T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/454 - Karar No:2025/1315 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/454 KARAR NO : 2025/1315 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2022 NUMARASI : 2019/155 E-2022/692 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Davacı vekili tara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/454 - Karar No:2025/1315 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/454 KARAR NO : 2025/1315 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2022 NUMARASI : 2019/155 E-2022/692 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine, karşı davacı vekili tarafından karşı davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında, mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karara karşı asıl davada davacı - karşı davada davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı ....A.Ş. ile müvekkili şirket arasında 10.11.2016 tarihli "... Kat Karşılığı Yapsat İşi Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız ve tek taraflı olarak 09.08.2017 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin ifası sırasında davalı şirket tarafından onaylı projenin verilmediğini, inşaat ruhsatının diğer davalı ... Belediyesi tarafından 05.04 2017 tarihinde yani işe başlama tarihinden 4 ay 25 gün sonra, bitim tarihine 35 gün kala onaylandığını, kazı işlerinin işin süresine uygun yapılmadığını, verilen projelere uygun çelik hasır demirlerinin temin edilmediğini, projelere uygun olmayan demirler ile imalat yapılmasının istenildiğini, şantiye organizasyonunun yapılmadığını, işi yönetebilecek vasıfta teknik personel görevlendirilmediğini, davalı şirketin kış ayları çalışma koşullarına göre hiçbir tedbir almadığını, saha elektrik ve suyunun işin süresine göre temin edilmediğini, bu nedenlerle düşük iş gerçekleşme oranının ve gecikmenin davalı şirketin yükümlülüklerini yapmamasından kaynaklandığını, 02.08.2017 tarihli yazıları ile davalıya, 8. hakediş kapsamında sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden ötürü maddi kayıplarının talep edileceğinin bildirildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'nun projeye uygun olmayan demirlerin kullanılmasının davalı şirketçe istenilmesi ile ilgili işveren davalı ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü yetkilisini telefon ile bilgilendirmesi neticesinde sözleşmenin fesih edildiğini, işveren konumunda olan davalı belediyenin, işin yapı kontrol ve denetimini yapmadığını, denetim görevlilerinin görevlerini yerine getirmediğini, imalatları teslim almadığını, müvekkili şirketin davalıdan sözleşmeden kaynaklı alacağı, kâr mahrumiyeti alacağı, genel mobilizasyon ve sabit giderleri ile ilgili alacakları, kendisine teslim edilmeyen malzemeler yönünden oluşan kira bedeli alacakları ve malzeme bedeli alacakları ile borçlu şirket nam ve hesabına yapılan işlerden kaynaklanan toplam 1.098.048,12 TL alacağının olduğunu, borcun kabul edilmemesi üzerine davalı şirkete alacağın ödenmesi için 24.07.2018 tarihinde noterden ihtarname gönderilmesine rağmen, müvekkili şirket alacaklarının belirtilen sürede ödenmediğini, dava konusu inşaat yapım işi ile ilgili müvekkili şirketin hak ettiği kesin hesap alacağının ne kadar olduğunun tespiti ve bununla birlikte tespit edilen kesin hesap alacağının miktarından fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 310.000 TL'nin, davalı şirkete gönderilen 24.07.2018 tarihli noter ihtarından işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 819.450,70 TL 8.imalat hakkedişinden kaynaklanan alacağı, 187.866,55 TL sözleşmenin haksız olarak feshi neticesinde yapılamayan işler nedeni ile oluşan kâr mahrumiyetine denk gelen tazminat alacağı, 118.230.68 TL sözleşmenin haksız fesih nedeni ile üstlenilen işte yapılamayan işlerle ilgili olarak yapılmak zorunda kalınan genel mobilizasyon ve sabit giderler yönünden alacağı, 155.716,82 TL müvekkili şirkete teslim edilemeyen malzemeler yönünden sözleşmenin fesih tarihinden itibaren teslim tarihine kadar arada geçen 5 ay yirmi gün süre kira bedeli alacağı, 138.439,67 TL müvekkili şirkete teslim edilmeyen malzemelerin