T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/803 KARAR NO : 2026/828 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.03.2026 NUMARASI : 2026/241 Esas, 2026/225 Karar MAHKEMESİ : İZMİR 13. İCRA HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06.02.2026 NUMARASI : 2026/49 Esas, 2026/102 Karar DAVA : İHTİYATİ HACZİN KALDIRILMASI DAVA TARİHİ : 22.01.2026 BİRLEŞEN 2026/62 E. SAYILI DAVADA; DAVA : T…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/803 KARAR NO : 2026/828 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.03.2026 NUMARASI : 2026/241 Esas, 2026/225 Karar MAHKEMESİ : İZMİR 13. İCRA HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06.02.2026 NUMARASI : 2026/49 Esas, 2026/102 Karar DAVA : İHTİYATİ HACZİN KALDIRILMASI DAVA TARİHİ : 22.01.2026 BİRLEŞEN 2026/62 E. SAYILI DAVADA; DAVA : TAŞKIN HACİZ DAVA TARİHİ : 02.02.2026 KARAR TARİHİ : 09.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09.04.2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 13. İcra Hukuk Mahkemesi arasında oluşan yetki uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Asıl dava; İİK'nın 266. maddesi uyarınca ihtiyati hacizlerin teminat karşılığında kaldırılması, birleşen dava; İİK'nın 85. maddesi uyarınca taşkın haciz şikayetine ilişkindir. Davanın açıldığı İzmir 13.İcra Hukuk Mahkemesince, şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararı genel mahkemede görülen dava sırasında ara karar ile verilmiş olup, gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karardır. Borçlu hakkında herhangi bir icra takibi henüz başlatılmamış olup, sadece genel mahkeme yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbir mahiyetindeki ihtiyati haciz kararının infaz edildiği görülmektedir. Bu durumda, ihtiyati haciz kararının infazına ilişkin şikayetleri inceleme görevi, ihtiyati tedbir mahiyetindeki ihtiyati haciz kararını veren İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Sonuç olarak, ihtiyati haczin ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu değerlendirilerek ihtiyati tedbirin infazına ilişkin şikayetlerin de kararı veren mahkemece incelenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davaların usulden reddine, karar kesinleştiğinde iki haftalık süre içerisinde talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar 03.03.2026 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, her ne kadar davacı tarafça, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2026/132 E. sayılı dosyasına yatırmış oldukları 125.500,00 TL nakit teminat karşılığında bu icra dosyasından müvekkili şirket aleyhine tatbik edilen tüm ihtiyati hacizlerinde kaldırılmasına karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında İzmir 13. İcra Hukuk Mahkemesine dava açılmış ve mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ise de; davacının asıl dava dosyası yönünden talebinin ihtiyati haczin teminat mukabilinde kaldırılması olduğu, söz konusu talebin ihtiyati hacze itiraz niteliğinde olmadığı, İİK'da "İhtiyati Haczin Kaldırılması" başlığı altında 266.maddede "Borçlu para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefalet göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir, takibe başladıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer" şeklinde düzenlenen ihtiyati haczin kaldırılması talebi olduğu, İİK'nun 266.maddesindeki düzenleme göz önüne alındığında Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının icra takip dosyasında uygulandığı bu sebeple talebin İcra Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesinin gerektiği, taleple ilgili değerlendirme yapmanın İcra Hukuk Mahkemesinin görev alanında kalıp Mahkememizin görev alanına girmediği, birleşen dosyadaki talebin ise icra müdürlüğünce taşkın haciz yapıldığından bahisle söz konusu taşkın haczin kaldırılması talebi olduğu, birleşen dosyadaki talep yönünden de talebin ihtiyati hacze itiraz niteliğinde olmadığı, icra müdürlüğünce yapılan memur işlemini şikayet niteliğinde olduğu, birleşen dosya yönünden de talep ile ilgili değerlendirme yapmanın Mahkememiz görev alanı kapsamında olmayıp İcra Hukuk Mahkemesinin görev alanı kapsamında kaldığı, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın İzmir 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, Mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde İzmir 13. İcra Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında oluşan görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. veya 12. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine karar verilmiş, karar 31.03.2026 tarihinde kesinleşmekle Dairemize gönderilmiştir. İSTEM: Davacı vekili İzmir 13. İcra Hukuk Mahkemesi'ne verdiği 22.01.2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; karşı taraf ..... A.Ş. tarafından müvekkili şirket aleyhine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/119 E. sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını ve yargılama esnasında iyi niyetten yoksun ve haksız bir şekilde müvekkili şirketin taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasının talep edildiğini, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/119 E. sayılı dosyasından 26.12.2025 tarihinde usul ve esas bakımından yasaya aykırı şekilde " 125.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalı-borçlu .... Şirketinin (...) taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının kanun dahilinde İ.