6. Ceza Dairesi 2010/13898 E. , 2012/3350 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, TEKİRDAĞ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2007 tarihli ve 2006/557 esas, 2007/89 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/04/2010 gün ve 2010/4430/24733 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 gün ve KYB 2010/100743 sayılı ihbar
**6. Ceza Dairesi 2010/13898 E. , 2012/3350 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, TEKİRDAĞ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2007 tarihli ve 2006/557 esas, 2007/89 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/04/2010 gün ve 2010/4430/24733 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 gün ve KYB 2010/100743 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 10/05/2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasından aynı Kanunun 31/3. maddesine göre 1/3 oranında yapılan indirim neticesinde 1 yıl 4 ay hapis cezası yerine 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz. Tekirdağ 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 6.3.2007 gün ve 2006/557-2007/89 sayılı kararında kanun yollarına başvuru yeri ve yönteminin usulüne uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı gibi kararın bu açıklamaları da içerir biçimde tebliğ edilmediği görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle hükmün, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvuru süresinin başlangıcı, başvuru şekli ve yöntemini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen temyiz yasa yoluna başvurulmaması durumunda hüküm kesinleşeceğinden, ancak bu durumda yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir. Tüm bu açıklamalar ışığında; kesinleşmeyen hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından; 1) Tekirdağ 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2007 gün ve 2006/557-2007/89 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2) Sanık savunmanına anılan karar, temyiz yasa yolu yöntemi ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belgeler ve sunarsa temyiz dilekçesi eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.