bedelleri karşılığı alacağı ve 66.325,18 TL tutarındaki miktarın imalat hakedişlerine karşılık olarak çok uzun vadeli çeklerle yapılan ödemelerin faktoring masrafları karşılığı alacağı olmak üzere toplam 1.486.709,11 TL alacaklarından, 388.660,99 TL avans hesabından davalı şirkete olan borcun düşülerek davalı şirketten olan 1.098.048,12 TL toplam alacağının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediyesi vekili; davaya yargı yolu, husumet ve işbölümü (görev) itirazları olduğunu, bu davada idari yargının görevli olduğunu, ... Belediyesi Başkanlığı'nın ihale makamı olup, işin ihale ile diğer davalı ....A.Ş.'ye verildiğini, tüm sorumluluğun diğer davalı ....A.Ş'.ye ait olduğunu, davacı ile müvekkili arasında davaya konu iş ile ilgili yapılmış bir sözleşme veya hukuki ilişkinin de olmadığını, bu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....A.Ş. vekili; davacının iddia ve taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket ile davacı arasında 10.11.2016 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını ve 11.11.2016 tarihinde davacıya yer teslimi yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesine göre alt yüklenicinin yerin kendisine teslimini müteakip işe başlamakla yükümlü olduğunu, 7. maddesine göre yer teslimini müteakiben 7 gün içinde mobilizasyonunu tamamlayarak ve ekip-ekipmanını işyerine getirerek işe başlayacağının düzenlendiğini, alt yüklenicinin yer teslimi yapılması durumunda işe başlama yükümlülüğü olduğunu kabul ederek sözleşmeyi imzaladığını, yer tesliminin yapıldığını, teslim tutanağına göre işe başlamaya engel bir durum olmadığını, deliller arasında sunulan mail ve ihtarnamelere bakıldığında, yer teslimi yapılan davacının işe başlayarak süresinde işi tamamlaması gerekirken, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sürekli bahanelerle edimlerini yerine getirmediğini ve işin gecikmesine sebep olduğunu, tek taraflı olarak hazırlanan günlük rapor, tutanak, fotoğraf vb. belgelerin hiçbir hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, davacının sözleşmede yüklendiği edimleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan yeterli ve uygun miktarda kalıp malzemesini temin etmediğini, işin süresinde bitirilebilmesi için gerekli ve yeterli sayı ve nitelikte personel çalıştırmadığını, müvekkili şirketin, süre uzatım yükümlülüğü olmamasına rağmen, iyi niyetli olarak, Bayındırlık Bakanlığınca belirlenen çalışılabilen günleri de esas alarak ticari bloklarının bitirilmesi için 30.05.2017, konut bloklarının bitirilmesi için 01.10.2017 tarihine kadar ek süre verdiğini, davacının buna rağmen edimlerini yerine getirmediğini, 02.05.2017 ve 03.08.2017 tarihli ihtarname, mailler ve sözlü olarak davacıyı defalarca uyardıklarını, davacının ısrarla edimlerini yerine getirmediğini, bu durumda müvekkilinin sözleşmeye devam etmesi mümkün olmadığını, sözleşmenin, sözleşme hükümleri doğrultusunda haklı nedenlerle fesih edildiğini, sözleşmenin imzalanması aşamasında sözleşme konusu işe ilişkin tüm projeler, detaylar, teknik bilgi ve dokümanların davacı ile paylaşıldığını ve bunun neticesinde sözleşmenin imzalandığını, işlerin yapılması ile ilgili her türlü koşulları dikkatle inceleyip bunlar hakkında tam bir bilgiye sahip olduğunu, davacının iddialarına rağmen bir kısım imalatı yapmış olmasının da bu hususu teyit ettiğini, sözleşmede belirtilen fiyatların bütün işleri kapsadığını ve herhangi bir nedenle fiyat farkı talebinde bulunamayacağını, müvekkili şirket tarafından temel kazılarının zamanında yapıldığını, beton dökümünden kaynaklı bir gecikmenin bulunmadığını, davacı iddialarını günlük raporlara veya belirttiği diğer belgelere atfetmekle birlikte, anılan belgelerin davacı tarafından tek taraflı hazırlanan gerçeğe ve oluşa aykırı nitelikte geçerliliği bulunmayan dokümanlar olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının sözleşme edimlerini yerine getirmediği için müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenlerle feshetmek zorunda kaldığını, kalan işi tamamlatmak diğer alt yükleniciler ile sözleşmeler imzaladığını, araç kiralamaları yaptığını, davacının öne