T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/11/2021 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/11/2021 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ... kağıt ve kutu ambalaj üretimi sanayiinde faaliyet gösteren tüzel kişi tacir müvekkili olduğu şirket ile yetkili doğal gaz dağıtıcısı tüzel kişi tacir ... Gaz Ticaret Anonim Şirketi arasında Doğal Gaz Alım Satım sözleşmesinin imzalandığını, aynı zamanda diğer davalı ... Anonim Şirketi, ... Gaz ve müvekkili olduğu şirket arasında ayrıca üçlü bir doğal gaz taşıma hizmeti sözleşmesi imzalandığını, her iki sözleşme neticesinde ... Gaz ve ... müvekkili olduğu şirkete tüm unsurları dahil olmak üzere gaz tedariki ve iletimini sunacağını, müvekkil şirketin de kendisine keşide edilen faturaları ödeyeceğini, 25/05/2016 tarihinde fabrika sahasına 1 tam gün boyunca doğal gaz tedariki yapılmadığını, bu nedenle fabrikanın hiçbir üretim faaliyeti gerçekleştiremediğini, müvekkili olduğu şirketin ciddi ve ağır bir zarara uğradığını, ihtarname kapsamında ...'a hitaben müvekkil şirketin kesinti boyunca doğalgaz tedarik edememesi ve üretim yapamaması, kusurlu ve hukuka aykırı haksız fiillerinden kaynaklandığı için TBK 49. Maddesi uyarınca zararı gidermekle yükümlü olduklarının ihtar ve ihbar edildiğini, kusurlu ve hukuka aykırı fille başkasına zarar veren zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davanın kabulü ile müvekkili olduğu şirketin uğradığı zararın ihtarnameler ile temerrüde düşürüldükleri tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek ticari mevduat faizi ile birlikte davalılardan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... AŞ ve ... Gaz Ticaret AŞ vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında teslim hizmet sözleşmesi yapıldığını, davacı ile davalı müvekkilleri arasında akdi ilişki olduğu konusunda ihtilaf olmadığını, fiber optik şebekesi yapım işi sırasında işi yapan ... İletişim AŞ çalışanları tarafından mülkiyetinin müvekkili olduğu şirkete ait ana şebeke olan 12'' lik çelik boruya hasar verildiğini, müvekkil şirket tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasından tespit yaptırdığını, doğalgazın neden kesintiye uğradığının açıklandığını, davacıya gaz arzının sağlanamamasında müvekkilinin hiçbir kusuru veya hukuka aykırı eyleminin olmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının, davalılar ... Gaz ve ... Gaz Ticaret şirketinden sözleşme ilişkisi kapsamında sorumlu olmasından dolayı alacak isteminde bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olup her iki tarafa bir hak bahşettiği gibi sorumluluk da yüklediği, taraflar arasında imzalan teslim hizmeti sözleşmesinin bakım ve onarım faaliyetleri başlıklı 15.maddesinin "...arıza nedeniyle veya tehlike teşkil eden acil durumlarda tedarikçiye ve ilgili son kullanıcıya mümkün olan en kısa sürede sözlü hemen akabinde yazılı bildirmek koşuluyla doğal gaz arzını durdurabilir..." şeklinde düzenlendiği, yine taraflar arasında imzalanan Doğal gaz alım satım sözleşmesinin acil durum, zor gün, sınırlı kapasite günü, diğer hususlar başlıklı 12.maddesinin "...doğal gaz akışını taşıyıcı tarafından kendisine yazılı olarak bildirimde bulunulmuş olması şartıyla..." şeklinde düzenlendiği, hasarın meydana gelmesinin devamında davalıların kesinti hakkında davacı tarafa yazılı bildirimde bulunması gerektiği, dosya kapsamında davalı tarafından davacıya yazılı bildirimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla, davalıların sözleşme hükümleri kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dosya arasına alınan ve mahkememizce de denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan mali müşavir bilirkişi raporuna göre, zararın meyanda geldiği dönemde firmanın zarar ettiği, herhangi bir zarının bulunmadığının belirtildiği, bu haliyle davacının kar kaybı isteminde de bulunamayacağı anlaşılmakla, kar kaybına yönelik talebin reddine dair karar verilmiştir. Zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. BK. 133. madde zamanaşımını kesen sebepler sayılmış olup bunlardan biri de dava açılmasıdır. Davanın tamamen ıslahında dava baştan beri (dava dilekçesinden itibaren) ıslah edildiği için ıslah edilen kısım içinde davanın açıldığı tarihte zamanaşımı kesilmiş olur. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Somut olayda, kısmi davada saklı tutulan kısım için zamanaşımının işlemeye devam ettiği, olay tarihin 25/05/2016, dava tarihin ise 29/09/2016 olup olay tarihi itibariyle ıslah tarihi olan 11/10/2021 tarihi arasında TBK'nın 72. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, davalı ... İletişim Anonim Şirketi tarafından da ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunulduğu anlaşılmakla ıslah ile talep edilen kısmın zamanaşımına uğradığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının faiz türü olarak ticari faiz talep ettiği, ancak ticari faiz isteminde bir faiz türünün olmadığı, davacının açıkça avans ve reeskont faizi istemediği anlaşılmakla faiz türü olarak talepten fazlasına da karar verilemeyeceğinden yasal faize hükmedilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan ... tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirket’in ... Fabrikası’nın 19 saatlik cirosunun 524.063,54 TL, aynı süre zarfında sabit giderlerinin ise 82.443,38 TL olduğunun hesaplandığını, İlk Derece Mahkemesi’nce sabit giderlere ilişkin talebin kabul edilmesine rağmen kar kaybına ilişkin talebin reddedildiğini, oysaki Müvekkilinin zarar kapsamında ciro tutarının tamamını değil, yalnızca sabit giderlere ek olarak üretimin durması sebebiyle eksik üretilen mallardan elde edilecek karı talep ettiğini, müvekkilinin bu kardan yoksun kalmasının tek sebebinin doğalgaz kesintisi olduğunu, müspet zararın borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark olduğunu, bu nedenle Müvekkili Şirket’in zararının bu iki durum arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini, tam da bu sebeple İlk Derece Mahkemesi’nce Müvekkili Şirket’in Nisan, Mayıs ve Haziran 2016 imalat tablolarında inceleme yapılmasına ve günlük/19 saatlik zararının hesaplanmasına karar verilmiş olmasına rağmen bilirkişilerce, Müvekkilinin anılan dönemde kar etmediği gerekçesiyle kar kaybı taleplerinin reddi gerektiğinin mütalaa edildiğini ve Mahkemece de bu görüş benimsenerek kar kaybı talebinin reddedildiğini, oysaki Müvekkilinin anılan dönemde kar elde etmediğinden bahisle kar kaybı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira bir kişinin kusurlu eylemi/sözleşmeye aykırılığı sebebiyle zarar görenin yoksun kalmış olduğu karın, o dönemki karlılık durumuyla ilgili olmadığını, önemli olanın, şirketin kişinin kusurlu hareketi/sözleşmeye aykırılığı sebebiyle yoksun kaldığı kazanç olduğunu, Müvekkili Şirket’in gaz kesintisi yaşaması sebebiyle elde edeceği 19 saatlik kazançtan (79.900-TL) mahrum kaldığını, şirketin aktifinin 79.900-TL azaldığını, şirketin vergi beyannamesi dönemleri sonucunda hesaplanan net karının ekside olmasının bu durumu değiştirmeyeceğini, doktrinde “Yoksun kalınan kar”ın haksız fiil sebebiyle malvarlığında meydana gelmesi engellenen çoğalma olarak ifade edildiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 16.12.1979 Tarihli, ... Sayılı Kararında ise “Kural olarak kar yoksunluğunun hesabının varsayıma dayandığını, malvarlığının gelecekte çoğalmasının bu zararın hesabında göz önünde bulundurulması ve zarar verici olayın bu çoğalmayı ne derecede engellediğinin saptanması suretiyle sonuca varmak gerektiğini… elde edilmesi kuvvetle muhtemel görülen kazancın tespite çalışılması gerektiğini” şeklinde hüküm kurulduğunu, bu doğrultuda, İlk Derece Mahkemesi’nin Yargıtay kararları ve doktrin görüşlerinin aksine, “şirket kar elde etmiyor o halde kar kaybı istenemez” şeklindeki kararının kabulünün mümkün olmadığını, zira şirketin karlılığı ile kar kaybı talebinin hiçbir ilgisi bulunmadığını, kar etmeyen şirketin de kar kaybı talebinde bulunabileceğini, tarafınca yapılan hesaplamaya göre ... Fabrikası’nın Mayıs 2016 karlılık oranının %15,25 olup 19 saatlik kar miktarının da 79.900 TL’ye tekabül ettiğini, sonuç olarak Müvekkil Şirket’in ... Fabrikasının 19 saatlik doğalgaz kesintisi nedeniyle oluşan zararının sabit giderler (82.443,38 TL) ve kar kaybından (79.900 TL) ibaret olduğunu, ancak Mahkemece, sabit giderlere ilişkin talebin kabul edilmesine rağmen kar kaybının reddinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. Davalılar ... Gaz Ticaret A.Ş. ve ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacının 25.05.2016 tarihinde davalı ... A.Ş'nin boru hasarına neden olmasıyla, doğal gaz sözleşmesi yapılan müvekkil şirketler tarafından doğal gaz arzının sağlanamadığını, bu haksız fiil nedeniyle TBK m. 49 uyarınca zarara sebep olanların zararı gidermekle yükümlü olduğunu iddia ederek dava açıldığını ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, gerekçeli kararın incelendiğinde, eldeki davanın haksız fiil ve sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacak davası olduğunu, TBK m. 49 gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu hükmü ile aynı yasanın 50/1. maddesi gereğince zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup hukukumuzda gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu kabul ettiğini, ancak dosyada mevcut delilleri yanlış değerlendirerek "Hukuki Gaf" yaptığını ve kusursuz müvekkillerden haksız fiil tazminatı alınmasına karar verdiğini, mahkeme dosyasında bulunan 21.02.2021 tarihli kusur raporunun "Teknik Değerlendirme" bölümünde, davanın esasını oluşturan davacının fabrikasına gelen doğal gaz arzının 25.05.2016 tarihinde davalı ... İletişim A.Ş.'nin fiber optik kazısı sırasında davacıya ait doğal gaz hattının zarar görmesi ve doğal gaz borusunun yırtılması nedeniyle sağlanamadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, davacıya belirtilen nedenle doğal gaz arzının sağlanmamasının neden olduğu olayda üçüncü şahıs/şirket konumundaki davalı ... İletişim A.Ş.'nin doğal gaz borusuna müdahalesi ile doğal gazın davacının fabrikasına gitmesinin engellenmesinde etkisinin çok yüksek olduğunu, diğer davalıların meydana gelen olayda bir etkilerinin olmadığının heyetlerince değerlendirildiğini, mahkemenin de 08.04.2021 tarihli duruşmanın 1 numaralı ara kararı ile bu kusur raporuna yapılan itirazları reddettiğini, yani mahkemenin hukuki nitelemeyi doğru yapmasına rağmen uygulamayı yanlış yaparak, dosyada mevcut kusur raporuna rağmen olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan müvekkil şirketler aleyhine tazminat kararı verdiğini, TBK m. 50 hükmü gereği müvekkil şirketlerin kusuru olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ve zorlama yorumlar ile müvekkili şirketler aleyhine tazminat kararı verilmesinin yasaya, uygulamaya ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, müvekkili ... A.Ş ile davacı arasında yapılan sözleşmenin 19. maddesinde mücbir sebep hallerinin sayıldığını, üçüncü kişiler tarafından doğal gaz hatlarına verilecek hasarların da mücbir sebep olarak belirlendiğini, aynı hükmün Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 46. maddesinden alındığını ve tacir olan davacı tarafından gerek sözleşme yapımı ve gerek devamında itiraza uğramadığını, ayrıca müvekkil ... Gaz Tic. A.Ş ile davacı arasında yapılan sözleşmenin 20. maddesinde de aynı gerekçelerin hüküm altına alındığını ve itiraz edilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil ve sözleşme ilişkisinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, her iki bilirkişi heyet raporunda, davacının 19 saatlik enerji kesintisinden kaynaklanan zararının 82.443,38 TL olduğunun, davacı firmanın 2016 yılı 2-3-4'üncü dönemlerindeki geçici vergi beyannamelerinde zarar ettiği bu sebeple kar kaybı hesaplanmasının yapılamayacağının tespit edilmesine, taraflar arasında imzalanan teslim hizmeti sözleşmesinin bakım ve onarım faaliyetleri başlıklı 15.maddesi ve diğer hususlar başlıklı 12.maddesi gereği hasarın meydana gelmesinin devamında davalıların kesinti hakkında davacı tarafa yazılı bildirimde bulunması gerektiği, dosya kapsamında davalı tarafından davacıya yazılı bildirimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla, davalıların sözleşme hükümleri kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu oldukları yönündeki bilirkişi raporu ve mahkeme değerlendirmesinin yerinde olmasına, bunun yanında kazı çalışması yapan davalı ... Şirketi'nin diğer davalı dağıtım şirketinden 13.11.2015 tarihli yazıyla kazı çalışması için izin istediği, davalı dağıtım şirketinin bu kazı çalışmasına izin verdiği, yürürlükte bulunan yönetmeliklere göre dağıtım şirketinin kazıya refakat etmesi gerekirken refakat etmediğinin sabit olduğu, bu sebeple davalı dağıtım şirketlerinin 3. Kişinin ağır kusuru ve mücbir sebep savunmalarının isabetsiz olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.631,71 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.399,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.232,32 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...