11. Hukuk Dairesi 2014/3684 E. , 2014/6965 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2011/400-2012/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2014/3684 E. , 2014/6965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2011/400-2012/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin çeşitli alanlarda ticari faaliyet gösteren şirketler kurarak satış, pazarlama, nakliye üretim, danışmanlık gibi alanlarda önemli işler yaptığını, bu işlerde gösterdikleri başarı ve dürüstlükleriyle ... içi ve ... dışında iştihar bulan iki ortak olduklarını, birlikte yürüttükleri işlerden birinin Airbus uçaklarının satış ve pazarlaması ile iştigal eden EADS International Co. Şirketi'nin Türkiye temsilciliği olduğunu, müvekkillerinin Airbus temsilciliğini paydaşı bulundukları EPOPE Şirketi ile 2006 tarihinden itibaren yürüttüklerini, 2002 yılından beri tanıştıkları ve bu şekilde müvekkilleri ile davalı arasında Airbus uçakları ile Eurocopter helikopterlerinin Çin'e satılması konusunda EADS ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında aracılık etmek, danışmanlıkta bulunmak ve bu ticari faaliyet neticesinde elde edilecek kazancı paylaşmak amaçlı geniş anlamda bir borç ilişkisi kurduklarını, davalının tüm ikametgah, büro ve personel ihtiyacının müvekkilince karşılanarak merkezi Hong Kong'ta bulunan DOS International Investment & Consultant Co. Limited Şirketi'ni kurarak %52 pay davalı ..., %24 pay Okan Rifat Tapan, %24 pay ... olarak belirlendiğini, EADS Şirketi'nin merkezi olan Fransa'da yürüttükleri çalışmalarla, davalının 2006-2009 tarihleri arasında toplam 120 adet Airbus'un Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti'ne satışına aracılık edildiğini ve anlaşmaya istinaden muhtelif ödemeler yapıldığını, ayrıca Hong Kong Polis Müdürlüğü'ne 3 adet Eurocopter marka helikopterin satışının gerçekleştirildiğini, daha sonra 20/08/2009 tarihinde EADS ile bir sözleşme imzalayan müvekkillerinin şirket hisselerini davalıya devrettiklerini ancak bu devir karşılığı taahhüt edilen ön ödemelerin yapıldığı halde aradan geçen zaman zarfında diğer ödemelerin yapılmadığını ileri sürerek müvekkillerinin payına düşen 20.000.000 USD'den şimdilik 1.000.000 USD (dava tarihi itibarıyla 1.849.000,00 TL) tutarındaki alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 40. maddesi, HMK'nın 6. ve 9. maddeleri kapsamında yetki itirazında bulunarak müvekkilinin yasal yerleşim yerinin Çin Halk Cumhuriyeti olduğunu ve Türkiye'de mutad bir meskeninin bulunmadığını, taraflar arasındaki 20/05/2009 tarihli EADS sözleşmesi gereğince sözleşmeye uygulanacak hukukun Fransız Hukuku olarak kararlaştırıldığını, davanın tahkimde görülmesi gerektiğini, ayrıca dava dayanağı 20//05/2009 tarihli sözleşmeye müvekkilinin taraf olmaması nedeniyle husumet itirazında bulunmuş, davanın esası ile ilgili ise, taraflar arasındaki DOS International Şirketi'nin taahhüt edilen sermaye paylarının müvekkili tarafından ödendiğini, daha sonra taahhüt edilen payların ödenmemesi sonucu hisselerin büyük kısmının müvekkiline devredilerek 25/07/2005 tarihi itibarıyla müvekkilinin % 87 hisseye sahip olduğunu, müvekkili tarafından davacılara hiçbir zaman "komisyon üzerinden pay verme" yönünde verilmiş bir taahhüdün bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın, davalının elde ettiği iddia olunan komisyon alacağının davacı payına düşen kısmının tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözüleceğine dair sözleşme veya tahkim şartı bulunmadığından, davalının tahkim itirazının reddine karar verildiği, davalının Çin Halk Cumhuriyeti Vatandaşı olduğu, yerleşim yerinin Çin Halk Cumhuriyeti'nde bulunduğu, Türk Mahkemelerinin malvarlığı haklarına ilişkin davalarda uluslararası yetkiye sahip olduğu ancak bu yetkinin ülke içi yetki kuralları ile sınırlı olduğu, bu durumda, HMK'nın 6, 7, 9, 13, 14, 15, 16. maddelerindeki genel ve özel yetki hallerinde ve özel kanunlarda özel yetki hükümleri bulunan hallerde Türk Mahkemeleri'nin uluslararası yetkiye sahip olacağı, 5718 sayılı Milletler arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 40. maddesinde "Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları tayin eder" hükmünün yer aldığı, bu itibarla bakıldığında, davalının HMK'nın 6. maddesi kapsamında yerleşim yerinin dava açıldığı tarih itibarıyla Türkiye'de bulunmadığı, 9. madde kapsamında mutad meskenin de Türkiye'de yer almadığı, davalının yabancı olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı iddiası ile davanın sözleşmesel ilişki kapsamında olduğu düşünülse dahi yasanın 10. maddesi gereği sözleşmenin ifa edileceği yerin Türkiye olmadığı, yine komisyon ödenmesi taahhüdünden kaynaklanan borç iddiasında BK'nın 73. maddesinin uygulama alanı bulunmayacağı, bu nedenle davalı yanca yasal sürede ileri sürülen Türk Mahkemeleri'nin uluslararası yetkiye sahip bulunmadığı yönündeki itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.