sürdüğü 8 nolu hakediş ile sözleşmede bulunmayan alacak talepleri öne sürdüğünü, alacak taleplerinin hiçbir dayanağının bulunmadığını, sözleşmenin 8, 9, 11, 18. maddeleri ve diğer hükümleri incelendiğinde görüleceği üzere iddia edilen alacak kalemlerinin bizzat alt yüklenici davacıya ait olduğunu, davacının sözleşme birim fiyatlarına uygun hesaplama yapılmadığı yönündeki iddialarının da haksız ve mesnetsiz olduğunu, hakedişlerde yapılan hesaplamaların sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, 8 nolu hakediş dışındaki hakedişlerin davacının kabulünde olduğunu, sözleşmenin 23. maddesi uyarınca alt yüklenicinin hiçbir sebep ve şartta gerek hakediş ödemeleri ile ilgili olarak, gerekse teminatların iadesine dair ilave hak, fiyat artışı ve faiz talebinde bulunamayacağını kabul ettiğini, davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, davacının, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı olmak üzere Ankara 16. Noterliği aracılığıyla gönderdiği 22.12.2017 tarih ve 23198 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kendi kabulünde de olduğu üzere müvekkiline 388.660.99 TL borçlu olduğunu, davacı teslim edilmediğini iddia ettiği malzemeler yönünden; kira bedeli alacağı ve malzeme bedeli talebinin sözleşmenin 25/2. maddesine göre haksız olduğunu, davacının, hakediş ödemelerinin çok uzun tarihli vadeli çeklerle yapıldığı, çeklerin faktoring firmasına verilerek nakde çevrilmek zorunda kalındığı, bu nedenle maddi kayba uğradığını iddiası ve alacak talebinin, sözleşmenin 23. maddesine göre "ödemenin hangi vadelerde yapılacağı hususunun yüklenici tarafından belirleneceğinin" düzenlenmesi, davacının bu hususu kabul ederek sözleşmeyi imzaladığından yerinde olmadığını savunarak, asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı davasında; asıl davaya yönelik savunmasında belirttiği vakıaları tekrarlayarak, karşı davalı ile akdedilen alt yüklenici sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini ve bu nedenle müvekkili şirketin zarara uğradığını, Ankara 12. Ticaret Mahkemesi'nin 2017/348D.İş. sayılı dosyası üzerinden tespit yapıldığını, tespite göre eksik/ ayıplı iş yapıldığını ve bu işlerin müvekkili tarafından ikmal edildiğini, ayrıca sözleşmenin 18.4.maddesine göre karşı davalının edimlerini yerine getirmediğini, işi süresinde tamamlamamış olmasından dolayı işlemiş gecikme cezasının da bulunduğunu, müvekkilinin karşı davalıdan alacaklı olduğunu, Ankara 16. Noterliği'nin 22.12.2017 tarih ve 23198 yevmiye nolu ihtarnameleri ile 388.660,99 TL borcu bulunduğunun karşı davalının da kabulünde olduğunu, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin kalan işi tamamlamak ve tamamlatmak zorunda kaldığını, kalıp işleri için ... İnş. firması ile sözleşme imzalamış olduğunu, ... İş Makine İnş.Ltd.Şti. ile yaptığı sözleşme ile makineler kiralamak zorunda kalındığını, ... Akaryakıt İnş.Ltd.Şti.'den lpg gaz, tüp vb. malzemeler almak durumunda kalındığını, süre uzatımı verilmiş ise uzatılan süre içeresinde yerine getirmemesi halinde herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın, belirlenen süreleri aşan her takvim günü için sözleşme bedelinin “%3'ü tutarında termin gecikme cezası kesileceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin feshi başlıklı 25. Maddesinde sözleşmenin yüklenici tarafından feshi halinde gecikme cezasının talep hakkı saklı tutulmuş ve yine cezai şart başlıklı 30.maddede sözleşmenin yüklenici tarafından feshi halinde akdin fesih edildiği tarihe kadar işleyen termin gecikme cezasının alınacağının düzenlendiği belirterek, şimdilik karşı davalının eksik/ ayıplı yaptığı işler nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar için 10.000 TL, sözleşme konusu edimlerini yerine getirmeyerek işi geciktirmesinden kaynaklı müvekkilinin uğradığı tüm zararlar için 10.000 TL, müvekkilinin kalan işleri tamamlamak ve tamamlatmak zorunda kaldığı için uğradığı tüm zararlar nedeniyle 10.000 TL, davalıdan kaynaklı nedenlerle sözleşmenin feshedilmesinden dolayı müvekkilinin sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararları için 10.000 TL, sözleşmenin fesih tarihine kadar işleyen gecikme cezası nedeniyle 10.000 TL, karşı davalıya fazla miktarda yapılan ödemelerden kaynaklı müvekkil şirketin alacağı için 10.