6. Ceza Dairesi 2011/10768 E. , 2011/44193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın olay günü eylemden üç saat sonra kolluğa yaptığı 19.11.2005 tarihli müracaatında; bir arkadaşından temin ettiği 0537...03 numaralı telefondan bir bayanı aradığını şahsın “... Mahallesi BP İstasyonuna gel ve beni ara” demesi üzerine anılan nok
**6. Ceza Dairesi 2011/10768 E. , 2011/44193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın olay günü eylemden üç saat sonra kolluğa yaptığı 19.11.2005 tarihli müracaatında; bir arkadaşından temin ettiği 0537...03 numaralı telefondan bir bayanı aradığını şahsın “... Mahallesi BP İstasyonuna gel ve beni ara” demesi üzerine anılan noktaya ulaştığını ve bir kez daha aynı numarayı aradığında karşıdaki sokağa girmesini ve üzerindeki beyaz pantolon ve siyah tişört olduğunu aktarınca arkadaşı ile birlikte sokağa girdiklerini benzer eşkaldeki bir kadının el sallaması üzerine suçlular albümünden teşhis edemediği bu kadının telefon ile görüştüğü kişiyi ara gelsin demesi üzerine tekrar aynı numarayı aradığı ve gelmesini söylediği ancak telefonla konuşmayı sürdürdüğü bayanın telefonu yanındaki bayana vermesini ifade edince telefonun yanındaki tanıyamadığı bayana verdiği onunda konuşarak yürüdüğünde bir kadının evden çıktığını ve teşhis edemediği şahsın telefonu bu kadına verdiği, telefonu teslim alan kişinin , kollukta suçlular defterinden teşhis ettiği sanık ... olduğu ve ... ...'nin “telefonu sana vermeyeceğim, 30.-TL ver vereyim demesi üzerine” parayı ...'e verdiği, tatmin olmayan ...'in 50.-TL daha istediği ancak telefonu yine vermeyeceğini söyleyince aralarında yüksek sesle konuşma başladığı bu sırada olay mahalline başka kadınlar geldiği sırtında bulunan ceketi ...'in aldığı 0535...55 nolu telefon sim kartını geri verip kendisinin de ayrılıp şikayet için karakola geldiğini ifade ettiği olayda her hangi bir şekilde yağmanın suç öğesini oluşturacak eylem ve davranışlardan bahsetmediği halde açılan kamu davası üzerine Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2007 tarihli alınan beyanında ise; bir kadınla buluşmak üzere verilen adrese gittiğini, bayanı yeniden aradığında ara sokağa girmesi talimatı üzerine anılan noktaya hareket edip yeniden aradığında bir başka kadının yanına geldiğini telefonda görüştüğü bayanın telefonu yanına gelen bayana ver dediğini, telefonu teslim alan bu şahsın telefonunu almak istiyorsan cebindekileri bana ver demesine olumlu bakmadığını bu sırada arabasının arka ve önüne panelvan model araçların gelip durduğunu her iki arabada iki tane şöför olduğunu silahlarını çıkarıp tabancaya mermi sürdüklerini, bunu fark edince cebinde ne varsa ver dediğini panelvan araçların ayrıldığını, kadınlarında gittiğini cebinde ise 50 .-TL para ile cep telefonu olduğunu beyan ederken ilk ifadesinin anlatımının dışında iddia geliştirdiği bu beyan üzerine Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiği, bu kere davanın görüşülmesinin Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilirken 30.07.2009 günlü beyanında ise; ... Mahallesine orada gidip genç bir bayanla cep telefonuyla görüştüğünü telefondaki kadının cep telefonunu yanındaki bayana ver onunla konuşacağım demesi üzerine arabanın yanında dışarıda bekleyen sanık ...’e verdiğini ve ...’in de telefonu kapattığını ardından da “bana 30.-TL verirsen telefonunu veririm” şeklinde konuştuğunu bu arada yanına başka kadınların da geldiğini cep telefonunda görüştüğü genç kadının da geldiğini sanık ...'in telefonunu vermeyip 50-TL para istediğini bu parayı verirse telefonu vereceğini ifade etmesi üzerine parayı teslim ettiği ancak telefonun iade edilmediği, arabanın yanında bulunan diğer kadınların otomobilin kapısını açarak ceketi aldıklarını arka tarafa siyah camlı bir minibüs ön tarafa ise bir başka minibüsün yanaştığını, silah kurma seslerinin gelmesi üzerine korkup ayrıldığını telefon açıkken “... ...'nin üzerindeki paraların