13. Ceza Dairesi 2013/14939 E. , 2014/14547 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bakımından yapılan incelemede, O yer Cumhuriyet savcısının, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/3. maddesinde öngörülen 1 aylık yasal süre…
**13. Ceza Dairesi 2013/14939 E. , 2014/14547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bakımından yapılan incelemede, O yer Cumhuriyet savcısının, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/3. maddesinde öngörülen 1 aylık yasal süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları bakımından, adı geçen sanık müdafiinin temyiz talebi bakımından yapılan incelemede, Her ne kadar, sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 143/1 ve 116/4. maddelerinin uygulanması talep edilmemiş ve mahkemece sanığa ek savunma hakkı tanınmadan sözü edilen yasa maddeleri uygulanarak hüküm kurulmuş ise de; iddianamede suç saatinin açıkça belirtildiği, diğer yandan sanığın mahkemede de kabul ettiği Cumhuriyet savcısına vermiş olduğu beyanında, olayın gece vakti meydana geldiğini açıkça ifade ettiği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni olarak düşünülmemiştir. Tanıklar ... ve ...'ın kontrol için fabrika çevresinde gezdikleri sırada, tel örgüden atlayıp kaçan bir kişiyi fark edip, sanık ...'ı da tel örgü önünde el arabası ile ilgilenirken gördükleri; sanığın da savunmalarında, kendisini suçtan kurtarmaya matuf bir şekilde, olay mahallinden kaçan iki şahsı gördüğünü belirttiği anlaşılmakla; iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmiş olmasına karşın, sanık hakkında bu suç nedeniyle hükmolunan cezadan TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin düşünülmeyerek eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu nedeniyle hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 116/4. maddesi gereğince belirlenen 1 yıl hapis cezasından, aynı yasanın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması sonucunda 8 ay hapis cezası yerine yazılı şekilde 9 ay hapis cezasına hükmedilip; sonuç olarak da, TCK'nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi neticesinde 4.800,00 TL adli para cezası yerine 5.400,00 TL adli para cezasına hükmolunarak fazla ceza tayin edilmiş ise de; mahkemece doğru uygulama yapılsa idi, aleyhine temyiz isteminde bulunulmayan sanık hakkında TCK'nın 116/1-4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri gereğince hükmolunacak ceza, her durumda 5.400,00 TL adli para cezasının üzerinde olacağından, bu hatalı uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.