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacı taraf ticari defterlerine göre davacının dava tarihi itibari ile davalıya 173.328,92 TL borçlu olduğu, davalının defterlerinde ise dava tarihi itibari ile davacıdan 506.220,51 TL alacaklı olduğu, kayıtlar arasındaki farkın, davacının defterlerinde kayıtlı olup davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 11/04/2017 tarih 019050 no'lu 144.144,00 TL bedelli fatura ve davalının defterlerinde kayıtlı olup, davacının defterlerinde kayıtlı olmayan, toplam 192.527,59 TL SGK prim ödemesine ilişkin kayıtlardan kaynaklandığı, SGK ödemelerinin davalı tarafından yapıldığı, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan KDV dahil 144.144,00 TL'lik faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair davacının iddiası ve sunduğu kargo faturası dışında söz konusu faturanın davalıya tebliğ edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, buna göre davacı alt yüklenicinin davalıya borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre işin bitiş tarihinin 10.05.2017 olduğu, davalı/ karşı davacı yüklenici ....A.Ş.'nin Ankara 24. Noterliği'nin 02.05.2017 tarih ve 14714 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davacı alt yükleniciye ticari bloklar için 30.05.2017 tarihine kadar ve konut bloklarına ise B blok kalıp ayarlaması için 01.10.2107 tarihine kadar süre verilmesine rağmen, davalının Ankara 24. Noterliği'nin 09.08.2017 tarih ve 28129 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davacı alt yükleniciye taraflar arasındaki 10.11.2016 tarihli sözleşmenin, konu sözleşmenin 25. maddesi ile diğer ilgili maddeleri olan 3,44,5,7,8,11,16 ve 18. maddeleri doğrultusunda tek taraflı olarak feshedildiği, 10.11.2016 tarihli sözleşmeye istinaden yer tesliminin 11.11.2016 tarihinde yapıldığı, davalı ... Belediyesi tarafından dosyaya sunulan inşaat ruhsat belgelerine göre B1, B2 ve A2 blokların inşaat ruhsatının 05.04.2017, Al ve A3 blokların ruhsat tanzim tarihi 12.04.2017, ticari bloklardan C blok 12.04.2017, D blok 11.04.2017, E blok 12.04.2017 ve F blok 12.04.2017 tarihinde düzenlendiği, buna göre davacı alt taşeronun dava konusu inşaatlara ruhsatı olmadan, kesin olmayan projeler ile başlandığı, davacı alt yüklenicinin uygulama projelerinin teslimi konusunda müteaddit defalar davalı yükleniciyi mail ve ihtarla uyardığı, bu nedenle kayden yer teslimi yapılmış olsa bile davalı yükümlülüğünde olan yer teslimi ve projelerin zamanında ve uygulamaya elverişli olarak teslim edilmediği, davalı yüklenicinin yükleniminde olan uygulama projelerini zamanında verilmemesi, inşaata başlanması için ruhsatların süresinde alınmaması, kazı işlerinin geç yapılması, beton tedarikinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle gecikmeye neden olduğu, ayrıca verilen süre uzatımları da dikkate alındığında işin süresi henüz dolmadan fesih yoluna başvurduğu, buna göre edimlerini süresinde yapmayan davalı yüklenicinin fesih işleminin haksız olduğu ve işlerdeki gecikmeye sebep olduğu, davacının teslim edilmeyen malzemelere yönelik talebi yönünden ise, davalı yüklenicinin davacıya malzemelerini şantiyede çıkarmasını ihtar ettiği, malzemelerin davacı tarafından alınmadığı, davacının malzemelerinin zorla alıkoyduğuna ilişkin de herhangi bir belge veya delil sunulmadığı, davacı alt yüklenicinin fesih tarihinden sonra malzemelerini şantiyede alması gerektiği, fesih tarihi ile malzemelerin şantiyeden alınma tarihi arasında kullanıldığına ilişkin de herhangi bir delilin olmadığı, bu sebeple davacının kalan malzemelere yönelik talebinin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin “Ödemeler” başlıklı 23.maddesinde; “Yüklenici hakedişleri KDV dahil fatura bedelinin sözleşme gereği kesintiler yapıldıktan sonra kalan kısmını fatura tarihinden itibaren şantiye şefliğinin kısmı belirleyeceği ödeme planları doğrultusunda ödeyecektir. Alt yüklenici, yüklenicinin ödeme planına uymakla yükümlüdür. ...alt yüklenici, hiçbir sebep ve şartta gerek hakediş ödemeleri ile ilgili olarak gerekse teminatların iadesine dair ilave hak, fiyat artışı ve faiz talebinde bulunmayacaktır” düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenleme nedeniyle davacının ödemelerini çekler ile yapılması nedeniyle katlandığı finansal giderlere ilişkin alacak talebinin yerinde olmadığı, davacının iddiasını destekler delil sunamadığı, davalı ....A.