdirde ise müşterek ve müteselsilen borçlu bulunduğumuz ...tarafından borcun ödenmiş olması sebebyle teselsül hükümleri doğrultusunda davacıya karşı bizim de borçtan kurtulduğumuz kabul edilerek davanın reddi talep olunur..." şeklindeki beyanına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, T....A.Ş. vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalı ...'dan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ....A.Ş.'ye iadesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.