11. Hukuk Dairesi 2012/12858 E. , 2013/10890 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2009/1223-2012/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapo…
**11. Hukuk Dairesi 2012/12858 E. , 2013/10890 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2009/1223-2012/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket hissedarı olup kendisinin haberi olmadan yapılan toplantıda alınan kararla şirket müdürlüğü görevinin sona erdirildiğini, daha sonra şirketteki %10 hissesini devrederek şirketten ayrıldığını, şirket müdürlüğü görevindeyken müvekkilinin, bu unvanına dayanarak taşıma ruhsatlı silah sahibi olduğunu ve halen kullandığını, silah ruhsat yönetmeliğine göre görevi sona erdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde bu durumun ilgili Emniyet Müdürlüğüne bildirilmesi, aksi halde ömür boyu silah ruhsatı alamama durumu ile karşı karşıya kalacağı gerçeğine rağmen müvekkilinin görevinden alındığını bilmediği için durumu hisse devrinden sonra Emniyet Müdürlüğüne bildirdiğini ve Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile 30.04.2008 tarihinde şirket müdürlüğü görevinden alındığını öğrendiğini, davaya konu karar altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, alınan ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi duruşmada, davaya konu ortaklar kurulu kararını diğer şirket ortağı ile birlikte düzenlediklerini, davacının imzasının da açıldığını, davacının toplantı sırasında hazır olmadığını ancak sonradan imzalayıp imzalamadığını bilmediğini belirtmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının iptali talep edilen 29.04.2008 tarihli karar ile şirketin diğer ortakları tarafından yetkisine son verildiği, bu karar altındaki imzanın davacıya ait olmadığı, ancak TTK’nın 162. maddesi uyarınca ortakların ekseriyetle alacakları karar ile şirket müdürünü azledebilecekleri şirket ana sözleşmesi 9 ve 10. maddelerinde de bu hususun düzenlenmiş olup 10. maddede müdürün şirketin ödenmiş sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden ortaklarının kararı ile değiştirilebileceğinin kabul edildiği, buna göre iptali istenen kararda davacının imzasının sahte olduğu kabul edildiğinde dahi alınan kararın ana sözleşmedeki nisap sağlanmak sureti ile alındığı ve kararın kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.