Ş'nin ticari defterlerinde taşeronlara verilen avanslar hesabının 506.221,51 TL borç bakiye verdiği, davalının bu miktarda davacıdan alacaklı olduğu, davacı ile davalı arasında dava konusu işin dışında "Milas Bodrum Havalimanı Teknik Blok ve Kule İnşaatı Kalıp, Demir ve Beton İşleri" ile "Roketsan Şantiyesi İşlerine" ilişkin akdi ilişki bulunduğu ve bu işlerle ilgili ödeme ve avansların da dava konusu işle aynı hesapta takip edildiği, dolayısıyla iş bu davaya konu iş özelinde davacıya ne kadar ödeme yapıldığının tespit edilemediği, taraflara verilen kesin sürede bu ayrıştırmanın yapılamadığı, davalı/ karşı davacının iddia ettiği eksik ve ayıplı imalat nedeniyle yaptığı ekstra masraflara dair delil sunamadığı, dayandığı Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/348 D.İş dosyasına sunulan bilirkişi raporundaki tespit edilen eksikliklere ilişkin herhangi bir parasal değer tespit edilmediği, kat yüksekliklerinin örnek ölçümlerinde 2 cm fark bulunmuş ise de, bu farkın betonarme döşemelerde normal olduğu, tesviye tabakasının döşemede yer alan tesisat borularını vs. kapatmak amaçlı olduğu gibi betonarme döşemedeki küçük çaplı farkları kapatmak amaçlı da olduğu, salonda görülen sehimlere ilişkin ölçüm ve fotoğrafların sunulmadığı, ayrıca sehimlerin betonarmeden kaynaklı olup olmadığının değerlendirilmediği, tünel kalıptan kaynaklı şakuli bozuklukların nasıl ölçüldüğü ve ölçüm sonuçlarının dosyada yer almaması nedeniyle tespit dosyasındaki tespitlerin sübjektif olduğu, gecikmelerin nedeninin davalının sorumluluğunda olan projeleri süresinde vermemesi, yapı ruhsat iznini süresinde almaması, beton işlerinde ve kazı işlerinde yaşanan gecikmeler olduğu, dolayısıyla davalının işyerini teslim edimini yeterince yerine getirmeyerek gecikmelere sebebiyet verdiği, kalan işleri tamamlatmak için uğradığı tüm zararlar nedeniyle alacak talebinin de işin gecikmesi de davalının teslim edimini süresinde yapmaması ve kendi sorumluluğunda olan imalatları zamanında teslim etmeyerek davacı taşeronun işlerinin gecikmesine neden olduğu, davalıdan kaynaklı nedenlerle sözleşmenin feshedilmesinden dolayı alacak talebinin yerinde olmadığı, yükümlülüğünü yerine getirmesi gereken taraf verilen süre uzatım tarihinden önce feshi gerçekleştiren davalı/ karşı davacı olduğu, gecikmelere de aynı şekilde davalının teknik olarak inşaatla ilgili edimleriyle yol açıldığı, karşı davalıya fazla miktarda yapılan ödemelerden kaynaklı alacak talebi yönünden ise; taraflar arasındaki diğer işlerle birlikte bu davaya konu iş de aynı hesaptan takip edildiği için dava konusu iş açısından fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, tarafların kabulünde olan 7 no'lu hakedişe göre karşı dava kapsamında davalı/ karşı davacının alacaklı olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ....AŞ yönünden esastan reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davalı karşı davacı vekili tarafından verilen 15/12/2022 tarihli dilekçede; 20/10/2022 tarihli gerekçeli karar ilamının hüküm kısmında karşı dava yönünden hükmedilen vekalet ücreti hesaplanırken açık bir matematik hatası olduğunu, toplam 60.000 TL olan karşı dava için AAÜT'ye göre 9.600 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken 81.000 TL'ye hükmedildiğini, HMK 304. Maddesi gereği hükümdeki açık hesap hatalarının düzeltilmesi için hükmün tashihi müessessi düzenlendiğini, bu hesap hatası nedeniyle müvekkilinin cebri icra tehdidi altında müvekkilinin açıkça mağduriyetine sebep olacağından bahisle kararın HMK 304. maddesi gereğince hükmün tashihini talep etmiş, mahkemece verilen 15/12/2025 tarihli tashih kararı ile, davalı/karşı davacı vekilinin karşı davada hükümdeki vekalet ücretindeki açık hesap hatasının tashihi