10. Ceza Dairesi 2024/1512 E. , 2025/4038 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2100 E., 2023/1010 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz …
**10. Ceza Dairesi 2024/1512 E. , 2025/4038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2100 E., 2023/1010 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğu ile, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY YAZISI 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin birinci fıkrasında, "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunamaz." denilmektedir. Bu düzenleme uyarınca, cezayı ortadan kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, failin resmi makamlar tarafından "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçu" haber alınmadan önce, anılan suçu söz konusu fıkrada belirtilen şekilde ortaya çıkarması gereklidir. Kişinin kendi suçunu ortaya çıkarması halinde de bu fıkra hükmü uygulama alanı bulmaktadır. 192. maddenin üçüncü fıkrasına göre ise, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" ile "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma" suçları (resmi makamlar tarafından) haber alındıktan sonra, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza(nın), yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilecektir. Cezayı azaltan şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen bu fıkra, failin mezkur suçlar resmi makamlar tarafından haber alındıktan sonra suçu ortaya çıkarması halinde tatbik edilmektedir. Doktrin ve uygulamada benimsendiği üzere, "Resmi makamların suçun işlendiğini ne şekilde öğrendiğinin önemi yoktur. Ancak, soyut duyumlar öğrenme olarak kabul edilmez... Olaylara değil, tahmine dayanan bir şüphe öğrenme olarak kabul edilemez... Cezasızlık nedeninin uygulanabilmesi için, resmi makamların, TCK'nın 188. maddesinde düzenlenen suçların işlendiğinden haberinin olmaması gerekir." (... ..., Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, 5. Baskı, Ankara 2022, sf. 956-957) Yargılama konusu olayda; 11.08.2018 tarihli Olay, Yakalama ve Üst Arama Tutanağında belirtildiği üzere, Bahçesaray Öğretmenevi girişinde durumundan şüphelenilerek durdurulan ve önleme arama kararı uyarınca üst araması yapılacağı esnada üzerindeki net ağırlığı 0,62 gram olan metamfetamini rızasıyla kolluk görevlilerine teslim eden sanık; soruşturma aşamasında alınan kolluk ifadesinde ve müdafii huzurunda Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde, "uyuşturucu maddeyi öğretmenevinde kalan imam nikahlı eşi Sadiye'ye getirdiğini" beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, belirleyici delil olarak sanığın soruşturma aşamasındaki bu ikrarına dayanılarak, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı mahkûmiyetine hükmolunmuş; bölge adliye mahkemesince de sanığın ikrarı etkin pişmanlık sebebi kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasından indirim yapılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında; 09.08.2018 tarihinde ...'nın, imam nikahlı eşi olan sanık tarafından darp edildiğini ve sanığın kendisini uyuşturucu maddeye alıştırdığını beyan ederek şikâyetçi olması üzerine sanığın 11.08.2018 tarihinde öğretmenevi girişinde durdurulduğu ve üzerinden uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtilmiş ise de; 11.08.2018 tarihli Olay, Yakalama ve Üst Arama Tutanağında, olay öncesinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ihbar ya da istihbarı bilgi gibi resmi makamlara intikal etmiş herhangi bir bilgi bulunduğuna ve sanığın böyle bir soruşturmaya istinaden kolluk tarafından durdurulduğuna dair bir kayıt mevcut değildir. 12.08.2018 tarihli Adli Kolluk Cumhuriyet Savcılığı Görüşme Tutanağında da; sanığın, hakkında 6284 sayılı Kanun uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tedbir kararının imzalatılması ve önleme araması kararına istinaden üstünün aranması amacıyla durdurulduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla, kolluk görevlilerinin sanığın durumundan edindiği şüphe, uyuşturucu madde ticareti yapma veya kullanma suçunu işlediğine dair somut bir suç şüphesi olmayıp, soyut ve genel bir şüphedir. Bu itibarla, resmi makamlar, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden, kendisinin "uyuşturucu maddeyi öğretmenevinde kalan tanık Sadiye'ye getirdiğini" beyan etmesiyle haberdar olmuşlardır. Kolluk birimince Cumhuriyet savcısının bilgi ve talimatı çerçevesinde yapılan işlemler sonucunda Bahçesaray Emniyet Amirliği tarafından sanık hakkında düzenlenen 12.08.2018 tarihli fezlekenin "Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma" suçundan dolayı tazmin edilmiş olması; ayrıca, ...'nın sanığın kendisini darp ettiğine dair şikâyeti üzerine Bahçesaray Cumhuriyet Savcılığınca 2018/131 sayılı soruşturma başlatılmışken, sanık hakkında düzenlenen 12.08.2018 tarihli fezlekeye istinaden uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı 2018/132 sayılı ayrı bir soruşturma dosyası açılmış olması da bu hususu teyit etmektedir. Dosya kapsamına göre; sanığın, resmi makamlar tarafından haber alındıktan sonra uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu ortaya çıkarması söz konusu olmadığından, somut olayda 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma şartlarının mevcut olmadığı; üzerinde taşıdığı metamfetamini başkasına vermek amacıyla bulundurduğunun kolluk görevlileri tarafından bilinmediği aşamada, teslim ettiği metamfetamini başkasına vermek amacıyla bulundurduğunu söyleyerek kendisinin işlediği "uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu ortaya çıkaran" sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezaya hükmolunamayacağı, idrar ve kan tahlil raporunda metamfetamin kullandığı da tespit edilen sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğu kanaatindeyiz. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması gerekirken; temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz. 08.04.2025