12. Hukuk Dairesi 2016/31453 E. , 2016/25927 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz y…
**12. Hukuk Dairesi 2016/31453 E. , 2016/25927 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibi üzerine, borçlu icra mahkemesine başvurusunda; ... 4. İcra Müdrülüğü'nün 2014/18776, 2014/19297 ve 2014/19336 Esas sayılı takip dosyalarında, borçlu adına yapılan ödeme emri tebliğ işlemlerinin eski adresine yapılması nedeniyle usulsüz olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihlerinin düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece, tebliğlerin usule uygun yapıldığı, ayrıca maaş haczi müzekkeresinin 16.4.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olması sebebiyle, borçlunun, takipten, şikayet tarihinden çok önceki bir tarihte haberdar olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Ayrıca, Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin komşu, kapıcı, yönetici v.s. kişilerden sorulmak suretiyle araştırılarak beyanlarının alınması, beyanda bulunanın mutlaka adı ve soyadının tebligat parçasına yazılması gerekir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise, adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Somut olayda; a-Şikayete konu ...'nün 2014/19297 Esas sayılı takip dosyasında, takip talebi ve ödeme emrinde borçlunun adresinin ".... / ..." olarak yazıldığı, borçlunun, ödeme emrinde yazılı olmasından dolayı bilinen adresi olan bu adresine tebligat gönderilmeden "... / ..." adresine tebligat çıkarıldığı ve "muhatap işte olduğundan T.K. 21. maddesine göre mahalle muhtarı .... imzasına tebliğ edildi. Kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırılarak imzasını vermekten kaçınan komşusu ...a haber verildi" şerhi ile 13.11.2014 tarihinde, b-...'nün 2014/19336 Esas sayılı takip dosyasında, takip talebi ve ödeme emrinde borçlunun adresinin "... / ..." olarak yazıldığı, borçlunun ödeme emrinde yazılı olmasından dolayı bilinen adresi olan bu adresine tebligat gönderilmeden "... Komando Tugayı K.lığı ... Kışla Mh. .../..." adresine tebligat çıkarıldığı, bila tebliğ iade edilmesi üzerine ".. . / ..." adresine tebligat çıkarıldığı ve "muhatap çarşıda olduğundan T.K. 21. maddesine göre mahalle muhtarı... imzasına tebliğ edildi. Kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırılarak imzasını vermekten kaçınan komşusu ...'a haber verildi" şerhi ile 27.11.2014 tarihinde, c-...'nün 2014/18776 Esas sayılı takip dosyasında, takip talebi ve ödeme emrinde borçlunun adresinin ". Mh. ... / ..." olarak yazıldığı, borçlunun ödeme emrinde yazılı olmasından dolayı bilinen adresi olan bu adresine tebligat gönderilmeden "... / ..." adresine tebligat çıkarıldığı ve "muhatap çarşıda olduğundan T.K. 21. maddesine göre mahalle muhtarı ... imzasına tebliğ edildi. Kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırılarak imzasını vermekten kaçınan komşusu ...l'a haber verildi" şerhi ile 01.11.2014 tarihinde T.K.'nun 21/1. maddesine göre tebliğe çalışıldığı görülmektedir. Bu durumda, alacaklı tarafından takip talebinde bildirilen ve bilinen son adres olarak kabulü gereken adrese ödeme emri gönderilmeden mernis adresine tebligat gönderilmesi, T.K.'nun 10. maddesine aykırı olduğu gibi, tebliğ belgelerinde muhatabın (borçlunun) adreste bulunmama nedeninin kimden sorularak tesbit edildiği ve sorulan kişinin sıfatı ve kimliği konusunda hiçbir bilginin bulunmaması nedeniyle de tebliğ işlemi Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddelerine aykırı olmakla usulsüzdür. Öte yandan Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12/02/1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere, beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. Mahkemece, her ne kadar maaş haczi müzekkeresinin tebliği ile borçlunun 16.4.2015 tarihinde takipten haberdar olduğu kabul edilmiş ise de, söz konusu müzekkerenin, borçluya değil, Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı ...ı'na gönderildiği ve tebliğ edildiği anlaşıldığından, borçlunun bu işlem ile takipten haberdar olduğunun kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca, mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.