11. Hukuk Dairesi 2023/4989 E. , 2024/6717 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1641 Esas, 2023/30 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/837 E., 2021/214 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyi…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4989 E. , 2024/6717 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1641 Esas, 2023/30 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/837 E., 2021/214 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin davacıların murisi ... ... ve murisin kardeşleri ve annesi tarafından 1993 yılında kurulduğunu, murisin 1996 yılına kadar şirket işlemlerini yaparak genel kurullara iştirak ettiğini, kardeşler arasındaki ... ilişkisi nedeniyle murisin, abisi davalı ...'ı şirketin kuruluş işlerini görmesi için 30.07.1993 tarihli vekaletname ile yetkilendirdiğini, ancak sonraki tarihlerde muris hastalanınca şirket işlemlerinin akıbeti ve yapılan işlemler hakkında herhangi bir bilgiye sahip olamadığını, murisin tedavi gördüğü dönemde şirketin kuruluşu için verilen ve hisse devrine ilişkin özel bir yetki içermeyen vekaletin kardeşleri tarafından kötüye kullanıldığını, vekaletlerde eklemeler yapılarak sahte oluşturulan vekaletnamelerle hisselerinin el değiştirdiğini, buna binaen alınan kararların da usulsüz olduğunu, yine bu karar gereği yapılan olan hisse devri sözleşmesinin geçersiz bulunduğunu, vekaletnamede şirket hisse devir yetkisi olmadığını, şirket ana sözleşmesi gereğince pay devrinin yasak olduğunu ileri sürerek davalılar tarafından gerçekleştirilen şirket pay devrinin iptali ile mirasçılar adına tescil ve pay defterine kaydına, usulsüz pay devrinden sonra yapılan tüm genel kurul toplantılarının yoklukla malül olduğunun tespitine, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacıların murisin 1996 yılından itibaren sağlığı yerinde olmadığından bahisle şirket işlemlerini yapamadığı, genel kurullara katılamadığı iddia edilmişse de murisin o dönemde ticaretle uğraştığını, kayıtlar incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, murisin genel kurullara gelmemesinin tek sebebinin hissesini devretmesinden kaynaklandığını, murisin hiçbir fiil ehliyetini kaybetmediğini, sahte vekaletname iddiasını kabul etmediklerini, vekaletnameye sonradan bir ekleme yapıldığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, murisin borçları sebebiyle hissesini satmış olabileceğini, davacı vekilinin de 2011 yılında muristen doğrudan genel dava vekaletnamesi aldığını bu vekaletle dava açtığını, 06.05.2011'de murisin azilname gönderdiğini, murisin fiil ehliyetinin olduğunun açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.