T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/919 - 2025/1429 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/919 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/921 E - 2023/85 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/919 - 2025/1429 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/919 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/921 E - 2023/85 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süre gelen ticari ilişki nedeniyle 53.134,01 TL bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı tarafından satılan bazı ürünlerin hatalı çıktığını, malların iadesi konusunda tarafların karşılıklı mutabakata vardığını, varılan mutabakat neticesinde davacı şirkete 53.395,00 TL bedelli 26/10/2015 tarihli faturanın gönderildiğini ve taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin sonra erdiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 53.134,01 TL alacaklı olarak olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 4.168,30 TL alacaklı olduğu, kayıtlar arasındak farkın 2015 açılış bakiyelerindeki 3.907.31 TL'lik fark ve davalı yanın ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünleri için tanzim edilen 26/10/2015 tarihli 53.395,00 TL faturadan kaynaklandığı, davacının düzenlediği 3.907,31 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, diğer faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, 3.907.31 TL bedelli fatura yönünden davacının yemin deliline dayandığı, davalı şirket yetkilisinin ilgili faturaya konu malların teslim edilmediği yönünde yemin ettiği, davacının bu fatura yönünden malların teslim edildiğini ispat edemediği, davalının ayıp iddiası yönünden malların ayıplı olduğuna ve ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle ispatlanan 49.226,70 TL alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, keşif yapılmaksızın malların açık/gizli ayıplı veya aliud ifa olup olmadığı, davacının ağır kusuru olup olmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilin davacıdan blok mermer satın aldığını, satın aldığı blok mermerleri talep geldikçe istenilen ölçülerde 2 cm ve 3 cm kalınlığında ebatlandırmasını yaparak sattığını, ürünlerin sevk edildiğinde hemen kesilmeyip talebe göre işlem yapıldığından hatayı ve kusuru hemen fark etmesinin mümkün olmadığını, ürünlerdeki kusur fark edildiğinde davacıya durumun bildirildiğini, davacının kusuru kabul ettiğini, buna istinaden fiyat farkı faturasının düzenlendiğini, daha sonra hatasız ürün gönderileceğinin söylendiğini, yeni ürünler gönderildiğini, ancak gönderilen ürünlerin de hatalı çıktığını, tekrardan davacı ile görüşüldüğünü, 53.395,00 TL tutarında mutabık kalındığını, bu miktarda 26/10/2025 tarihli fiyat farkı faturası düzenlenerek davacıya kargo yoluyla gönderildiğini, hatalı ve kusurlu ürünlerin geldiği günki gibi blok halinde müvekkili firmanın stok sahasında bekletilmekte olduğunu, ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, hatalı ve kusurlu ürünlere ait resimlerin istinaf dilekçesi ekinde sunulduğunu, davacının ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; red edilen kısım yönünden kararın yerinde olmadığını, davalının cari hesaba göre kendisine mal teslim edilmediği yönünde iddiasının bulunmadığını, müvekkilinin ticari defterlerine göre takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğunu, davalıya satıla mermer blokların bakanlık tarafından düzenlenen sevk fişi ile sevk edildiğini, sevk fişi düzenlenmeden maden cevherinin sevk edilemeyeceğini, sevk fişine müteakip fatura düzenlenebildiğini, 3.907,01 TL yönünden verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava tarihinin 2018, karar tarihinin 2023 olması nedeniyle enflasyon oranlarının yüksekliği dikkate alındığında zararın faizle karşılanması mümkün olmadığından davanın tümden kabulü ile %40'dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 19.İcra Müdürlüğünün 2018/2270 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 22/02/20218 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 53.134,01 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporlarında özetle, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 53.134,01 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 4.168,30 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen ve ticari defterlerinde yer alan 3.907.31 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 53.395,00 TL bedelli fiyat farkı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı taraf, kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 22/08/2014 tarihli, 3.907,31 TL bedelli faturayı dosyaya sunmuş, yargılama sırasında da, davalıya satışı yapılan mermer blokların Enerji Bakanlığı tarafından düzenlenen sevk fişi ile sevk edildiğini, sevk fişi düzenlenmeden maden cevherini sevk etmenin mevzuata göre olanaksız olduğunu, sevk fişinin düzenlenmesine müteakip fatura düzenlenebildiğini, madenin sevk fişi ile nakledildiğini, sevk fişine istinaden düzenlenen faturanın davalıya gönderildiğini beyan etmiş ve iki adet 22/08/2014 tarihli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün antetinin olduğu, ruhsat sahibi olarak davacının, alıcı olarak davalının isminin yazıldığı, araç plakası, isim ve imza bulunan sevk fişlerini dosyaya sunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde daha açık ifade ile, davalının ürünlerin tamamını maden ocağında üretilen ham mermer blok stokundan kendisinin seçerek ve işaretleyerek teslim aldığını, nakliyesinin de kendisi tarafından yapıldığını beyan etmiştir. Bu durumda dosyaya yargılama aşamasında sunulan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü sevk irsaliyelerinde bulunan imzaların davalıdan sadır olup olup olmadığı yönünde tarafların beyanlarının alınması, davalıdan sadır olması halinde bu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi, davacının imzanın davalıdan sadır olduğuna dair iddiada bulunması ve davalının inkarda bulunması halinde ise imzanın davalıdan sadır olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, davacı tarafın bu yöne değinen istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının diğer istinaf itirazları ile davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/921Esas, 2023/85Karar ve 09/02/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 24/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."