T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/676 KARAR NO : 2026/743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.12.2025 NUMARASI : 2025/889 Esas, 2025/961 Karar MAHKEMESİ : İZMİR 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30.01.2024 NUMARASI : 2023/311 Esas, 2024/55 Karar DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 01.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 2026 İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ile…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/676 KARAR NO : 2026/743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.12.2025 NUMARASI : 2025/889 Esas, 2025/961 Karar MAHKEMESİ : İZMİR 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30.01.2024 NUMARASI : 2023/311 Esas, 2024/55 Karar DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 01.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 2026 İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yerinin belirlenmesi yoluyla giderilmesi, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istenilmekle, dosya heyetçe incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; meydana gelen kaza nedeniyle davacı araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; 07.07.2022 tarihinde, ...-...sapağında, davalı .... Şti.'ne ait yönetimi altındaki .... plaka sayılı araçla yanlış yola girdiğini fark ederek anayola çıkmaya çalışan davalı sürücü ....'in,...-...'nda orta şeritte seyir halinde olan davacıya ait ....plaka sayılı araca çarptığını, kazanın oluş biçimine göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi tarafından karşılandığını, ancak davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararının oluştuğunu, buna göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 50,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, dava, ticari amaçla kullanılan araç maliki ....Şti. yanında araç sürücüsü .... aleyhine de açılmıştır. Emsal Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece uyuşmazlığın çözülmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 30.04.2018 gün, 2018/1420 - 3255 Esas ve Karar sayılı kararı). Bu durumda, her iki davalı yönünden davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar verilmiş ve karar 09.09.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince de, Mahkememizce daha önceden aynı doğrultuda 27.10.2021 tarihinde 2020/474 E., 2021/916 K., numaralı dosyasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2022/1970 E, 2022/2450 K. Sayılı ilamında; "Somut olayda; Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı ... yönünden 3.2.2021 günlü dilekçe ile davayı takip etmeyeceğini bildirmiştir. Tarafların tacir olduğu ancak, aralarında ticari ilişki bulunmadığı, ticari işletmelerinden kaynaklanan bir dava olmadığından uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir.' şeklindedir. Bu dosyada da yine, tarafların ticaret şirketi oldukları ve meydana gelen uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı anlaşılmakla yukarıda anılı olan Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda, davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve karar 17.03.2026 tarihinde kesinleşmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde ise, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin ticaret mahkemelerince bakılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı adına kayıtlı davaya konu aracın trafik tescil kaydının incelenmesinde; kullanım amacının "yolcu nakli-hususi" olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı....'in yönetimindeki, diğer davalı şirketin maliki olduğu araçla yapılan kaza neticesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilerek uğranılan değer kaybı ve araç mahrumiyeti maddi zararının tazmini istemi ile dava açılmış olup, davacının tacir olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen araç mahrumiyeti ve değer kaybı zararına ilişkin olarak dava açılmakla birlikte, taraflar arasında araca ilişkin ticari ilişki bulunmadığı gibi, davanın davalı şirketin ticari işletmesinden kaynaklanan bir dava da değildir. Olay haksız fiile dayalı tazminat istemidir. Davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için iki tarafın tacir olmasının yanısıra ticari işletmesi ile ilgili olması ya da aracın ticari faaliyette sevk edilen araç olması gerekmekte olup, mevcut çekişmede davacı yana ait araç hususi araçtır. Bu durumda, mutlak ya da nispi ticari dava şartları oluştuğndan bahsedilemez. Eldeki davanın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekir. (İzmir BAM 6. HD'nin 2023/3401 E. 2023/2547 K. sayılı) Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.04.2026