T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/734 - Karar No:2025/927 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/734 KARAR NO : 2025/927 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2021 NUMARASI : 2014/1904 E-2021/449 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/734 - Karar No:2025/927 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/734 KARAR NO : 2025/927 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2021 NUMARASI : 2014/1904 E-2021/449 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.09.2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; ... mevkiinde bulunan inşa halindeki 6 adet villanın kompozit alüminyum kaplama, alüminyum doğrama ve cam işlerinin yapımı konusunda müvekkili şirket ile müteahhit (dava dışı) ... Ltd Şti, davalı ... Ltd Şti ve arsa sahibi ... arasında anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin bir kısım imalat ve montaj işlerini yaptığını ve montaja hazır bir kısım malzemeleri şantiyeye bıraktığını ancak dava dışı müteahhit firma (...) ve arsa sahiplerinden her hangi bir ödeme almadığını, ödeme yapılmaması nedeniyle işe devam etmediklerini, ne kadar iş yapıldığının tespitine ilişkin olarak Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/82 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, dava dışı müteahhit firma (...) ile yapılan görüşmelerden sonra müteahhit firmanın arsa sahiplerinden olan alacağı müvekkiline temlik ettiğini, davalı arsa sahiplerinin işbu temlik sözleşmesi uyarınca ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca alacaktan sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı olmak üzere 518.000,00 TL alacağın davalıların payları oranında avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 30.03.2018 tarihli dilekçesi ile de; davalı ... ve ... ile sulh olduklarını, bu davalılara karşı davadan feragat ettiklerini, davaya diğer davalı ... ve ...’ya karşı devam ettiklerini beyan etmiştir. Davalılar ... ve ...; davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanamayacağını, sebepsiz zenginleşmeye dayanabilmek için zenginleşmenin haklı bir sebep olmaksızın gerçekleşmesi gerektiğini, müvekkillerinin arsa sahibi olup dava dışı ... ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, imalatların sebebinin bu sözleşme olduğunu, sözleşmenin geçerli ve ayakta olduğunu, davacı ile yüklenici arasında yapılan temlik sözleşmesi ile yüklenicinin alacak ve borçlarının birlikte temlik edildiğini, müvekkilinin böyle bir borç nakli sözleşmesinden haberi ve muvafakati olmadığını, kaldı ki geçerli bir temlikten bahsedilebilmesi için ortada muaccel bir alacak olması gerektiğini, temlike konu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müvekkillerinin borcunun arsa payı olduğunu, arsa payının ise eserin tamamlanarak teslimi şartına bağlı kılındığını, dava dışı yüklenicinin eseri teslim borcunu yerine getirmediğini ve arsa payını talep hakkı kazanmadığını, tüm bu sebeple davacının taraf sıfatı olmadığını, davacının davasını temlik sözleşmesine ve müvekkilleri ile yüklenici arasında yapılmış kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayandırdığını, ancak ne temlik alan davacının ne temlik eden yüklenicinin temliknamede atıf yapılan inşaat sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkilleri ile yüklenici ... arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenicinin hak ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, eserin teslim edilmesi gereken tarihten iki yıl geçmesine rağmen halen eserin bitirilmediğini, bu nedenle müvekkilleri tarafından yüklenici aleyhine dava açılacağını, davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafından Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/82 D.iş Sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tespitin tek yanlı olduğunu, yüklenici ...’nun işi önceki yüklenici ...