T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1840 Esas KARAR NO : 2026/572 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2017/196 Esas - 2023/498 Karar TARİHİ: 20/06/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1840 Esas KARAR NO : 2026/572 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2017/196 Esas - 2023/498 Karar TARİHİ: 20/06/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... aleyhine alacaklı ... tarafından .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile 29/01/2007 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi borcundan dolayı 02/10/2007 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edildiğini, davalı tarafından itirazda borçlu olmadığını, gerçek muhatabın dava dışı ... olduğunu iddia ettiğini, ... ile dava dışı ... arasında 29/01/2007 tarihinde ticari nitelikli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmesi davalı ... müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme gereğince ....... Noterliğinden ..../07/2007 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin 26/07/2007 tarihinde davalıya aynı konutta oturan yakınına tebliğ edildiğini, icra takip dosyasındaki alacak, müvekkil şirketle birleşen ve tasfiyesiz infisah eden ... A.Ş ye temlik edildiğini, müvekkili şirketin harçtan muaf olduğunu ve kanuni istisnası dikkate alınarak davanın harçsız olarak kabulüne ve alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ve yargılama, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ... tarafından 02/10/2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile 29/01/2007 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklı icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından süresisi içeresinde itiraz edildiğini, borcun dava dışı diğer borçlu ... olduğunu ifade ettiğini, ... tarafından müvekkili ... aleyhinde ihtiyati haciz talep edildiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 21/09/2007 tarihide borçlu olduğu iddia edilen ... adına haciz kararı verildiğini, müvekkilinin genel kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu tutulduğunu, davacının iddia ettiği doğrultuda müvekkilinin kefalet sözleşmesi tarafı olduğunu, sözleşmenin müvekkili tarafından imzalandığı iddia edildiği tarihde müvekkilinin medeni halinin evli olduğunu, kural olarak eşlerin, yapacağı hukuki işlemler için diğer eşin rızası aranmadığını, istisnaen bazı işlemeler için eşin rızası arandığını, kefalet sözleşmelerinde eşin rızasının arandığını, söz konusu kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte müvekkilinin on yıllık evli olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı ...'in kefilliğinin geçersiz olduğunu, eşin rızası olmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğu için söz konusu sözleşmenin de geçersiz olduğunu, imzanın müvekkili tarafından atılmadığını, imzaya itiraz ettiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/06/2023 tarih ve 2017/196 Esas - 2023/498 Karar sayılı kararında;"........Davalının imza itirazı üzerine yapılan imza incelemelerin fotokopi evrak üzerinden yapıldığı, 26.12.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre imzaların davalı eli ürünü olmadığı, ATK raporuna göre ise davacı eli ürünü olduğu, ATK raporunda da belirtildiği gibi fotokopi belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği, bu nedenle de evrak aslı üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiği, davacı vekiline 01.11.20222 tarihli celse davalının imzasını taşıyan sözleşme aslını sunmak üzere süre verildiği, davacının sözleşme aslının olmadığını belirttiği, 19.04.2023 tarihli ara karar ile kesin süre verildiği, 01.11.2022 tarihi ile kesin süre tarihi olan 19.04.2023 tarihi arasında yaklaşık 5 ay süre olduğu, davacı vekili kesin süreden rücu edilmesini istemiş ise de, varsa sözleşmenin bulunması için yeterli sürenin verildiği, davacı tarafından imza incelemesine esas sözleşme aslının sunulmadığı, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunu ispat külfetinin davacıya ait olduğu, dava konusu sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bozulması gerektiğini, dosyada tanzim ettirilen ATK raporunda imzanın davalının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, söz konusu imzanın davalıya ait tespiti mevcut iken elde olmayan sebepler ile sözleşme aslının sunulmamış olmasının tek başına davanın reddine gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini, fotokopi evrakı üzerinde değişiklikler yapılması halinde bunun tespitinin mümkün olduğunu, buna yönelik ATK raporu alınması gerektiğini, sadece evrak aslının sunulmamasının davanın ispat edilemediğine gerekçe kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Tanzim edilen rapora itiraz sonrası ATK raporu alındığını ve raporda imzanın davalıya ait olduğunun belirtildiğini, fotokopi evrak üzerinden yapılan incelemenin kesin sonuç vermeyeceği şerhi düşüldüğünü, ancak diğer incelemelerde de sıklıkla kesin ibaresinin yer almadığını, evrakta değişiklik yapıldığı ihtimali bulunduğu iddia edilmiş ise de bu iddiaya yönelik bir inceleme yapılmadığını, hal böyle iken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, dava dışı temlik eden .... ile dava dışı ... arasında 29.01.2007 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup söz konusu sözleşmeyi davalı borçlu ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu sözleşme gereğince çeşitli miktarlarda kredi kullandırılmış olup söz konusu kredilerin ödenmemesi üzerine ...Noterliğinden gönderilen ....07.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesabın kat edildiği, ihtarnamede belirtilen kredi borcunun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davalı taraf, genel kredi kredi ve kefalet sözleşmesindeki kefil imzasının kendisine ait olmadığını belirterek imza itirazında bulunmuştur. Mahkemece, sözleşme aslı getirtilmeden fotokopi sözleşme üzerinden imza incelemesi yaptırılarak rapor alınmış, sonrasında mahkemece davacı tarafa, davaya konu sözleşme aslını ibraz etmek üzere kesin süre verildiği halde sözleşme aslının ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan fotokopi genel kredi sözleşmesi üzerinde yapılan grafolojik inceleme ile sonuca gidilmesi mümkün değildir. Davalı tarafça sözleşmedeki imza kabul edilmediğinden, genel kredi sözleşme aslının ibrazı zorunlu olup, dosya kapsamına göre genel kredi sözleşme aslının ne dava dışı temlik eden banka tarafından ne de davacı temlik alan varlık şirketi tarafından ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacı kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğunu ispat edememiştir. Mahkemece HMK'nın 220. madde hükmü gözetilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 19. HD.'nin 2015/2172 Esas -2016/1209 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 11. HD.'nin 2020/4616 Esas -2020/3639 Karar sayılı ilamı benzer mahiyettedir.)Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.