İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde yat poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli teknenin, 30.06.2018 tarihinde yüzer durumda ve alargada bağlı olduğu sırada, davalı şirketin sigortacısı olduğu, davalı ...’ın maliki ve işleteni olduğu ... ... isiml…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/368 KARAR NO : 2026/356 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2022 NUMARASI : 2021/137 Esas - 2022/658 Karar DAVA: İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 03/02/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde yat poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli teknenin, 30.06.2018 tarihinde yüzer durumda ve alargada bağlı olduğu sırada, davalı şirketin sigortacısı olduğu, davalı ...’ın maliki ve işleteni olduğu ... ... isimli teknenin, diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edildiği sırada pontona yanaşma manevrası yaptığı sırada %100 kusurlu şekilde çarpması sonucu hasara uğratıldığını, sigortalı teknedeki hasar karşılığında müvekkili tarafından 11.07.2019 tarihinde sigortalıya 2.653-Euro ödeme yapıldığını, ... ... isimli teknenin sigortacısı konumunda bulunan davalı şirkete rücu başvurusunda bulunulduğunu, ancak netice alınamaması üzerine İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalılarca takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, müvekkilinin karşıladığı bu hasardan davalı şirketin temin ettiği poliçe kapsamında sorumluluğunu üstlendiği davalı tekne kaptanının kusuruna bağlı olarak, diğer davalılar ile birlikte sorumlu bulunduğunu belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili; ... isimli teknenin müvekkili şirketçe 04.06.2018-2019 tarihleri arasında müvekkilince sigortalandığını, davacı şirketten gelen rücu talebi üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan hasar dosyası ile gerekli incelemelerin yapıldığını, poliçede mevcut 3. şahıslara karşı sorumluluk teminatından ödeme yapılabilmesi için, sigortalının hadisede kusuru bulunması gerektiğini, fakat somut olayda sigortalı teknenin kusurunu gösterir herhangi bir tutanak/belge mevcut olmadığından, müvekkili şirketçe haklı gerekçelerle ödeme yapılamadığını, davacı şirketin iddialarının herhangi bir somut veriye dayanmadığı, kusuru kanıtlanamayan sigortalı tekne ilgililerinin konu hasarla nedeniyle sorumluluğu olmadığını, davacı tarafından rücu talebi ile müvekkili şirkete iletilen belgeler arasında sadece kendi sigortalısının beyanı bulunmakta olup, bu beyanın ... adlı teknenin kusurunu kanıtlamadığını , davacının talep ettiği tazminat tutarının da fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili; ... teknesinin Yunanistan’ın ... adası ... koyunda alargada bulunduğu sırada 30.06.2018 tarihinde ters rüzgar sonucu ... isimli teknenin hatalı park etmesi sonucu zincir üzerine çıktığını ve ırgatı yerinden söktüğünü, akabinde ... isimli teknenin zararı tutanak altına almayı beklemeden ve Yunan adalarında gerekli gümrük ve liman işlemlerini yapmadan kaçak durumda olduğu için olay yeri ... koyundan Türkiye Bozburun’a doğru kaçtığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ekspertiz raporunun tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, ... koyunda yanaşma pontonu veya marina bulunmadığından, tüm teknelerin alarga pozisyonunda konaklayabildiğini, ... teknesinin transit log giriş çıkış işlemleri bulunmaması dolayısıyla kaçtığını ve 30.06.2018 tarihinde Bozburun'da transit log işlemlerini yaptığını, dosyada mübrez faturanın sözde tamirat sonrası kesilen gerçeğe aykırı bir fatura olduğunu, rapordaki fotoğraflardan anlaşıldığı üzere satılık durumdaki eski bir teknenin gerçeğe aykırı düzenlenen rapor ile tamirinin yapıldığını belirterek, davanın reddine,davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu çatma hadisesinin 30/06/2018 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin ise 14/02/2020 tarihinde başlatıldığı anlaşıldığından, davalının zamanaşımı definin yerinde görülmediği,ekspertiz raporunda, sigortalı teknenin 30.06.2018 tarihinde alagarda olduğu sırada, yaklaşma manevrası yapan ... ... isimli teknenin çarparak hasara sebep olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda, ekspertiz talebinin hasar tarihinden yaklaşık 1 sene sonra yapılmasının, davalıların teknedeki hasarın 21.11.2018 tarihinde Marmaris'te meydana gelen hortum sonucunda olabileceği şeklindeki savunmalarının doğru olabileceği kanaatini uyandırdığının, bu tip bir çatmanın meydana gelmesi durumunda, tarafların kazayı tutanak altına alması, çatmanın kroki ile izahı ve kusur konusunda tarafların anlaşamaması durumunda çatmanın liman başkanlıklarına bildirilmesi gerektiğinin, bu nedenle kusur değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, 21/09/2022 tarihli ek raporda ise, sigortalı teknenin ... koyunda demirli halde bulunduğu sırada 30.06.2018 tarihinde saat 04:00 sularında sigortalı tekne demirli halde iken davalıların sahibi olduğu teknenin, demirli halde bulunan bir tekneye %100 oranında tam kusurlu olarak çattığı ve meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olduğunun belirtildiği, buna göre 30.06.2018 tarihinde saat 04:00 sularında sigortalı tekne demirli halde iken çatma olayının meydana geldiği sabit olup, davalı taraf sigortalı teknenin hatalı park ettiğini ve ters rüzgar sonucu olayın meydana geldiğini savunduğundan, olayda davalı tarafın kusurlu olup olmadığının tespitinin gerektiği, davacı vekilince sunulan yazışmalar incelendiğinde, sigortalı tarafından acentesi ... Sigorta'ya 30.06.2018 tarihinde gönderilen e-posta ile kazanın saat 04:00'te ... Koyu/...'de demirliyken tekneye güçlü bir şekilde çarptığı, çarpan tekneye gittikleri, tekne sicil belgesi, sigorta poliçesi ve pasaportunun fotoğraflarının çekildiği, telefon numarasının alındığı, çarpanın adının TC pasaportlu ... olduğu, telefon numarasının belirtildiği, çarpanın üzgün olduğunu ifade ettiği, ancak ... limanındaki arkadaşlarına gitmek için ısrar ettiği şeklinde bildirildiği, 02.07.2018 tarihinde tekne belgeleri ile sigorta poliçe fotoğraflarını paylaştığı ve hasarın tarif edildiği, yine ekspertiz raporunda sigortalı tarafından ... ... teknesi sigorta acentesinden 30/06/2018 ve 21/09/2018 tarihlerinde hasar dosyası açılmasının talep edildiğinin belirtildiği, tarafların beyanları, ekpertiz raporu, mail yazışmaları ve olay sonrası çekilen fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde, 30.06.2018 tarihinde saat 04:00 sularında sigortalı teknenin demirli haldeki tekneye çattığı, bilirkişi raporunda davalı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilmekle, TTKnın 1288 maddesi kapsamında kusurlu çatmanın meydana geldiği, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu bulunduğu, davalı taraf sigortalı teknenin hatalı park ettiğini ve ters rüzgar sonucu olayın meydana geldiğini savunmuş ise de, buna ilişkin herhangi bir delile dayanmadığı, icra dosyasında 2.653-Euro ve işlemiş faizi yönünden takip başlatıldığı, ekspertiz raporunda sigortalı tarafından alınan fiyat teklifi ve 24.06.2019 tarihli onarım faturasına istinaden, hasar tutarının KDV dahil 19.014,65-TL (2.903-Euro) olarak tespit edildiği, poliçe gereği 250-Euro muafiyet tenzili sonrasında hasar miktarının 2.653-Euro olarak belirlendiği, bilirkişi raporunda, hasarların onarımı için verilen teklif ve düzenlenen faturanın tarifi yapılan hasarlarla aynı olduğu ve fatura tutarının piyasa rayiçleri ile uyumlu ve kadri maruf bulunduğunun belirtildiği, ekspertiz raporunda onarım faturası döviz kuru dikkate alınarak 19.014,65-TL olan onarım bedelinden 250-Euro muafiyet tenzili ile 2.653-Euro hasar bedeli belirlenmiş ve sigortalıya bu şekilde ödeme yapılmış ise de, davanın haksız fiile dayandığı, hasara ilişkin onarım faturasının TL cinsinden düzenlendiği, bu nedenle davacının alacağı yabancı para cinsinden talep edemeyeceği anlaşıldığından, onarım bedelinden, fatura tarihindeki kur üzerinden muafiyet tenzili ile davalıların itirazının kısmen iptaline, takibin 17.377,15-TL asıl alacak ve 1.835,46-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazla talebin reddine, yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece ödenmesi gereken zararın TL cinsinden belirlenmesinin yerinde olmadığını, her ne kadar onarım faturası TL cinsinden düzenlenmişse de, sigortalıdan alınan primler Euro cinsinden olup, sigortalıya yapılan ödeme de Euro cinsi ile gerçekleştirildiğinden, mahkemece Euro cinsinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen borçlarda aynen veya Türk Lirası üzerinden ödenmesini talep etme hakkının alacaklıda olduğunu, borcun vadesinde ödenmediği ortada olup, yabancı para borcunun vadesi gelmesine rağmen borçlu tarafından ifa edilmemesi halinde seçimlik hakkın alacaklı olan müvekkilinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; dosyada müvekkili şirkete sigortalı ... isimli teknenin davacıya sigortalı tekneye çarptığına dair hiçbir somut veri bulunmadığını, davacının kök bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu yazışmalar ve fotoğraflar incelendiğinde, davacıya sigortalı tekneye müvekkili şirkete sigortalı teknenin çarpmış olduğuna dair hiç bir somut veri bulunmadığını, mail yazışmalarının davacının sigortalısının tek tarafları beyanlarından ibaret olduğunu, ayrıca mail yazışmalarında kullanılan fotoğraflarda ise çarpan tekne olduğu iddia edilen teknenin ... isimli tekne olduğuna dair hiç bir ibare veya