talebinin HMK 304. Maddesi uyarınca kabulü ile "Mahkememizin 2019/155 Esas, 2022/692 Karar sayılı, 20/10/2022 tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmının 2/c bendinde yer alan;"c-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 81.800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine", şeklinde yer alan hükmün,"c-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 9.600 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine," şeklinde Tashihine, tashih kararının gerekçeli karara eklenmesine, taraflara tebliğine" karar verilmiştir. Davacı- karşı davalı vekili istinaf başvurusunda; dava konusu inşaatın yapımına inşaat ruhsatı alınmadan kaçak olarak başlandığını, bilirkişi kurulunun dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesi neticesinde düzenlediği kök raporunda da "..."Bu tespitler doğrultusunda her ne kadar sözleşme 10.11.2016 tarihinde yer teslimi yapılmış ise de davalı yüklenicinin uygulama projelerini süresinde davacı alt yükleniciye vermediği, inşaat ruhsatını bloklar bazında farklı olmak üzere 05.04.2017 ile 12.04.2017 tarihlerinde alınabildiği, inşaat ruhsatı olmadan inşaatlara başlanılmasının meri imar mevzuatları kapsamında mümkün olmadığı, inşaatların kaçak ve eksik proje ile başlandığı bu nedenle şekilsel olarak yer teslimi yapılmış olsa bile davalı yükümlülüğünde olan yer teslimi ve projelerin zamanında ve uygulamaya elverişli olarak teslim edilmediği, bu davalı yüklenicinin teslim edimini yerine getirmediği değerlendirilmiştir. Bu konudaki nihai takdir Sayın Mahkemenizdedir. Diğer yandan taraflar arasındaki mail ve diğer yazışmalardan da anlaşılacağı üzere şantiye sahası tesliminin de tam olarak davalı tarafından yerine getirilmediği, davalı yükümlülüğünde olan kazı işlerinin zamanında yapılmaması nedeniyle davacının sözleşmede üstlendiği işleri zamanında yerine getiremediği, beton tedarikinde aksaklıklar yaşandığı ve bunun işin süresine etki ettiği anlaşılmıştır. Ancak elektrik tedarikinin geç yapılmış olmasına ilişkin bilgi belgelerin dosyada bulunmaması nedeniyle bu konuda davacı iddiası ise değerlendirilememiştir. Ayrıca dosyada sunulu hakkedişlerden de anlaşılacağı uzere davacının sözleşme dışı drenaj, yalıtım, harita ve ölçümleme vb. işleri de yaptığı anlaşılmış olup bu işler nedeniyle de süre uzatım hakkının ayrıca olduğu değerlendirilmiştir. Bütün bu değerlendirmeler çerçevesinde davalı yüklenicinin ediminde olan uygulama projelerini zamanında vermemesi, inşaata başlanması için ruhsatların süresinde alınmaması, kazı işlerinin geç yapılması, beton tedarikinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle gecikmeye neden olduğu; ayrıca verilen süre uzatımları da dikkate alındığında işin süresi henüz dolmadan fesih yoluna başvurduğu değerlendirildiğinde edimlerini süresinde yapmayan davalı yüklenicinin tesis ettiği fesih işleminin haksız olduğu ve işlerdeki gecikmeye sebep olduğu hususundaki takdir Sayın Mahkemenize aittir" şeklindeki tespit ve değerlendirmeler ile müvekkili şirketin haklı taleplerinin tam gerekçesi olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alınmadan verilen ret kararının hem gerekçesiz, hem de hukuka tamamen aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çok açık şekilde tespit edildiği üzere; davalı şirketin uygulama projelerini süresinde müvekkili şirkete vermediğini, bilirkişi kurulunun kök raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin özü itibariyle açılan haklı davanın gerekçesi olup, mahkemenin kamu düzenini bozucu bu gerçekliği hiçbir şekilde dikkate almadığını, Yargıtay 15. HD'nin 20.03.2006 tarih ve 7960/1539 E/K sayılı ilamında "İmar Kanunu'nun 21. maddesine göre, ayrıksı durumlar dışında tüm insaatların ilgili idari birimlerden alınacak yapı izniyle yapılması zorunludur. Kamu duzenine iliskin olan bu durum, görevi gereği mahkemece doğrudan göz önünde tutulur" denildiğini, davalılar arasında imzalanan ana sözleşmenin 1.maddesinde dava konusu inşaatın "Onaylı mimari projesine uygun olarak yüklenici tarafından yapılması işidir" şeklinde olduğunu, dava konusu inşaatın konut bloklarının ana sözleşmeye de uygun olarak