İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Görülmekte olan dava, kasko poliçesi kapsamında dava dışı hak sahibi sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusu…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2022/1468 KARAR NO : 2026/37 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/05/2022 Tarihli Ek Karar NUMARASI: 2018/54 Esas - 2020/679 Karar DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tahsile Yönelik İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Görülmekte olan dava, kasko poliçesi kapsamında dava dışı hak sahibi sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının maliki olduğu araç sürücüsünün kusuru ile 13.12.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı aracın hasara uğradığını, müvekkili şirket tarafından dava dışı hak sahibi sigortalısına ödenen 8.700,00-TL tazminatın davalıdan rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça yasal süre içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince; "1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,2-Davalının İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle, takibin asıl alacak 8.030,00 TL, işlemiş faiz 1.744,38 TL olmak üzere başlangıçtaki takip şart ve koşullarda aynen devamına, 3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İlk derece mahkemesince; 20.05.2022 tarihli ek karar ile; "...Mahkememizce dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edildiği, kararın da davalı asile tebliğ edildiği, kararın kesinleştiği; bu aşamadan sonra davalı vekili yapılan tebligatların geçersiz olduğunu, dava dilekçesinde davalı vekiline yer verilmesine rağmen asile tebligat yapılamasının usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de; Dava dilekçesinde davalıya vekil gösterilmesi o vekili davalı vekili kılmaz. Vekalet ibrazı gerekir. İcra takibine o vekil itiraz etmiş olsa dahi itirazın iptali davaları icra mahkemesinde görülen itirazın kaldırılması davalarında olduğu gibi icra takibinin devamı niteliğinde olmadığı; bu nedenle itirazın iptali davasında da vekil olabilmek için mutlaka davalı vekili olarak vekaletname ibrazı gerekiği; dolayısıyla davalı asile yapılan tebligat geçerli olduğu..." gerekçesi ile;"Davalı ... ....TİC.LTD.ŞTİ. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE" karar verilmiş, ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin 20.05.2022 tarihli ek kararına karşı istinaf nedenleri; müvekkili şirkete TK m. 35'e göre tebligat yapılmasının usule uygun olmadığı, öncelikle TK m. 12 ve m. 13'e göre yapılması gerektiği, davaya dayanak icra takibine, vekil aracılığı ile itiraz edilmiş olmasına rağmen tebligatların asile tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ilk derece mahkemesince, dava dilekçesinin, davalı şirket adına "... Sk. No: ..."adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak tebligatın iade edilmesi üzerine, davalı şirketin kayıtlı olduğu ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden kayıtlı adresinin sorulduğu ve cevabi yazı ile bildirilen adresin, daha önce tebligat çıkartılan adres ile aynı olduğunun tespit edilmesi üzerine davalı şirkete TK m.35'e göre tebligat yapıldığı, 16.12.2020 tarihli 2018/54 Esas ve 2020/679 Karar sayılı ilamının, davacı vekiline 23.02.2021 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı şirkete de, TK m. 35 gereğince ticaret sicilde kayıtlı adresine 03.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu hali ile yasal iki haftalık istinaf kanun yoluna başvuru süresinin, davacı taraf için 09.03.2021 tarihi, davalı taraf için 17.03.2021 tarihi itibariyle sona erdiği ve mahkeme ilamının, ilk derece mahkemesince kesinleştirme şerhi düzenlenmemiş ise de, 18.03.2021 tarihinde kesinleştiği, davalı vekili sıfatı ile vekaletnamenin 19.04.2022 tarihinde harçlandırılmak suretiyle sunulduğu, istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin ise, 29.04.2022 tarihinde sunulduğu ve aynı tarihte istinaf harçlarının yatırıldığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı itibariyle, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davalı adına düzenlenmiş vekaletname sunulmamış olması nedeniyle gerekçeli kararın davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresine TK m.35'e göre yapılmasında usule aykırılık bulunmamasına, yasal istinaf süresinin 17.03.2021 tarihi itibariyle sona ermiş olmasına, davalı vekili tarafından sunulan 29.04.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin, yasal istinaf süresinden sonra sunulmuş olması nedeniyle istinaf talebinin reddine karar verilmesinde usule aykırılık bulunmamasına göre, davalı vekilinin, ilk derece mahkemesinin 20.05.2022 tarihli ek kararına karşı istinaf talebinin HMK m.353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 651,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.14/01/2026