…Ltd Şti'nin eksik bıraktığı imalatları tamamlamak üzere aldığını, tespit raporunda bu husus gözden kaçırılarak tüm işi yüklenici yapmış gibi hesaplama yapıldığını, eksik ve ayıplı işlere hiç değinilmediğini, kat irtifakı tesisi ile arsadaki paylı mülkiyetin son bulduğunu, bağımsız bölümlerin (1 nolu: ..., 2 nolu: ..., 3 nolu: ..., 4 ve 5nolu: ½ ... ½ ..., 6 nolu ...) ait olduğunu, bu nedenle davacı vekilinin davalı arsa sahiplerinden payları oranında talepte bulunmasının doğru olmadığını zira davalılar arasında müşterek mülkiyet ilişkisi olmadığını, bir an için tüm bu savunmaların yerinde olmadığı düşünülse dahi müvekkillerinin temlik eden yükleniciden olan alacaklarının davacı temlik alandan taşeronun alacaklarından indirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; arsa sahiplerinden ... ve ...’ün yüklenici ... ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre arsa sahiplerine ait 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerle ilgili sözleşmede belirtilen işlerin yapılması karşılığında 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin ½ hissesi yüklenici ...’na verileceğini, yüklenici ...’nun müvekkili ile imzaladığı 31.12.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye ait 4 nolu bağımsız bölümün ½ payının müvekkiline devir edileceğini bunun karşılığında müvekkilinin de kendisine ait Atapark’ta bulunan iki adet bağımsız bölümü yükleniciye vermeyi ve ayrıca 30.000 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin yükümlülüğü yerine getirdiğini, ancak yüklenici ...’nun diğer arsa sahipleri ile imzaladığı sözleşmesine göre kendisine ait 4 nolu bağımsız bölümün ½ payını müvekkiline devretmediğini, ...’nun 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin taahhüdünün davacıya yaptığı temlikten önce olduğunu, ...’nun kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri davacıya devrettiğini, dolayısıyla müvekkilinin ...’ndan olan alacaklarından davacının da sorumlu olduğunu, davacının ...’nun müvekkiline karşı taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini, ilk olarak 4 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin müvekkiline verilmesi gerektiğini, netice olarak müvekkilinin ...’na her hangi bir borcu olmayın alacaklı olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalanan yapım işleri sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili ile yüklenici ... arasında imzalanan sözleşmenin götürü bedelli eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmede yüklenicinin yapacağı işlerin sıralandığını, davacı ...’in yüklenicinin taşeronu konumunda olup yaptığı işlerin bedelini müvekkilinden talep edemeyeceğini, müvekkili tarafından yüklenici ...’na 100.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, ancak bu ödemeyi karşılayacak her hangi bir imalat yapılmadığını, yüklenici şirketten hak ve yükümlülüklerini temlik aldığını iddia eden davacının müvekkilden her hangi bir bedel talep etmesinin mümkün olmadığını, zira temlik eden yüklenicinin müvekkilinden her hangi bir alacağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, ... mevkiinde ... parselde inşa edilmekte olan 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu villalarda yapılan işlerden dolayı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, ... parselde bulunan arsa sahipleri ... ve ...'e ait taşınmaz üzerine 6 adet villa inşası işine ilişkin olarak arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici ... İnşaat Ltd Şti firması arasında kat karşılığı inşaat sözleşmeleri (Erzurum 4. Noterliği 06.11.2007 tarih ve Ankara 33 Noterliği 10.03.2018 tarih) imzalandığı ve bilahare 01.12.2011 tarihli protokol ile karşılıklı olarak feshedildiği, bu fesihten bir süre önce yine arsa sahipleri ile yüklenici ... Grup Ltd Şti arasında 26.09.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile önceki yüklenici tarafından inşaatına başlanılan villaların bitirilmesine ilişkin sözleşme imzalandığı, ... ile yapılan sözleşmeye konu 6 adet villa inşaatının hali hazır durumunun tespiti için 14.07.2010 tarihinde (Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/459 D.