11. Hukuk Dairesi 2012/7973 E. , 2013/9100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/177-2012/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel
**11. Hukuk Dairesi 2012/7973 E. , 2013/9100 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/177-2012/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkillerin murisi ... tarafından... Tur....Ltd. Şti'ne ait hisselerin davalıya devredildiğini, taraflar arasındaki devir sözleşmesine ek olarak 17/02/1999 tarihli protokol yapılıp, davalının bu hisse devrinden kaynaklanan borcuna istinaden bonolar düzenlendiğini, bu bonolardan 12.500 USD bedelli olan bono ile ilgili olarak ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının şirket hisselerini devralmadığına dair beyanlarının gerçekleri yansıtmadığını, buna dair noter sözleşmesi olduğunu, 17/02/1999 tarihli protokolde belirtilen 30/04/1999 ve 30/05/1999 vade tarihli 1.000,00 USD bedelli senetlerin farklı tarihlerde icra takibine konu edildiğini ve borcun davalı tarafından kabul edildiğini, müvekkillerinin murisi ile davalı arasında 17/02/1999 tarihli protokolün dışında 2 farklı protokol daha yapıldığını, bu protokollere göre hisseleri davalıya devredilen ... Ltd. Şti'ne ait SSK prim vergi borçlarının %50'sinin davalı tarafından ödeneceği, yine bir kısım çek ve senet bedellerinin de yeni ortaklar tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, protokolde belirtilen senet bedellerinin müvekkillerine ödenmediği gibi diğer şirket resmi giderlerinin de yıllarca müvekkilleri ve murislerinin ödemek zorunda kaldığını, davalının bu hisse devrinden sonra 1998, 1999 ve 2000 yıllarında 3 yıl boyunca şirketi faal olarak işlettiğini ve kâr da elde ettiğini, fakat müvekkillerinin murisine borcunu ödemediğini ileri sürerek, davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına ve %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacıların alacağın tümü yönünden aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, dava konusu olayda davacıların murisi ile müvekkilleri arasında düzenlenen 17/02/1999 tarihli harici pay devir sözleşmesinin yasanın emredici hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğinden tamamen geçersiz olduğunu ve bu nedenle sözleşme gereğince müvekkilinin davacıların murisine verdiği takibe konu senedin de geçersiz bulunduğunu, söz konusu 17/02/1999 tarihli protokolden sonra 23/02/1999 tarihinde davacıların murisi ile annelerinin şirket hisselerinin yarısının devri için noterde hisse devir sözleşmesi yaptıklarını ve devir bedelinin tamamını nakden ve peşinen aldıklarını imzaları ile tasdik ettiklerini savunarak, davanın reddini ve %40'tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından icra takibine konu edilen senedin davacıların murisi Ali İhsan Sezer ve davalı arasında yapılan 17/02/1999 tarihli protokol uyarınca limited şirket hisselerinin devir bedeli olarak davacıya verilen 6 adet senetten birisi olduğu, taraflar arasındaki 17/02/1999 tarihli hisse devrine ilişkin sözleşmenin, TTK’nın 520. maddesinde belirlenen resmi şekle uygun yapılmadığından geçersiz olduğu ve bu geçersiz sözleşme nedeniyle verilen söz konusu senedin de geçersiz olup, buna dayalı hak iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.