İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında davacı şirketin, davalıya mal teslimi gerçekleştirdiği hususunda bir tereddüt bulunmadığını, gerçekleşen bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturalar düzenlendiğini, davalının bir kısım ödemeler yapmış ise de, davacının bakiye…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/358 KARAR NO: 2026/444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2025 NUMARASI: 2024/514 Esas - 2025/831 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında davacı şirketin, davalıya mal teslimi gerçekleştirdiği hususunda bir tereddüt bulunmadığını, gerçekleşen bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturalar düzenlendiğini, davalının bir kısım ödemeler yapmış ise de, davacının bakiye 82.602,75-TL alacağın ödenmemesi üzerine .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibine, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili; davacı tarafın sözleşmenin varlığını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça davaya icra takibine temel dayanak olarak irsaliyeli faturalar olduğunu iddia etmiş ise de faturanın irsaliyeli olması sözleşmenin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacının fatura içeriği malları teslim ettiğini yazılı olarak ispat etmesi gerektiğini, hangi faturalardan dolayı alacaklı olduğu bilgisini belirtmediğini,taraflarına gönderilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, zira gönderilmiş olsaydı iade edileceğini,taraflar arasında faturaya dayalıalacak bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,tarafların ticari defter ve kayıtlarının bire bir eşleştiği, BA-BS formlarının da bire bir eşleştiği ana para alacağının 82.602,75-TL olduğu,dava değerinin 82.189,74-TL olup icra ile talep edilen tutardan 413,01- TL noksan olduğu, dava dilekçesinde 413,01- TLnin icra takibinde ödenen peşin harcın mahsubu olarak açıklandığı gerekçesiyle,takibe yapılan itirazın iptaline, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinin eksik ibraz edildiği tespit edildiğini, eksik defter ibraz eden taraf lehine delil değerlendirmesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin; BA-BS formları ve ticari defter kayıtlarını, teslim olgusunun varlığına delil kabul ettiğini, BA-BS formlarının, tek başına mal teslimini ispat etmediği,irsaliye, teslim alan yetkili kişi imzası, sevk belgesi gibi asli delillerin dosyada mevcut olmadığını, fatura, tek taraflı düzenlenen bir belge olup, karşı tarafça kabul edilmediği veya teslimle desteklenmediği sürece borcun varlığını ispata yeterli olmadığını, bilirkişi raporunda tarafların “hesaben mutabık” olduğu belirtilmişse de, bu tespitin hukuki değil, muhasebesel bir değerlendirme olduğu,alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava,açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura içeriğinin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmünü haizdir. Bilirkişi raporunda; Davacının envanter defteri sunulmadığından ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinde olup olmadığı değerlendirilememiş ,davalının 2024 yılı ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının takibe konu açık hesap bakiyesine konu olan 2024 yılı mart, nisan, mayıs aylarında düzenlediği toplam 157.602,75-TL bedelli olan 9 adet fatura karşılığında 75.000-TL ödeme aldığı, borç bakiyesinin her iki tarafın ticari defterlerinde 82.602,75-TL olarak kayıtlı bulunduğu, her iki yan BA-BS formlarının da uyumlu olduğu belirlenmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMKnın 222. maddesine bakmak gerekir.Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını,faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf soyut şekilde borcu olmadığını ileri sürmüştür. Davacının ticari defterleri eksik sunulduğundan davacı lehine delil olduğu kabul edilmese de; davacı alacağını davalının kanuna uygun ticari defterleri,BA formu ile kanıtlamıştır. Davalı vekilinin, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, alacağın kanıtlanamadığına ilişkin tüm istinaf sebepleri yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; açık hesap bakiyesine konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 82.602,75-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.614,38-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.403,60-TL harcın mahsubu ile kalan 4.210,78-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/03/2026