İş) mahallinde keşif yapıldığı, düzenlenen bilirkişi raporunda; natamam durumda olan 6 adet villanın fiziki gerçekleşme durumunun belirtildiği, kat irtifakı tesisi ile bağımsız bölümlerin 1 nolu: ..., 2 nolu:..., 3 nolu:..., 4 ve 5nolu: ½ ... ½ ..., 6 nolu ...’a ait olduğunun anlaşıldığı, kat irtifakına geçilmiş olması nedeniyle, yarım kalan inşaatın her bağımsız bölüm maliki ile yüklenici arasında imzalanan sözleşme ile tamamlanmasının öngörüldüğü, bu kapsamda 1 ve 2 nolu bağımsız bölüm malikleri ..., ... ile yüklenici ... arasında 26.09.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede; daha önceki yüklenici ... tarafından inşasına başlanan fakat hali hazır durumu ile yarım bırakılan 1 ve 2 nolu villaların tamamlanması hususunda anlaşmaya varıldığı, sözleşmenin ... ve ... dışındaki diğer bağımsız bölüm sahipleri ile de anlaşması halinde geçerlilik kazanacağı, yüklenicinin iş bu sözleşmeye göre inşaatları tamamlayıp yapı kullanma belgesi alması karşılığında işbu sözleşmenin tarafı olan ... ve ...’e ait 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin ½ hisselerinin yükleniciye devredileceği, sözleşme süresinin 5 ay olduğu gecikme durumunda 1 ve 2 nolu villaların emsal kira bedellerinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 3 nolu bağımız bölüm maliki (davalı) ... ile ... arasında imzalanan 18.11.2011 tarihli sözleşmede; 3 nolu villanın yarım kalan inşaatının ... tarafından tamamlanmasının öngörüldüğü, yapılacak işler listesindeki imalatların tamamı için işveren ... tarafından yükleniciye yapılacak ödeme 325.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, 4 nolu bağımsız bölümün ½ hissedarı ... ile ... arasında imzalanan 14.03.2012 tarihli sözleşmede; 4 nolu villanın eksik işlerinin ... tarafından tamamlanmasının öngörüldüğü, yapılacak işler listesindeki imalatın karşılığı işveren ... tarafından yükleniciye 20.000,00 TL ödeme yapılmasının öngörüldüğü, dava dışı ...’nun bağımsız bölüm malikleri ile ayrı ayrı sözleşme yaparak tüm villaların yapım işini ayrı şartlarla üslendiği ve inşaat yapımına başladığı, ancak 5 aylık sözleşme süresinin aşılmasına rağmen inşaatları tamamlamadığı, inşaatın bir kısım işlerini taşeron sıfatıyla davacı ... Ltd Şti’ne taşere ettiği ve nihayetinde bağımsız bölüm malikleri ile yaptığı sözleşmelerden kaynaklanan tüm hak ve borçlarını 01.06.2013 tarihli temlik sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği, ... ile davacı ... arasında imzalanan sözleşmenin salt alacağın temliki olmayıp yüklenicinin tüm borç ve taahhütlerinin üstenilmesini de içerdiği, yüklenici ...’nun bağımsız bölüm malikleri ile yaptığı taahhüt sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve borçları davacıya temlik ettiği, davacı ... ile ... arasında imzalanan 04.04.2012 tarihli sözleşmenin 1,2,3 ve 6 nolu villalara ilişkin olduğu, davacı ...’in villaların kompozit alüminyum kaplama, alüminyum doğrama ve füme reflekte cam işlerini taşeron sıfatıyla üstlendiği, sözleşme bedelinin KDV dahil 400.000,00 TL olduğu, sözleşme süresinin 3 ay olduğunun görüldüğü, dava dilekçesinde 6 adet villanın kompozit alüminyum kaplama, alüminyum doğrama ve cam işlerinin yapımı konusunda davalılar ... ve ... ile anlaşmaya varıldığı belirtilmişse de buna ilişkin yazılı bir sözleşme sunulmadığı, davacı vekilinin 12.12.2018 tarihli duruşmada; ... ve ... ile doğrudan bir sözleşme ilişkilerinin olmadığını, temliknameye ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talepte bulunduklarını belirttiği, davacı vekilinin keşifte; dava konusu villaların ...’ya ait 3 nolu ve ...’a ait 4 nolu villalar olduğunu bildirdiği, davacı tarafından Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/82 D.iş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti talebinde; 6 adet villanın kompozit alüminyum kaplama, alüminyum doğruma ve cam işlerinin bedelinin tespitinin istendiği, düzenlenen bilirkişi raporunda 6 adet villanın kompozit alüminyum kaplama, alüminyum doğrama ve cam işleri bedelinin 518.000 TL + KDV olarak belirlendiği, mahkemece alınan 26.