veri bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, çatma nedeniyle sigortalı teknede oluşan hasar bedelinin rücuen tahsili için donatan, kaptan ve tekne sigortacısı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.TTK'nın 1286. maddesinde iki veya daha çok geminin çarpışması “çatma” olarak tanımlanmış olup, çatma sonucu gemilere ve gemilerde bulunan insanlara veya eşyaya verilen zararın tazmini hususunda Kanun'un 1286 vd. hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Çatma kusurlu ve kusursuz olmak üzere birbirinden ayrı olarak düzenlenmiş olup, Kanun'un kusurlu çatma başlıklı 1288. maddesinde, çatmanın, gemilerden birinin donatanının veya gemi adamlarının kusurundan ileri gelmesi halinde, zararı o geminin donatanının tazmin edeceği; 1289. maddesinde ise, çatma, çarpışan gemilerin donatanlarının veya gemi adamlarının kusurlarından ileri gelmişse, bu gemilerin donatanları, çatma yüzünden gemilerin veya gemide bulunan eşyanın uğradıkları zarardan kusurlarının ağırlığı oranında sorumlu oldukları, bununla beraber, duruma göre bu oranın saptanması mümkün olmaz veya tarafların aynı derecede kusurlu olduğu ortaya çıkarsa, tarafların eşit oranda sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; davacı sigorta şirketince yat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli tekneye 30.06.2018 tarihinde davalıların donatanı, kaptanı ve sigortacısı olduğu ... isimli teknenin yanaşma manevrası sırasında çarparak hasara uğrattığı iddiasıyla, sigortalının başvurusu üzerine davacı tarafça yaptırılan ekspertiz sonucunda belirlenen hasar bedelinin 11.07.2019 tarihinde davacı tarafça sigortalısına 2.653-Euro olarak ödenmiş olduğu, davacı tarafça hasar bedelinin tahsili için davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 2.653-Euro asıl alacak ve 226,78-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.879,78-Euro alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, davalıların süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi vekili, davacının sigortalısına ait tekneye müvekkilince sigortalanan teknenin çarptığına dair somut bir delil bulunmadığı ileri sürülmüştür. Davacı tarafça sunulan delillerden; olay tarihinde teknenin çarpmasını müteakip davacının sigortalısı tarafından sigortalı tekneye çarpan tekne kaptanının pasaportu, teknenin sigorta poliçesi, armatör belgesi ve teknede oluşan hasarların fotoğrafı çekilerek davacının sigorta acentesine gönderilmiştir. Fotoğraflardan, pasaportta geçen kişinin davalı tekne kaptanı ... , yine armatör belgesi ve sigorta poliçesinde geçen teknenin davalı sigorta şirketince sigortalanan ... adli tekne olduğu, poliçenin de tarih ve poliçe numarası itibariyle davalı sigorta şirketince sunulan sigorta poliçesi ile birebir aynı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda hasara neden olan kazanın davalının sigortalısına ait tekne tarafından gerçekleştirildiği kanıtlanmış olup, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre; "... Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir. Davacı tarafça düzenlenen poliçe Euro cinsi düzenlenmiş olup, sigortalıya 2.653-Euro tazminat ödenmiştir.Euro cinsi karar verilmek gerekirken Türk Lirası alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın kabulü gerekirken mahkemece hatalı gerekçeyle alacağın Türk Lirası karşılığına hükmedilerek kısmen kabul hükmü kararı verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2022 Tarih 2021/137 Esas - 2022/658 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davalıların İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazlarının 2.653-Euro asıl alacak ve 226,78-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.879,78-Euro üzerinden iptaline,asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz işletilerek devamına, Koşulları olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.698,73-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 329,32-TL, icra veznesine yatırılan 95,37-TL olmak üzere toplam 424,69-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.274,04-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 483,99-TL peşin harçların davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 272-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 5.100-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.372-TL yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı lehine takdir olunan 24.868,05-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Alınması gereken 1.698,73-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 328,70-TL harcın mahsubu ile kalan 1.370,03-TL harcın davalı ... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 172-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026