T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/822 - 2025/1327 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/822 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2025 ESAS NO : 2025/206 E 2025/260 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 11/11/2025 YAZILDIĞI TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/822 - 2025/1327 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/822 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2025 ESAS NO : 2025/206 E 2025/260 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 11/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacılar vekili; müvekkili ... tarafından vekil tayin edilen müvekkili ... ile davalı arasında yüzme havuzu için alt yapı ve yalıtım işlerine ait sözleşme imzalandığını, müvekkillerince sözleşme edimlerinin yerine getirildiğini, davalının sözleşme bedelini ödemediğini, havuzda gerçeğe aykırı su kaçağı olduğu iddiasında bulunarak müvekkillerine tehditlerde bulunduğunu, müvekkilinin davalının tehdidi altında 20.02.2025 vade tarihli 150.000,00TL bedelli ve 20.03.2025 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli iki adet senedi imzalamış olduğunu, 20/02/2025 tarihli, 100.000,00 TL bedelli ve 20/03/2025 tarihli 150.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkilinin elinden tehditle ve hileyle ciro edilerek alındığını, davalının bonoları ve çekleri hukuka aykırı olarak edindiğini, davalı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, 20/02/205/ tarihli, 100.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından bankaya ibraz edilerek hukuka aykırı şekilde tahsil edildiğini belirterek çek bedelinin iadesini, diğer senetler sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; 28/04/2025 tarihli karar ile davacıların ve davalının tacir olmadığı, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olup 16/05/2025 tarihli ek karar ile 19/03/2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş davacılar vekili asıl ve ek karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili asıl ve ek karara yönelik olarak; kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, görevsizlik kararının kaldırılmasını ve 16/05/2025 tarihli ek karar ile görevsizlik kararının kesinleşmesi beklenmeksizin tedbirin kaldırılmasının yerinde olmadığını, müvekkilinin iddiasını yaklaşık olarak ispat ettiğini belirterek görevsizlik kararının kaldırılarak müvekkilleri aleyhine başlatılacak olası icra takipleri ile ilgili İİK 72/2 uyarınca takibin durdurulması yönünde ve tahsil edilmeyen çek hakkında ödeme yasağı konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde nispi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK'nın m. 5 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Dava kambiyo senetlerinden olan bono ve çeke dayalı, hile ve tehdit iddiasına dayalı, kıymetli evraka ilişkin hükümlerin irdeleneceği menfi tespit istemine ilişkin olup, kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanununda düzenlenen, TTK 4. madde gereği mutlak ticari davalardandır. Davanın açıldığı tarih itibariyle ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan ve ayrı bir ticaret mahkemesi bulunduğundan davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden, mahkemece görevli olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekir. Davanın konusu menfi tespit davası olup davacılar tarafından dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep ve dava edildiği, dava konusu bononun 6102 sayılı TTK 776 maddesinde yazılı yasal unsurları taşıdığı, kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, kanunda sınırlı olarak sayılan kambiyo senetleri TTK m.645 vd. düzenlendiği için mutlak ticari dava niteliğindedir. Her ne kadar davacılar ve davalı tacir sıfatına haciz olmasa da bu husus göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilemez. Bu sebeple davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken mutlak ve nispi ticari dava olmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde usulden kararı verilmesi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin ek kararın kaldırılmasına yönelik istinaf isteminin incelenmesine gelince; işten el çektikten görevsizlik kararı verdikten sonra mahkemece tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. İstinaf dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de açık yasa hükümleri ile istinaf mahkemelerine tanınmayan bir görev ve yetkinin yorum yolu ile istinaf mahkemelerine verilmesi, verilecek kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, bu taleplerin yeni delil ve vakalarla istinaf mahkemesinin karşı karşıya kalması sonucunu doğurması, işlerin büyük bir yoğunluğunun bu talepleri oluşturması halinde istinaf mahkemelerin asli fonksiyonunu icra edemeyeceği, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davanın bulunmaması, acil hukuki korumaların daha çok ilk derece yargılaması yapan mahkemelerce daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabileceği ve ülkemizde dar anlamda istinaf ilkesinin benimsendiği bu mahkemelerin hüküm değil denetim mahkemeleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tür taleplerin doğrudan istinaf mahkemelerinde ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmış olmakla, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, kamu düzenine aykırılık nedeniyle davacıların istinaf talebinin kabulü ile HMK m.353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesinin asıl ve ek kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/206 Esas 2025/260 Karar sayılı 28/04/2025 tarihli asıl ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik 16/05/2025 tarihli ek kararın da KALDIRILMASINA 2-a)HMK.nın 353/1.a.3.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE b)Davacılar vekilinin ihtiyat tedbir talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/(1).c. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11/11/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."