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda; bağımsız bölüm maliklerinin dava dışı ... ile imzaladıkları kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshedilmediği, halen yürürlükte oldukları, yürürlükte olan bu sözleşmelerdeki taahhütlerin yüklenici tarafından yerine getirilmediği, bu nedenle yüklenicinin edime hak kazanmadığı, bağımsız bölüm malikleri tarafından yüklenici ...’na karşı Ank.3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/315 Esas sayılı dosyasında açılan davada davanın kabulüne ve eksik işlerin nama ifa yoluyla tamamlatılmasına karar verildiği, nama ifa talebi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede yüklenici firmanın her hangi bir alacağı bulunmadığı, bu olgu karısında ...’nun sahip olmadığı bir alacağı davacıya temlik edemeyeceği, temlik eden ...’nun doğmuş her hangi bir alacağı olmadığı, olmayan alacağın temlik edilemeyeceğinin belirtildiği, uyuşmazlığın davalı ...’ya ait 3 nolu ve ½ si davalı ...’a ait 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin olduğu, 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin davalı ... ile dava dışı ... arasında 18.11.2011 tarihli yapım sözleşmesi, 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin davalı ... ile ... arasında 14.03.2013 tarihli yapım sözleşmesi imzalandığı, davacının 1,2,3 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin alüminyum kaplama, alüminyum doğrama ve reflekte cam işlerini ...’na taahhüt eden alt yüklenici konumunda olup davalılar ile doğrudan akdi ilişkisi bulunmadığı, davacı vekilinin 3 ve 4 nolu bağımsız bölüm maliklerine karşı sebepsiz zenginleşme ve temliknameye dayandıklarını bildirdiği, davacının 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin her hangi bir taahhüdü söz konusu olmayıp sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalı ...’dan talepte bulunmasının söz konusu olmadığı, 3 nolu bağımsız bölüm maliki ... yönünden ise 3 nolu bağımsız bölüme yönelik imalatların ... ile dava dışı ... arasında akdedilen 18.11.2011 tarihli yapım sözleşmesine istinaden yapılmış olup, işbu sözleşme fesih ile ortadan kalkmadıkça davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanamayacağından her iki davalı yönünden sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak değerlendirme yapılması mümkün bulunmadığı, sebepsiz zenginleşme dışında davacı vekili ... ile yaptıkları temlik sözleşmesine dayandığının bildirildiği, anılan temlik sözleşmesinde ...’nun her iki davalı ile akdettiği inşaat yapım sözleşmelerindeki hak ve borçların davacıya temlik edildiğinin bildirildiği, ... ile ... arasında imzalanan 18.11.2011 tarihli yapım sözleşme anahtar teslimi götürü bedelli olup yapacağı işler karşılığı yükleniciye ödenecek tutarın 325.000,99 TL olarak kararlaştırıldığı, ... ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmede ise ödenecek tutarın 20.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, mahkemece alınan 26.12.2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; temlik eden pozisyonunda bulunan yüklenici ...'nun kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında arsa sahiplerinden herhangi bir alacağının bulunmadığı, bu olgu karşısında temlike konu bir alacak söz konusu olmadığından, davacı ...'in davalılardan herhangi bir alacağı bulunmadığının belirtildiği, aynı görüşün 06.04.2018 tarihli birinci ek ve 08.10.2018 tarihli ikinci ek bilirkişi raporlarında da yinelendiği, 04.07.2019 tarihli ara karar doğrultusunda mahallinde keşif icra edildiği, keşif sonrası düzenlenen 08.10.2019 tarihli 3. ek bilirkişi raporunda; sağlıklı bir tespit ve hesaplama yapılabilmesi için, talebin somutlaştırılması, tespiti yapılacak imalatlarla ilgili ölçekli ve imalat ölçülerini ihtiva eden projelerin dosyaya kazandırılması gerektiğinin belirtildiği, bilirkişi raporu doğrultusunda projelerin temini için Yenimahalle ve Çankaya Belediyelerine müzekkereler yazıldığı, davacı tarafça 09.01.2020 tarihli ara kararda belirtilen belgeler sunulduktan sonra dosya yeniden bilirkişiye verilerek rapor alındığı, düzenlenen 04.09.2020 tarihli bilirkişi 4. ek raporunda; ibrazı istenen projelerin belediye onaylı projeler olmayıp, imalat projeleri olduğu, bu projelerin sunulmadığı, davacı