İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 10/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 29/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av.... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 12/12/2023 başlangıç, 12/10/2024 bitiş tarihli,...... numaralı Kasko Poliçesi kapsamında müvekkiline ait ...... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, 23.02.2024 tarihinde Cihanbeyli ...... mevkinde kazaya karıştığını, yapılan incelemeler sonucunda müvekkiline ait olan ...... plakalı traktörün perte ayrıldığını, davalı sigorta şirketinin rayiç değer ile sorumlu olduğunu, kazadan sonra davalı şirkete bildirimde bulunulduğunu, ancak davalı tarafından rayiç bedel ödenmeden ibraname imzala şartının ortaya konulduğunu, davalı tarafından müvekkiline 27.08.2024 tarihinde 1.050.000.00 TL, 04.09.2024 tarihinde ise sovtaj bedeli olarak 350.000.00 TL olmak üzere toplamda 1.400.000.00 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu nedenlerle bilirkişi marifetiyle aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ve gerçek zarar tespit edildiğinde HMK 107 uyarınca faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği tazminatın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından müvekkiline usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, sigorta şirketlerinin öncelikle sigortalısına aracın rayiç değeri hakkında teklif sunduğunu, sigortalının teklifi kabul etmesi akabinde ödeme yapıldığını, bu husus doğrultusunda müvekkili sigorta şirketi tarafından 02/07/2024 tarihinde imzalanan ibraname uyarınca davacı yana 27/08/2024 tarihinde 1.050.000,000 TL ödeme yapıldığını, Sovtaj bedeli ise ..... A.Ş. tarafından davacı yan ile imzaladıkları satış sözleşmesi uyarınca 350.000,00 TL sovtaj bedeli 04/09/2024 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacıya ait ...... plakalı aracın davalı şirkete 12/12/2023-12/10/2024 tarihleri arasında kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın 23/02/2024 tarihinde meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından rizikonun teminat dışı kaldığı iddiasının bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen 02/07/2024 tarihli "İbraname"de 1.400.000,00 TL rayiç bedelin davacı sigortalıya ödenmesi konusunda tarafların anlaştığı, bu kaza nedeniyle davacının talep etmiş olduğu pert ödemesine ilişkin 1.050.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği, geri kalan 350.000,00 TL sovtaj bedelinin ödendiği, mahkememizce aldırılan usulüne uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; aracın kazadan bir gün evvelki piyasa rayiç değerinin 1.650.000,00 TL - Sigorta şirketi tarafından takdir edilen piyasa değeri 1.400.000,00 TL = 250.000,00 TL ödeme alabileceği, davacının 250.000,00 TL bakiye bedeli talep etme hakkı olduğu anlaşılmakla; 250.000,00 TL'nin 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aracın rayiç bedelinin 1.050.000,00-TL olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş ve davalı tarafından 28/11/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan 02/07/2024 tarihli, davacının imzasının bulunduğu "TAM ZİYA HASAR MUTABAKATNAME, TEMLİKNAME VE İBRANAME FORMU" başlıklı belgenin incelemesinde; "...... A.Ş. nezdinde düzenlenen ...... poliçenin ilgili sayfasındaki Tam Ziya Hasar Klozu dikkate alınarak belirlenen- 1.400.000 TL rayiç değerine mutabık olduğumu, poliçede bulunan muafiyet ve yapılması gereken kesintileri kabul ettiğimi beyan ve taahhüt ederim. Tazminat olarak ödenecek tutarın bir kısmının ...... A.Ş. tarafından kalan kısınının ise aracı hasarlı hali ile satın alan alıcı / firma tarafından tarafıma ödendiğini, işbu tazminat bedelini almakla sigorta poliçesi hükümleri tamamen yerine getirilmiş olduğundan adı geçen sigorta şirketinin iş bu kazadan dolayı kendisine yönelen her türlü borçtan ve taahhütlerden kayıtsız şartsız feragat ettiğimi, tüm haklarımı ...... A.Ş.' ye devir ve temlik ettiğimi beyan ve taahhüt ederim...." yazdığı, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması ve gerçek zararın daha fazla olması halinde bakiye bedelin davalı sigorta şirketinden talep etme hakkı olduğu, dolayısıyla bu belgenin İBRA niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki savunması mahkememizce itibar görmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde şimdilik 1.000,00 TL bakiye tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğundan; 01/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren YENİ Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B. 3.3.4.1 . Maddesi " Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. " şeklinde olup temerrüdün hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra gerçekleşeceği, ihbarın 03/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün de 19/07/2024 tarihi olduğu anlaşıldığından dava "belirsiz alacak" davası olarak açıldığından bu tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2016 tarih, 2016/3280 Esas, 2016/6153 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere davaya konu aracın ticari araç olmayıp özel araç olması nedeniyle avans faize hükmedilmemiş yasal faize hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜ İLE; 250.000,00 TL'nin 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkeme tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmişse de karar gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın tüm zararını tahsil ettiğini, buna rağmen eldeki davayı açmış olmasının davacının kötü niyetinin ve haksız kazanç sağlamaya çalışmasının bir göstergesi olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigortalının aracının karıştığı kaza nedeniyle araç tam hasara(Pert-Total) uğramış ve 1.400.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Dosya içerisinde bulunan mutabakatnamede davacı, aracın rayiç bedelinin 1.400.000,00 TL olduğunu imzalı beyanıyla kabul etmiş, ibraname ve feragatnamede ise davacı, sigorta şirketinden sigorta bedelini aldığını ve sigorta şirketine karşı her türlü talep ve dava hakkından kayıtsız ve şartsız feragat ettiğini beyan etmiş ve imzalamıştır. İmzalanan feragatnamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna dair bir kayıt da bulunmamaktadır. İbraname ve feragat borcu sona erdiren hallerdendir. İbraname ve feragatın zorlamayla alındığına dair davacı tarafça bir delil sunulmadığı gibi, KTK'nın 111. maddesindeki; tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğine ilişkin hüküm ZMSS poliçeleri için geçerli olup, kasko poliçelerinde uygulama yeri olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın reddine dair karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İlk Derece Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davacının davasının REDDİNE, İlk Derece Yargılaması Yönünden; 2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin ve ıslah harcı olarak alınan 4.727,60 TL harçtan mahsubu ile fazla 4.112,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. Bendine göre; arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hazineden ödenen toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). 7-Yatırılan gider avansından arta kalan kısmın HMK 333 maddesi gereğince karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf Yargılaması Yönünden; 8-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 9-Davalı tarafından istinaf başvuru gideri olmak üzere yapılan 1.683,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 10-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 11-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/11/2025 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.