11. Hukuk Dairesi 2025/3100 E. , 2026/364 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1696 Esas, 2025/613 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/574 E., 2022/624 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim…
11. Hukuk Dairesi 2025/3100 E. , 2026/364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1696 Esas, 2025/613 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/574 E., 2022/624 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Tekstil İnşaat A.Ş.'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirket hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/659 E. sayılı dosyasıyla konkordato kararı aldığını, şirketin ... Tekstil-... isimli şirket ile ticari ilişkisi bulunduğunu, bu şirketin 3.134.500,00 TL alacağını konkordato masasına alacak kaydı yaptırdığını, davalının, 2015 yılından kalma ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... no.lu boş çeki müvekkiline zorla imzalatarak aldığını, bu çeki sonradan 4.150.000,00 TL olarak doldurarak icra takibine koyduğunu, müvekkilinin davalıya şahsi bir borcu olmadığını, borcun yalnızca ... Tekstil'e ait olduğunu ve bu borcun konkordato sürecine dahil edildiğini ileri sürerek menfi tespit talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, ... Tekstil’in müvekkilinin babasına ait olduğunu, alacağının, konkordato alacağından ayrı ve farklı borç sebeplerine dayandığını, konkordato masasından alacaklarının, şirket alacakları olduğunu, davacının çekle ilgili daha önce Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğunu ancak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının müvekkilinden elden şahsi borçlar aldığını, müvekkilinin ona yardımcı olmaya çalıştığını ve en son tüm borçları için müvekkiline şahsi çek verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalının şirketine borcu olduğunu, bunun konkordato masasına kaydedildiğini, şirkete olan borcu dışında davalıya şahsen borcu bulunmadığını, takip konusu çeki davalının zorlaması ile imzalayıp boş olarak verdiğini ileri sürmüş, davalı ise dava konusu çekin şirket alacağı dışında şahsi alacak olduğunu savunmuş olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 680. maddesi uyarınca çekin açığa imza atılarak düzenlenmesi ve işleme konulmadan önce zorunlu unsurlarının tamamlanabilmesinin mümkün bulunduğu, dava konusu çekte imza inkarının olmadığı, çekin bedelsiz olduğuna dair davacı iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığı, davacıdan çekin zorla alındığı iddiası ile yapılan ceza soruşturmasının da takipsizlikle sonuçlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.