İ.K.nun 257/1. maddesi uyarınca İHTİYATİ HACZİNE," karar verildiğini, karşı tarafça ilgili karar İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2026/132 E. Sayılı dosyasına konu edilerek ihtiyati haciz takibi başlatıldığını ve müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz tatbik edildiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 266. maddesinde ihtiyati haczin kaldırılması hükmü düzenlenmiş olup ilgili hüküm "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." şeklinde olduğunu, bu sebeple İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/119 E. Sayılı dosyasından 26.12.2025 tarihinde 125.500,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere verilen karar uyarıca İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2026/132 E. Sayılı dosyasına ihtiyati haciz miktarını karşılar nitelikte 125.500,00 TL nakit teminat yatırılmış olup bu dilekçe ekinde dekontu sunulduğunu, İİK'nın 266. maddesi gereğince icra dosyasına yatırılan 125.500,00 TL nakit teminat karşılığında icra dosyasından müvekkili şirket aleyhine tatbik edilen tüm ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin 35 yıldır aktif bir şekilde ticaret ile uğraşmakta olup mal kaçırma veyahutta borçlarını ödemekten aciz olması gibi bir durum asla bulunmadığını, müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmaması için dosya üzerinden inceleme yapılarak taleplerinin kabulüne; İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2026/132 E. Sayılı dosyasına yatırmış oldukları 125.500,00 TL nakit teminat karşılığında bu icra dosyasından müvekkili şirket aleyhine tatbik edilen tüm ihtiyati hacizlerinde kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili birleşen 2026/62 E. sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 2024/119 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, yargılama esnasında iyi niyetten yoksun ve haksız bir şekilde müvekkili şirketin taşınır , taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasının talep edildiğini, ilgili kararın İzmir 12. İcra Müdürlüğü ' nün 2026/132 Esas sayılı dosyasına konu edilerek ihtiyati haciz takibi başlatıldığını, müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz tatbik edildiğini, müvekkili şirket adına 52 adet araç ile 11 adet bankaya ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, müvekkili şirket aleyhine 125.500,00 TL ile sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı alınmışsada müvekkili adına kayıtlı 52 adet araç değerinin ihtiyati haciz miktarını yüzlerce kez karşılayacağının açık olduğunu, taşkın haczin mevcut olduğunun görüldüğünü, taşkın haciz olması sebebiyle kaldırılması talep edildiğini ancak müdürlük tarafından taleplerinin reddedildiğini, ihtiyati hacizlerin kaldırılması amacıyla dosyaya 125.500,00 TL nakit teminat yatırıldığını, ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması amacıyla İzmir 13. İcra Hukuk Mahkemesi ' nin 2026/49 Esas sayılı dosya ile başvuru yapıldığını, taşkın ihtiyati hacizlerin kaldırılması amacıyla sunmuş oldukları taleplerin reddine ilişkin müdürlük kararlarının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İİK.nun 261.maddesi gereğince, ihtiyati haciz kararının infazı, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden istenebilir. Somut olayda, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/119 E. Sayılı dosyasından 26.12.2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati haczin İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2026/132 E. Sayılı dosyası üzerinden infazı yapılmış, ancak takip dosyasından takip talebi ve ödeme emri düzenlenmek suretiyle esas takibe geçilmemiştir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz şartları düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 266. maddesi "borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer" hükmünü içermektedir. Göreve ilişkin bu kural, icra takibi öncesinde alınan ihtiyati haciz kararları için geçerli olduğu gibi, icra takibi başladıktan sonra alınan ihtiyati haciz kararları için de uygulanır. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/119 E. sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 26.12.2025 tarihli ihtiyati haciz ara kararı uyarınca uygulanan şikayete konu haciz, ihtiyati haciz niteliğinde olup, henüz esas takibe geçilmediğinden, kesin hacze dönüşmemiştir. İcra müdürü ihtiyati haczin uygulanmasında infaz memuru sıfatını taşımaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 394. maddesi ve devam eden hükümler uyarınca mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının esasına ve infazına yönelik şikayetlere de tedbir kararını veren mahkemece bakılması zorunludur. Kaldı ki, ihtiyati haczin dayanağı tazminat davasında yargılama devam etmekte olup, tazminat miktarı hüküm altına alınmamıştır. Diğer taraftan, ihtiyati haciz kararının verildiği Mahkemece esas hakkında karar verilmediği sürece esas takibe geçildiğinin kabulü de mümkün olamayacaktır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. İhtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması ve aşkın olduğu iddiası ile kaldırılması istemlerinde, şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararının ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu görülmekle, bu kararın infazına ilişkin inceleme görevi, tazminat davasının yargılamasında görevli olan ve tedbir kararını veren İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. (Y.12.HD'nin 2024/7731 Esas, 2025/2038 Karar sayılı kararı) Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09.04.2026