T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/782 - 2026/829 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/782 KARAR NO : 2026/829 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2024 NUMARASI : 2023/17 E. - 2024/6 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/782 - 2026/829 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/782 KARAR NO : 2026/829 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2024 NUMARASI : 2023/17 E. - 2024/6 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/01/2024 tarih ve 2023/17 E. - 2024/6 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/084901 sayılı "... yapı+şekil" ibareli marka başvurusuna karşı davalı şirketin 2016/90601 sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek gerçekleştirdiği itiraz sonucunda TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-15363 sayılı kararı ile başvurunun nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira markaların SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzer olmadığını, kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de farklı olduğunu, başvuru markasındaki ibare ve logoların bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliği sağladığını, tüketicilerin markaları karıştırmayacağını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-15363 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, itiraz edilen “... yapı” markasının, müvekkilinin “...” ibareli markası ile fonetik ve görsel açıdan tüketici nazarında ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, iki markanın da aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, dava konusu markanın müvekkiline ait seri marka izlenimini uyandırdığını, müşteri nazarında aynı mallarda görülecek bu markanın bir alt marka algısı oluşturacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında dava konusu edilen sınıftaki emtiaların tamamı bakımından görsel, işitsel benzerlik bulunduğu, dava konusu markada şekil unsuru ile "yapı" ibaresinin geri planda kaldığı, ilgili hizmetlerin hitap ettiği tüketicinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu göz önüne alındığında dahi dava konusu marka başvurusunun, tüketici nezdinde davacı markalarının serisi/ devamı olarak algılanabileceği, neticeten bu markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının tüm mal ve hizmetler yönünden oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın, özgün ve müvekkili tarafından yaratılmış olduğunu, davalının redde mesnet markası ile benzerliğinden söz edilemeyeceğini, sınıfsal benzerliğe rağmen bütünsel olarak markaların birbirlerinden uzaklaştığını, ilgili tüketici kesiminin dikkatli ve bilinçli kimselerden oluştuğunu, tarafların farklı sektörlerde faaliyet göstermeleri nedeniyle de markaların karıştırılma/ ilişkilendirilme ihtimallerinin bulunmadığını, mahkemece ikna edici ve yeterli gerekçe açıklanmadan bilirkişi raporunun aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... YAPI+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markası arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından emtia benzerliği şartı gerçekleştiği gibi, markaların asli unsurlarını oluşturan "..." ve "..." ibarelerindeki tek harften ibaret farklılığın ve başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan (427,60-TL+427,60-TL) 855,20-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 123,20-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.