tarafın hangi imalatları yaptığını somutlaştırması gerektiği, mahkemece verilen görevin ... firmasının yaptığı işlere ilişkin kesin hesaba esas iş seviyesinin çıkarılması anlamını taşıdığı, bu durumda davacı tarafça dosyaya taslak bir kesin hesap sunulması durumunda yerindeki imalatlar ve dosyadaki bilgi belgelerle kontrolü yapılarak sonuca varılabileceğinin belirtildiği, davacı vekilinin 14.10.2020 tarihli duruşmada bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarını tekrarladıklarını belirterek dosyanın farklı bir bilirkişi heyetine verilerek rapor alınmasını istediği, talep doğrultusunda mahkemece dosyanın farklı bilirkişi kuruluna verilerek rapor alınmasına karar verildiği, karar doğrultusunda işlem yapıldığı, 26.02.2021 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği, ancak bilirkişi için mahkemece takdir edilen ücretin davacı vekilince yatırılmadığı, davacı vekilinin 23.06.2021 tarihli duruşmada bilirkişi ücretini yatırmayacaklarını belirterek mevcut delil durumu dikkate alınarak karar verilmesini talep ettiği, şimdiye kadar alınan bilirkişi raporlarında davacının alacaklı olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı, davacı vekilinin talebi üzerine farklı heyetten alınan bilirkişi raporunda da herhangi bir alacak tespiti yapılmadığı, bazı eksik belgelerin dosyaya kazandırılması gerektiği ondan sonra nihai değerlendirmenin yapılacağının belirtildiği, ancak davacı vekilinin mahkemece takdir edilen bilirkişi ücretini yatırmadığı ve açıkça yatırmayacaklarını belirttiği, somut olayda; kanıtlama yükünün davacı tarafta olduğu, davacının bilirkişi incelemesi gerekli olan masraflara avans olarak katlanması gerektiği, 14.10.2020 tarihli duruşmada davacı vekiline 4.500,00 TL delil avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilerek yatırmaması halinde sonuçları duruşma tutanağına yansıtıldığı, buna rağmen davacı tarafça gerekli avansın yatırılmamış olması nedeniyle kanıtlanamayan davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise 30.03.2018 tarihli feragat beyanı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... İnş. Yapı Malz. Taah. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili karar tarihinden önce 08.06.2021 tarihinde vefat ettiği halde yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, ölüm halinde vekalet ilişkisi son bulduğundan vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, 25/10/2017 tarihli duruşmada; "Tüm deliller tekemmül ettiğinde, taraflar arasındaki ihtilaf kapsamında alacak borç durumu, yapılan imalatların sözleşmeye uygun olup olmadığı, eksik ayıplı iş bulunup bulunmadığı ve diğer hususlarda resen seçilecek bir uzman , bir mali müşavir, bir inşaat mühendisi bilirkişi marifetiyle dosya üzerinde inceleme yapılmasına, bilirkişiler için ayrı ayrı 2.000,00 TL den 6.000,00 TL ücretin davacı tarafça karşılanmasına, delil avansının ikmali için davacı tarafa iki hafta mehil verilmesine, bilirkişi raporunun taraf sayısından bir fazla örneğinin dosyaya sunulmasına, sunduğunda taraf vekillerine tebliğine, varsa itirazların ve yazılı beyanların sunulması için iki hafta mehil verilmesine, itirazlar bildirildiğinde ve gerektiğinde resen ek rapor alınmasına, dosyanın ek deliller dosyaya bildirme süresi geçtikten sonra bilirkişilere teslimine, bilirkişilere HMK.nun 278/4 madde uyarınca mahallinde inceleme yetkisi verilmesine, mahallinde inceleme gerektiği takdirde taraf vekillerine haber verilerek birlikte veya taraf vekillerinin bilgisi dahilinde inceleme yapılmasına," karar verildiği halde bilirkişilerin bu görevlerini yerine getirmediği, 06.03.2019 tarihli duruşmadaki ara kararda "...önceki bilirkişiler refakatinde 05/04/2019 günü saat 15:00'ten itibaren keşif yapılmasına, ..." denildiğinden bilirkişilerin önceki ücretleri de dikkate alınarak bilirkişilere ek ücret ödenmemesine, "1.500,00 eksik bilirkişi delil avansının davacı tarafça yatırılması" ara kararından rücu edilmesinin talep edildiği, dosyaya toplam 7.200,00 TL bilirkişi ücret ve ek ücreti yatırıldığı, 1.117,00 TL gider avansı da olduğu halde taleplerinin kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, tüm sözleşmelerin ana dosya ve klasör içerisinde, delil olan diğer dosyalarda mevcut olup projelerin gelmesiyle birlikte dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerekirken ve bilirkişiler belgeler mevutken görevini gereği gibi yerine getirmemiş olup tekrar tekrar bilirkişi ücretine karar verilmesinin usul ekonomisine de aykırı bulunduğu, dosyada en son 4. ek rapor alındığı ancak tüm raporların birbirinin tekrarı olduğu, dosyada mevcut delilleri ve özellikle tespit raporunda her şey mevcut olduğu halde değerlendirme yapılmadan rapor hazırlandığı, mahkeme bu konuda bilirkişilerin ihtar edilmesi gerekir iken yeni bir heyetten rapor alınmasına da karar verilmediği, ek ücrete karar verildiği, 4. ek raporda; a- Davacının yaptığını iddia ettiği işlere dair davacı ve davalılar arasında, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında sözleşme bulunmadığı, b- Davalılardan ... ve ... yönünden davadan feragat edilmiş olsa da sunulan ibranamede belirtilen tahsilatların bu davalılardan mı yoksa dava dışı ... Grup Şirketi'nden mi yapıldığı, hangi miktarda alacaktan ne karşılığında feragat edildiğinin belirtilmediği, c- 3. Ek raporda istenilen projelerin Belediye onaylı projeler değil, yerinde uygulanan uygun imalat projeleri olduğu, d- Dosya kapsamındaki bilirkişi tespit raporlarında yer alan tespitlerin 6 adet villa üzerinden yapıldığı, tek tek villalar üzerinden tespit yapılmadığı, e- İmalat projeleri de bulunmadığından, davacı yapılan işleri somutlaştırmadığından davacının yapıldığını iddia ettiği imalatların tespitinin mümkün olmadığı, f- İşlerin ilk müteahhidi olan ... İnşaat'ın işi hangi aşamada bıraktığı ve devralan ... İnşaat'ın hangi işleri tamamladığına dair dosyada belge bulunmadığı, g- Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ve tespit dosyalarında ... İnşaat'ın hangi işleri tamamladığına dair belge bulunmadığı, raporların sadece sözleşme gereği eksik yapılan işlerin tespit ve değerlendirmesini içerdiği, h- Dosyadaki bilgi ve belgelerle ... İnşaat'ın tahakkuk ettiği işlere ilişkin kesin hesaba esas iş seviyesinin belirlenmesi görevinin kesin hesabın çıkarılması anlamına geldiği, davacının ... İnşaat firması adına yapmış olduğu imalatlara dair kesin hesap var ise sunulması halinde yerinde imalatlarda ve dosyadaki bilgi ve belgelerle kontrolü yapılarak görüş ve kanaat bildirileceği, sonucuna varıldığı, bilirkişinin 4. ek raporunda, davacı ile davalılar ve dava dışı ... Şirketi arasında yapılan imalatlara dair yapım işlerini belirten bir sözleşme olmadığının belirtildiği, dosyada tüm sözleşmelerin mevcut olduğu, ancak dosyanın birden fazla klasörden oluşması, evrakın UYAP'tan okunamaması ihtimallerine binaen davacı ile dava dışı ... İnşaat arasında yapılan ve davalıların da onayını içeren sözleşme, protokol ve belgeleri tekrar sunulduğu, müvekkil şirketin, bir kısım imalatları ve montaj işlerini yaptığı, bir kısım malzemeleri montaja hazır ettiği, yerine götürdüğü, arsa sahipleri ve müteahhitle defalarca yapılan görüşmeler sonucu müteahhit hak ve alacaklarını müvekkil şirkete temlik ettiği, temlik sözleşmesinin dosyada mevcut olduğu, fiilen inşaatların yapımının uzun süredir durduğu, arsa sahiplerinin süre uzatımı vermediği gibi, yapılan işleri tasfiyeye sokup bedelini de ödemediği, ancak davalı arsa sahiplerinin neticede yapılan bu işler sayesinde villalarda değer artışı olduğu, yapılan bir iş ve ödenmeyen bir bedel söz konusu olduğu, davalıların cevaplarında, işin davacı tarafından eksik yapıldığının iddia edildiği, bu iddianın, davacı müvekkilin villalardaki bahsi geçen işleri yaptığı konusunda husumet olmadığı anlamına geldiği, iş eksik yapılmış olsa dahi hesaplanması gerektiği, bu nedenle bilirkişilerin davanın tarafları arasında sözleşme olup olmadığı, davalıların davacının işi yapmasına onay verip vermedikleri yönündeki değerlendirmesinin dosya içeriğine aykırı olduğu gibi bu değerlendirmeyi yapmanın bilirkişilerin görev alanında bulunmadığı, bilirkişi raporunda, davacının yaptığı işlerin somutlaştırılması gerektiği, dava dışı ... İnşaat'ın ve önceki yüklenici ... İnşaat'ın işin ne kadarını yaptığı, ne zaman işi bıraktıklarının tespit edilemediğinin belirtildiği, belirttikleri üzere davacı müvekkil şirketin ... parselde inşa edilmekte olan 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu villaların kompozit alüminyum kaplama, alüminyum doğrama, füme reflekte cam işlerinin imal, montaj ve yapım işini üstlendiği, bir kısım imalatları ve montaj işlerini yaptığı, bir kısım malzemeleri montaja hazır ettiği ve yerine götürdüğü, bilirkişilerin, gerek taraflarınca yaptırılan gerek davalı taraflarca yaptırılan tespit dosyalarındaki ve yine davalı taraflarca açılan nam'a ifa davası olan Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait dosyadaki bilgi ve belgeleri yetersiz gördükleri, bilirkişilerin bu dosyalara dair tespitinin kabul edilemez olduğu, her üç dosyada da yerinde tespitler yapıldığı, keşif yapıldığı, sözleşmeler ve diğer belgelerin ibraz edildiği, her üç dosyada da hazırlanan raporlarda yetersiz bilgi ve belge eksikliğinden bahsedilmediği, buna rağmen bilirkişilerin bu dosyalarda bilgi ve belge eksikliği olduğunu iddia etmeleri ve yine dosyada birden fazla keşif yapılmasına rağmen teknik yönden raporda bir ilerleme kaydedilmemesinin anlaşılamadığı, davacının tamamladığı işlerin tespiti ve bedelinin belirlenmesi için Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/82 D.İş sayılı dosyasından yaptırdıkları tespit raporunda davacı tarafından yapılan işlerin somutlaştırıldığı, davacı tarafından yapılan işlerin tek tek belirtildiği gibi tabloya bedelleri ile işin miktarı ile birlikte dökümünün yapıldığı, buna rağmen bilirkişilerin keşif anında teknik iş ve işlemleri belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle yapmamasının kabul edilemeyeceği, bu tespit raporundaki değerlendirmeler ile bilirkişi heyeti tarafından yapılacak keşif anındaki tespitler karşılaştırılarak ve bunun yanı sıra aradan zaman geçmiş olması göz önünde bulundurularak işin değerinin tespit edilebileceği, Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/82 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespit özellikle kompozit alüminyum kaplama, alüminyum doğrama, füme reflekte cam işlerinin ne kadar montaj ve imal edildiği ve ne kadar ihrazat malzemesinin yerinde bulunduğunu, yine temlik sözleşmeleri gereği müteahhidin ne kadar iş yaptığının tespit edildiği, yine davalıların açtığı nam'a ifa dava dosyasında dava dışı ... Şirketi ile ... İnşaat'ın işin ne kadarını yaptığı, işi ne zaman bıraktıklarının belli olduğu, bilirkişi kurulunun 3. ek raporda, Belediye'den getirilen onaylı projeleri istemediklerini, davacı tarafından yerinde uygulanan uygulama projelerini kast ettiklerini, 4. ek raporda belirttikleri, davacı müvekkilin yapmış olduğu işin niteliği gereği ayrı bir uygulama projesinin olamayacağı, davacı, Belediye'den getirtilen onaylı projelere göre sözleşme konusu işin yapıldığı, 7. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında yer alan tespit raporunda davacının yaptığı işlerin tek tek detaylarıyla gerek tablo halinde gerek açıklamalı olarak belirtildiği, bilirkişi keşif anında pekala tespit yapabileceği, raporda, davacı ile davalılardan ... ve ... yönünden davadan feragat edilmiş olsa da sunulan ibranamede belirtilen tahsilatların bu davalılardan mı yoksa dava dışı ... Grup Şirketi'nden mi yapıldığı, hangi miktarda alacaktan ne karşılığında feragat edildiğinin belirtilmediğine dair tespitin davacının yaptığı işin bedelinin hesaplanmasına hiçbir etkisi yokken bilirkişinin bu değerlendirmeyi yapmasının dosyada kendilerine verilen görevle ilgisi bulunmadığı, müvekkil şirketin bu arsa sahipleri ile anlaştığı, anlaşma gereği müvekkil şirkete ödeme yapıldığı ve tarafların birbirlerini ibra ettikleri, anlaşma gereği bu davalılardan feragat edildiği, bu arsa sahipleri ile ilgili bir talep olmadığından onların villaları ile ilgili bir hesaplamanın da söz konusu olmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır