T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2280 - 2025/2575 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2280 KARAR NO : 2025/2575 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2023 NUMARASI : 2021/385 E. - 2023/578 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/09/2023 Tarih ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2280 - 2025/2575 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2280 KARAR NO : 2025/2575 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2023 NUMARASI : 2021/385 E. - 2023/578 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/09/2023 Tarih ve 2021/385 Esas - 2023/578 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında taşıma hizmeti verilmesine yönelik belirli süreli hizmet sözleşmelerinin bulunduğunu, bu sözleşmeler uyarınca müvekkiline ait ... plakalı servis araçları ile davalı şirkete taşıma hizmeti sunulduğunu, müvekkil ile davalı arasındaki sözleşme ve ilişkinin yaklaşık 8 yıldır sürekli ve kesintisiz olarak devam ettiğini, müvekkilinin taşıma hizmeti karşılığı davalıya gönderdiği bir kısım fatura tutarlarının ödenmediğini, alacaklarının tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2020/11125 esas sayılı dosyasında yaptıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafça hizmet karşılığı kesilen faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediğini, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmede bulunan hüküm gereği mutabakat ile uzatıldığını, işbu mutabakatın şekil şartına tabi olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Ödeme Yeri ve Şartları" başlıklı 6. maddesinin "Tamamlanmış hizmet ayına ilişkin fatura aynı ay sonu tarihli açık kesilip bedelinin tamamı takip eden ayın 10-25 günü arası araç sahibinin kendisine ait banka hesap numarasına yatırılacaktır.” şeklinde düzenlendiğini, bu maddeye uygun olarak düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibi devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında 01.07.2018 - 30.06.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, davacının sahibi olduğu ... plakalı servisler için "Personel Servisi Hizmet Alım Sözleşmesi" nin imzalandığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak 27.03.2020 tarihinde hizmet vermeyi bıraktığını, davacının taşıma hizmeti vermediği aylara ilişkin ödeme talebinde bulunduğunu, davacı yanca, yürürlükte olan bir sözleşme olduğu iddia edilmiş ise de iş bu durumun gerçeği yansıtmadığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve müvekkilini zarara uğratanın davacı olduğunu, sözleşmelerde müvekkili yönünden fesih bildiriminde bulunma koşulunun bulunmadığını, dava konusu icra takibine konu faturalara müvekkilinin süresi içerisinde itiraz ettiğini, iş bu durumun mail kayıtları, müvekkili şirket ve davacının ticari defter kayıtları ve ilgili tüm muhasebe kayıtları ile ispatlanabileceğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava dışı hizmet alımı yapan ... A.Ş.nin Covid-19 döneminde davalı ile akdettiği sözleşmelerde bir değişikliğe gitmediği, hukuk sistemimizde Covid -19'un mücbir sebep olarak görülmediği, davacının aracının dava dışı ... A.Ş.'nin personel taşıması için çıkış saatlerinde hazır bulundurduğu, davalı şirket yetkililerince sadece bazı araçların personel taşımasında kullanılacağı gerekçesiyle hizmet alımının durdurulduğu, davacının aracını sözleşme şartları gereğince davalının kullanımına hazır bulundurduğu, davacının sözleşme hükümlerini eksiksiz yerine getirdiği, fakat davalının edimini yerine getirmediği, davalının Covid 19 döneminde davacının da muvafakatini alarak sözleşme şartlarını hafifletme gibi bir girişiminin de olmadığı, bu nedenle, sözleşmenin devam ettiği dönemlere ilişkin borç tutarından davalının sorumlu olduğu, alacak faturadan kaynaklı olup, likit olmakla icra inkar tazminatı talebinin de yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2020/11125 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarda devamına, takip çıkışının %20'si olan 13.831,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, ilk derece mahkemesi kararının denetime elverişsiz ve gerekçesiz olduğunu, tüm deliller toplanmadan bilirkişi raporu alındığını, sadece davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin dava dışı ... ile yaptığı sözleşmenin incelenmediğini, pandeminin dava konusu sözleşmeye etkisi hiçbir şekilde incelenmeden, genelleme yapılarak Covid-19'un hukuk sistemimizde mücbir sebep olarak görülmediği hatalı kanaatinde bulunularak hüküm kurulduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin akdi ilişkinin varlığını ispata yeterli olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 30.06.2019 tarihinde sona erdiğini, bununla birlikte, kabul anlamına gelmemek üzere mahkemece sözleşmenin uzatıldığı kabul edilecek ise sözleşmenin Mart 2020 tarihinde taraflarca feshedildiği dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesine göre müvekkili şirketin sözleşmeyi bildirimsiz fesih hakkının bulunduğunu, sözleşmenin Covid-19 salgını sebebiyle mücbir sebebe dayanılarak haklı olarak feshedildiği hususlarının değerlendirilmediğini, davacının dava konusu faturalara konu taşıma hizmetini yerinde getirmediğini, Covid-19 pandemisi nedeniyle dava dışı ... A.Ş.'de de ülke genelinde olduğu gibi çalışma saatlerinin yeniden düzenlendiğini ve evden çalışma sistemine geçildiğini, bu nedenle personel servisi kullanımının yeniden düzenlendiğini Covid-19 pandemisinin oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle hak ve nesafet ilkesi göz önüne alınmadan karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davalının üstlendiği dava dışı Şirketlere ait personelinin taşınması işinin, taraflar arasında düzenlenen 3 ayrı sözleşme ile davalı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, sözleşmelerin "Ödeme Yeri ve şartları" başlıklı 6. maddesinde taşıyıcının tamamlanmış hizmet ayına ilişkinin faturanın aynı sonu tarihli düzenleneceğinin ve taşıma ücretine ilişkin fatura bedelinin takip eden ayın 10-25 günü arasında ödeneceğinin düzenlendiği, davaya konu icra takibinde talep edilen alacağın 2020 yılının Mart ayından kalan bakiye taşıma ücreti ile aynı yılın Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait taşıma ücretlerine ilişkin olarak düzenlenen faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmelerin 4.3 maddesinde, sözleşmelerin 01.07.2018-30.06.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu kararlaştırılmışsa da, sözleşmelerin 10. maddesinde sözleşme süresinin tarafların karşılıklı mutabakatı ile uzatılabileceğinin düzenlendiği, davalının cevap dilekçesinde davacının 27.03.2020 tarihinde taşıma hizmeti vermeyi bıraktığını savunduğu ve 30.06.2019 tarihinden bu tarihe kadar düzlenen taşıma ücretlerini ödediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı hususları gözletildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmelerin karşılıklı mutabakatla uzatıldığı kanaatine varıldığından, davalının taraflar arasındaki sözleşmelerin 30.06.2019 tarihinde sona erdiği yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtildiği gibi dava konusu icra takibinde talep edilen alacak, 2020 yılının Mart ayından kalan bakiye taşıma ücreti ile aynı yılın Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait taşıma ücretlerine ilişkin olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin yine yukarıda ayrıntısına yer verilen 6. maddesine göre davacının taşıma ücretini isteyebilmesi için taşıma hizmetini yerine getirmesi gerekmektedir. Davalı taraf, davacının 27.03.2020 tarihinde taşıma hizmeti vermeyi bıraktığını savunduğuna göre taşıma hizmetinin verildiğini ispat yükü davacıdadır. Mahkemece de davacıya dava konusu icra takibinin dayanağı olan faturalara konu taşıma hizmetinin verilip verilmediği ile ilgili beyan bulunmak üzere süre verilmiş, davacı taraf ise bu hususta sunduğu dilekçesinde taşıma hizmetinin verildiğini değil, araçların taşıma için hazır edildiğini beyan etmiştir. Yargılama sırasında davacı tanıkları olarak dinlenen ve taraflar arasındaki sözleşmelerde davacının dava konusu taşıma işini yapacağına dair plakaları belirtilen araç şoförleri de beyanlarında 20-22 Mart tarihlerinden sonra davalı tarafça taşıma işinin yaptırılmadığını beyan etmiştir. Açıklanan bu hususular karşısında, her ne kadar davacı tanıklarınca 20-22 tarihlerinden sonra taşıma işinin yapılmadığı beyan edilmişse de, davalı tarafça, davacının 27.03.2020 tarihi itibariyle taşıma yapmayı bıraktığı savunulduğundan ve davalı tarafça dosyaya sunulan ve bizzat davalı tarafça düzenlendiği anlaşılan Mart ayı puantaj tablosundan, davacının 27.03.2020 tarihinde de taşıma hizmet verdiği anlaşıldığından, davacının belirtilen tarihten sonra taşıma yapmadığının kabulü