hepsini ver yoksa telefondaki herkesi arar seni rezil ederim” diye tehdit ettiğini ... dışında arabanın yanına iki kadın geldiğini bir tanesinin kendisinin telefon ile görüştüğü kadın olduğunu, cep telefonunu alan kadının da ... olduğunu ifade ederken, 07.02.2011 tarihli bozma üzerine alınan ifadesinde ise; olay günü yalnız olduğunu bir bayanla kendisine ait 0537...03 numaralı telefon ile görüştüğünü buluşma yerini kararlaştırıp ... Mahallesinde buluştuklarını kendisinin telefon ile konuştuğunu yanına bir bayanın geldiğini kendisinin sanık ... ile görüştüğünü ...'in telefonu yanına gelen kadına vermesini söylediğini sanık ... ile bu şahsın görüştüğünü kimliğini bilmediği yanındaki kadının telefonu geri vermeyeceğini ancak telefonu para karşılığında telefonu kendisine satmayı önerdiğini ve bu kadına önce 50.-TL. sonrada 30.TL. para ödediğini daha fazla para istediğini yoksa “telefondaki kişileri arayıp para isteyeceğini” söyleyince ve bu arada iki tane aracında yanaşıp araçlardaki şoför dışında hiçbir şey göremediği sırada arabalardan silah kurma seslerinin duyulduğunu arabasında bulunan ceketinin bu arada alındığını , araçların ayrılması üzerine şikayette bulunmak üzere gittiğini telefondaki görüştüğü şahsın ... olarak söylediğini yanına gelen kadın ile telefon konusunda tartışırken sanığın bu arada gelip para istediğini ve verdiğini ifade etmiş bu aşamada mağdur katılan sıfatından vazgeçmiştir. Mahkeme bu beyanların benzer olduğu şeklinde tespite yer vermiştir. Ancak gerçek manada mağdurun beyanları arasındaki aykırılık giderilememiş veya giderilmesi olanaksız kalmıştır. Sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de suça konu telefonun 19.11.2005-22.11.2005 tarihleri arasında sanığın annesi adına kayıtlı hat üzerinden kullanıldığı GSM kayıtları ile sabittir, yakınanın 19.11.2005 tarihli beyanında bahsetmediği yağma suçunun unsuru olarak kabul edilmesi olanaklı zor, tehdit unsurlarına yer verip hatta 30.07.2009 tarihli beyanında ise; “üzerindeki paraların hepsini ver yoksa herkesi arar rezil ederim” şeklindeki anlatımı ile de şantaj suçunda anlatımını bulan farklı bir tehdit şekline yer vermesine karşın bozmadan sonra 07.02.2011 tarihli alınan beyanında ise bu kere “daha fazla para istediğini verilmez ise telefondaki kişileri arayıp para isteyeceğini” söylediği dikkate alındığında yakınanın aşamalarda değişerek gelişen beyanının varlığı yadsınamaz. Yakınanın dosyadan anlaşılamayan ancak bazı etkenler nedeniyle değişerek gelişen bu beyanları yerine olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına alınan anlatımlarının daha samimi üstün nitelikli kabul ile itibar edilmesi gerekmektedir. Bunun dışındaki bir beyana neden üstün kılındığı hukuki bir gerekçe ve dayanakları ile ancak benimsenebilir. Yukarıda izah edilen şekildeki beyanlardaki açık aykırılık mahkeme tarafından giderilmeden benzer kabulü ile olaydan çok sonra ve değişerek gelişen beyanlarına üstünlük tanınması da benimsenemez. Hal böyle olunca; Yakınanın bir arkadaşından temin ettiği numaradan bir kadın ile irtibata geçtiği buluşma noktasına gittiği ve yakınanın buluşmak istediği şahsı aradığında aracın yan tarafına teşhis edemediği ve tanımadığı bir kadının geldiği, telefon görüşmesi yaptığı bayanın telefonu yanına gelene ver komutu üzerine teslim ettiği bu aşamadan sonra olay yerine gelen sanık ...’in bu telefonu meçhul kadından alıp geri verme karşılığında para taleplerini geliştirdiği, yakınanın para vermesine rağmen telefonu iade etmediği ardından da sanıktan aldığı para ve suça konu telefon ile olay yerinden ayrıldığı bu şekilde gelişen eylemin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yerinde yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde yağma suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık ...'in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla yazı yazılmasına, 19.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.