yapılmadığını, davalı ... Belediyesinin konut blokları ile ilgili CD içerisinde sunduğu projelerin mimari avan projeleri olduğunu, mahkemenin bilirkişi kurulunu yetkilendirmesi ile bilirkişi kurulunun davalı ... Belediyesi arşivinde incelediği projelerde mimari avan projeler olup, mimari avan projelerinin taslak projeler olup, bu projelerin uygulamaya yönelik projeler olmadığını, davalı şirket sözleşmenin imzalanması ve işin yapım süreci boyunca inşaat ruhsatına esas onaylı projeleri ve ana sözleşme eki projeleri vermediğini, mahkeme tarafından defalarca talep edilmesine rağmen davalıların ellerindeki inşaat ruhsatına esas inşaat projesini ve ana sözleşme eki projeleri dosyaya sunmadığını, bilirkişi kurulunan davalı ... Belediyesi tarafından sunulan onaysız projeler ve avan projeler üzerinden tespit ve değerlendirmelerde bulunduğunu, mahkemenin yetkilendirdiği bilirkişi kurulunun davalı ... Belediyesi arşivinde incelediği projelerin de avan projeler olup, dava sürecinde onaylı projeler üzerinden inceleme yapılmamış olması ile bilirkişi kurulunun eksik incelemeye dayalı tespit ve değerlendirmeler yaptığını, Ankara 24. Noterliği'nin 25.10.2016 tarih ve 31504 yevmiye nolu ana sözleşme eki projelerin dosyaya sunulmadığını, müvekkili şirketin teklifine esas aldığı Ana Sözleşme eki projeler ile davalı şirketin sonradan çizdirdiği inşaat ruhsatına esas projelerin karşılıklı olarak incelenmediğini, davalı şirketin çizdirdiği mimari avan projeleri ana sözleşme eki teknik şartnameye uygun olmayıp, müvekkilinin bu husustaki inceleme ve tespitlerini mahkemeye sunduğunu, mahkemece yapılan bu tespit ve değerlendirmelerin dikkate alınmadığını, mahkemenin ana sözleşme eki projelerin dosyaya sunulmadan, incelenmeden vermiş olduğu kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin mahkeme kaleminde kasadan çıkartılan asıl belgenin incelemesinde tespit ettiği üzere, müvekkili şirketin elindeki hakediş raporunda yazılı "4" rakamı davalı şirketin sunduğu asıl belgenin incelenmesinden de çok net anlaşılacağı üzere beyaz bir madde ile boyanarak silinmiş olduğunu, davalı şirketçe mahkemeye sunulan hakediş raporunun asıl belgesinde yazılı "4" rakamının beyaz renkli boya maddesi ile silinmiş olduğunun çok net görüldüğünü, bunu görebilmek için ayrıca uzman olmaya dahi gerek olmadığını, davalı şirketin üzerinde oynanmış belgeyi mahkemeye sunması ile suç işlediğinin kanıtlandığını, mahkemeden davalı şirket tarafından dosyaya sunulan asıl belgenin kriminal incelemesinin yapılmasının talep edilmiş olmasına rağmen bu talebin de dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin davalı şirket hakkında belgede oynama yaparak tahrifat yaptığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmasına rağmen bu talep hakkında da hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkili şirketçe mahkemeden talep edilmesine rağmen müvekkili şirketin davalı şirket adına düzenlenmiş olduğu 144.144 TL miktarlı faturanın 13.04.2017 tarih ve 210877403847 gönderi numarası ile 210877404314 gönderi kodu ile 14.04.2017 tarihinde, B915186 belge numarasıyla davalı şirkete teslim edilen gönderinin davalı şirketten kimin teslim aldığına dair teslim belgesinin dosyaya gönderilmesi ile ilgili ... Kargo Şirketinin ... şubesine müzekkere yazılmadığını, gönderinin davalı şirketten kimin teslim aldığına dair tespit taleplerine rağmen bu tespitin yapılmadığını, KVKK uyarınca ancak mahkeme yazısı ile bu bilgisinin kargo firması tarafından verilebileceğini, müvekkili şirketin 7 nolu ara hakedişinden sonra yaptığı imalatlar ile işin gecikmesinden kaynaklanan KDV dahil 819.450,70 TL miktarlı maliyet artış zararlarının talep edildiği 8 nolu hakediş alacağının dosya içerisinde yer alan taraflar arasındaki elektronik posta ve yazışmalar ile sabit olduğunu, mahkemenin sözleşme fesih hakedişi yapılmadan vermiş olduğu kararın müvekkili şirketin hak kayıplarına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin sözleşmeye konu işlere ilişkin onaylı projeleri hiç vermediğini, onaysız projeleri dahi geç verdiğini, yine sözleşme gereğince temin etmesi gereken saha elektrik ve suyunu geç temin