gerekir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulünde olup, mahkemenin davayı kabul gerekçesi, davacının araçlarını taşıma için hazır ettiği, buna rağmen davalı tarafça taşımanın yaptırılmadığıdır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere, taraflar arasındaki sözleşmelere göre taşıma ücretinin hak edilmesi için taşıma hizmetinin yerine getirilmesi gerekir. Sözleşmelerde taşıma hizmetinin yerine getirilmemesinin davalı taraftan kaynaklanması yani araçlar davacı tarafça hazır edilmesine rağmen davalı tarafça taşıma yaptırılmaması halinde yine de taşıma ücretlerinin ödeneceğine dair bir hüküm de bulunmamaktadır. Davacı tarafça araçların hazır edilmesine rağmen davalı tarafça taşımanın yaptırılmaması hali, fesih ihtarı olmasa dahi, sözleşmenin davalı tarafça eylemeli feshi anlamında olup, bu durumda davacının davalının eylemli feshinin haksız olduğunun tespiti halinde varsa uğradığı zararlarının tahsilini isteyebilmesi mümkündür. Ancak işbu dava itirazın iptali davası olup, icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı bulunduğundan ve dava konusu icra takibinde talep edilen alacak taşıma ücretlerine ilişkin faturalardan kaynaklandığından, işbu davada davalı tarafça yapılan eylemli feshin haksız olup olmadığının, davacının bu nedenle bir zararının doğup doğmadığının tartışılması ve varsa zararının hüküm altına alınması mümkün değildir. Bu itibarla davacının 27.03.2020 tarihinden sonra taşıma hizmeti vermediği bu nedenle aynı yıla ait Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin olarak taşıma ücreti talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer taraftan icra takibine konu edilen 30.04.2020 tarihli 2.485,20 TL bedelli faturanın içeriğinden ve dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davacının davalıya Mart ayı için düzenlediği 30.03.2020 tarihli 17.505,40 TL bedelli faturanın, davalının davacının 27.03.2020 tarihi itibariyle işi bıraktığı gerekçesiyle Mart ayında taşıma yapılmayan günler için düzenlenen 2.485,20 TL'lik iade faturası bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bizzat davalı tarafça düzenlenen Mart ayı puantaj tablosundan davacının 27.03.2020 tarihi itibariyle hak ettiği taşıma ücretinin 16.260,40 TL, davacının Mart ayının tüm günleri için taşıma yapıldığı kabulü ile düzenlediği faturanın ise 17.505,40 TL olduğu, bu duruma göre davalının, 27.03.2020 tarihinden sonra Mart ayı için taşıma yapılamayan günler için 1.245,00 TL (17.505,40-16.260,40) bedelli iade faturası düzenlemesinin yerinde bulunduğu, buna rağmen davalının 2.485,20 TL bedelli iade faturası düzenlediği, buna göre davacının 30.04.2020 tarihli 2.485,20 TL bedelli fatura nedeniyle davalıdan 1.240,20 TL (2.485,20+1.245,00 TL) alacaklı olduğu ve bu bağlamda belirtilen tutar yönünden davalının icra takibine vaki itirazının haksız bulunduğu kabul edilmiştir. Taşıma ücretine ilişkin alacak likit olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talebi de yerinde görülmüştür. Her ne kadar davacı yukarıda açıklana nedenlerle, davalı aleyhine icra takibi yapmakta kısmen haksız olsa da kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığından davalının kötü niyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/09/2023 gün ve 2021/385 Esas - 2023/578 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2020/11125 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 1.240,20,-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında takdir edilen 248,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 835,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 219,84-TL'nin talebi halinde davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 1.240,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 453,66-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 2.453,66-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 44,00-TL'sine 615,40-TL karar ve ilam harcı ile 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 718,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 875,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 859,30-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00-TL giderin kabul ve red oranına göre 1.296,33-TL'sinin davacıdan, 23,67-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 12-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.181,01-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.