ettiğini, temin etmesi gereken betonu işin süresine ve tünel kalıp uygulamasına uygun temin etmediğini, temel kazı ve dolgularını zamanında yapmadığını, inşaat demirini ve çelik hasır demirini geç temin ettiğini, davalı şirketin yapması gereken bir çok işi müvekkili şirketin yapmak zorunda kaldığını, bu haliyle sözleşmeye konu işin gereği gibi ve zamanında yapılmamasına bizzat davalı şirketin davranışlarının sebebiyet verdiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125.maddesinde, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse "alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir" hükmünün bulunduğunu, sözleşmeden kaynaklanan müspet ve menfi zararın, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar olup, dosya içerisinde bulunan elektronik posta ve diğer yazışmalar ile diğer belge kapsamlarından da anlaşılacağı üzere, davalı şirketin sözleşmeye konu işin yapımını engellediği, işi geciktirdiği ve sözleşmeyi haksız feshederek sona erdirdiğinin bilirkişi kök raporunda yapılan tespit ile de sabit olduğunu, dosya içerisinde yer alan ve yukarıda çok ayrıntılı olarak belirtilen taraflar arasındaki elektronik posta ve yazışmalardan anlaşılacağı üzere, davalı şirketin inşaat ruhsatını geç aldığını, sözleşmeye konu işlere ilişkin onaylı projeleri hiç vermediğini, bu haliyle işin yapımını İmar Kanunu'na aykırı kaçak olarak yaptırdığını, onaysız projeleri dahi geç verdiğini, temel kazılarını işin süresine uygun yapmadığını, şantiye elektrik ve suyunu geç temin ettiğini, işin yapılması için gerekli olan yükümlülüğündeki beton teminini tünel kalıp imalatlarına uygun olarak temin etmediğini, işin yapımında gerekli olan çelik hasır demirlerini ve inşaat demirlerini projesine uygun ve sözleşme süresine uygun olarak temin etmediğini, işin süresinde bitirilmemesinde davalı şirketin yukarıda belirtilen davranışlarının sebebiyet verdiğini ve dava konusu işin sözleşmesinin haksız ve olarak feshedilmesi nedeniyle sona erdirilmesinde davalı şirketin kusurlu olduğundan, bu bağlamda müvekkili şirketin dava konusu alacaklarını davalı şirketten talep etmekte yasanın emredici hükümleri çerçevesinde haklı olduğunu, mahkemece dava konusu işin yapım sürecindeki yaşanan gerçeklikler ile ilgili dosya kapsamında bulunan delil niteliğindeki belgelerin hiçbir şekilde dikkate alınmadan, adeta görmezden gelinerek verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, TBK 49.madde hükmünün açık olup, zararın ispat edildiğini, yine BK'nın 112.maddesi gereğince davalı şirketin, müvekkili şirketin gecikmelerden kaynaklanan maliyet artışı zararlarını ve sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan alacak taleplerini ödemekle yükümlü olduğunu, dosya kapsamındaki delil niteliğindeki belgelerin yok sayılarak BK ve Yargıtay kararlarına aykırı, gerekçeden yoksun karar verildiğini, karşı davada ... A.Ş.'nin dava değeri ayrıntıları ile verilmesine rağmen, asıl davada bedel arttırımı kararı veren mahkemenin, karşı dava dilekçesinde dava değerinin "388.660,99 TL olarak açıkça belirtilmişken, davanın 60.000 TL bedel üzerinden sürdürülerek, tarafsızlık ilkesine aykırı davranıldığını, karşı dava yönünden de, bu bedelin 388.660,99 TL üzerinden yürütülmesinin yasal zorunluluk olduğunu, mahkemenin gerekçesinin iddia ve savunmaları karşılamadığını (YHGK'nın 24.11.2010 tarih ve 2010/4-551 E- 2010/598 K) belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın kabulüne, karşı davanın 388.660,99 TL üzerinden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karara karşı asıl davada davacı- karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 27.03.2025 tarih ve 2023/335 Esas- 2025/363 Karar sayılı geri çevirme kararı gereğince mahkemece davacı- karşı davalı vekilince karşı dava yönünden yatırılması gereken istinaf harçlarının ikmal edilerek, dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince; -Asıl davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın asıl davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, -Karşı davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı- karşı davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır