T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/593 KARAR NO : 2026/237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16.07.2024 NUMARASI : 2021/67 Esas, 2024/613 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 01/04/2011 (Kapatılan) Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayı dosyası DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 01/04/2011 İstanbul Anadolu 8.Asliye …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/593 KARAR NO : 2026/237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16.07.2024 NUMARASI : 2021/67 Esas, 2024/613 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 01/04/2011 (Kapatılan) Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayı dosyası DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 01/04/2011 İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas, 2013/109 Karar sayılı dosyasında DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 19/10/2012 Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen Kadıköy 2. ATM'nin 2011/296 Esas sayılı davasının kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2013/391 Esas sayılı dosyasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, asıl davada davacı ... Limited Şirketi, birleşen Kadıköy 2. ATM'nin 2011/296 dosyasında davacı ... ... Limited Şirketi ile birleşen İstanbul Anadolu 8 ATM'nin dosyasında davalılar...Ltd. Şti., ...Ltd Şti ve ... vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı ... Ltd. Şti. vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihracatçı olarak İzmir Serbest Bölgesinde davalıya sattığı medikal malzeme faturalarından kaynaklanan 77.623,10 USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla Ankara 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine dosyanın gönderildiği Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini, itirazında ödeme iddiasında bulunan davalının bunu kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davalının Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... .... Ltd. Şti. vekili, savunmasında özetle; müvekkilin borcu bulunmadığını, ... ... .... Ltd. Şti. ve müvekkili şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğunu ve işlerin aynı işyerinden yürütüldüğünü, bu nedenle davanın Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, ... ... .... Ltd. Şti. tarafından yapılan ödemelerin esasında ....... Ltd. Şti. hesabından yapıldığını, her iki şirketin ödeme ve kayıtlarının karıştığını, ancak davacının düzenlediği faturaların incelenmesi hâlinde bu borçların ödendiğinin anlaşılabileceğini, şu ana kadar her iki şirketin yaptığı ödemelere itiraz etmeyen davacının, müvekkili ile ihtilafa düştükten sonra bayilik sözleşmesini iptal ederek bu davayı açtığını savunarak, davanın reddi ile %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep dava etmiştir. Birleşen Kadıköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyasında davacı ... Ltd. Şti. vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ihracatçı olarak davalıya medikal malzeme satığını, davalının ödemediği 50.799,00 USD cari hesap alacağınn tahsili için Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2011/746 sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik yetki itirazı üzerine dosyanın gönderildiği Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasından ödeme emri gönderildiğini, davalının borcun büyük bir kısmını ödediği iddiası ile itiraz ettiğini ileri sürerek, Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyasında davalı ... ... .... Ltd. Şti. vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ile asıl davada davalı ... .... Ltd. Şti.'nin ortaklarının aynı olduğunu ve şirketlerin muhasebesinin aynı muhasebeci tarafından yürütüldüğünü, ödemelerin zuhulen ....... Ltd. Şti. hesaplarından yapıldığını, bu sistemin davacı şirketçe bilindiğini, davacının bunu bilmediğini iddia etmesi halinde yapılan ödeme kadar sebepsiz zenginleştiğini, davacının düzenlendiği fatura borçlarının eksiksiz ve düzenli şekilde ödendiğini, ancak bir kısım ödemelerin ....... Ltd. Şti. hesaplarından yapılması nedeniyle dava dosyasının Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/287 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ve ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddi ile %40'dan az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasında davacı ... .... Ltd. Şti. vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ... Ltd. Şti. ile 01.02.1999 tarihinde üç yıllık bayilik sözleşmesi akdettiğini, sözleşmenin süresinin sona erdiğini, ancak feshe ilişkin 4. madde uyarınca, taraflarca üç ay önce yazılı şekilde feshi ihbar edilmedikçe sözleşmenin aynı şartlarla üç yıl uzayacağının düzenlendiğini, buna rağmen davalı ... Ltd. Şti.'nin müvekkiline herhangi bir ihtarname keşide etmeden sözleşmeyi feshettiğini, feshe ilişkin kendilerine bilgi verilmeden 31.10.2011 tarihinde, davalı şirketlere ait www...com sayfasında yayınlaması ile müvekkilinin fesihten haberdar olduğunu, fesihten sonra da davalıların, müvekkilinin "..." markalı ürünlerini kötüleyici SMS'leri müşterilere gönderdiklerini, davalıların fesih süresine uymadan ve yazılı bildirimde bulunmadan sözleşmeyi tek tarafı feshetmeleri, müvekkilinin portföyünü haksız şekilde ele geçirerek kullanmaları, müvekkilinin müşterinin güvenini zedeleyici SMS'ler göndermelerini ve müşterilerin farklı adreslere yönlendirilmesi ile müvekkili şirketin bayiliğini yaptığı yeni markası olan ... markalı ürünler için açtığı davanın 17. ATM'nin 2011/282 Esasında görüldüğünü, davalının fesih beyanı ile birlikte müvekkilinin UBB kaydını kapatarak davalıdan tıbbi malzeme alımının engellendiğini, bayilik sözleşmesinin feshi ile bayinin elinde kalan ürünlerin satılamayacak olması nedeniyle, müvekkilinin elinde kalan ürünlerin iade alınarak ödenen paranın tahsili gerektiğini, fesih ile ürünlerin bayi tarafından satılamayacağının bildirilmesine rağmen ürünlerin geri alınmadığını, yeni malzeme satımının durdurulması nedeniyle müvekkilinin müşterilerinin tıbbi ürün ihtiyaçlarını ve resmî reçeteleri işleme koyamadığını, oysa müvekkilinin elinde bulunan davalı şirkete ait ürünlerin bedelinin ödendiğini, davada bu bedelin talep edildiğini, davalıların bedeli ödemediği gibi ürünleri de almadıklarını, müvekkilinin deposunda bulunan ürünlerin sayımının yapılarak bedellerinin iadesi için Kadıköy 10. Noterliğinin 01.02.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, sonuç alınmaması üzerine bu kez Kadıköy 10. Noterliğinin 01.03.2011 tarihli ihtarı ile iade faturaları için ihtarname keşide edildiğini, davalı .... Şti.'nin Anakara 54. Noterliğinin 22.04.2011 tarihli ihtarı ile faturaları iade ettiğini, sözleşmenin feshine rağmen satılan malzemelerin iade alınmaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilin deposunda bulunan davalılara ait malların sayımının yapılarak iadesine, şimdilik ürün bedeli olan 10.000,00 USD'nin, fesin tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasında davalılar ...Ltd. Şti., ... .... Ltd. Şti. ve ...-...vekili, savunmasında özetle; ...Ltd. Şti. ile davacı arasındaki 01.02.1999 tarihli bayilik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, feshin haklılığı olgusunun başka davaların konusunu oluşturması nedeniyle buna ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmayacağını, sözleşme devam ederken davacının dava dışı bir şirketle el altından iş birliği yaparak "...' markalı ürünleri sattığını, sözleşmenin davalının kusuru nedeniyle feshedildiğini, sözleşme çerçevesinde davacının elinde bulunan ürünlerin iade edilemeyeceğini, davacının kusurlu eylemlerinin sonuçlarına katlanması gerektiğini, medikal ürünlerin kullanım süreleri dolmadan tüketilmesi gerektiğini, süresi geçen ürünlerin ekonomik değeri kalmayacağını, bu ürünlerin uygun şartlarda saklanıp saklanmadığının da bilinmediğini, ürünlerin bozulup bozulmadığının ancak ambalajının açılarak kontrol edilebileceğini, sözleşmenin sadece ...Limited Şirketi ile yapılmasına rağmen diğer iki davlının da davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, ...-...'in gerçekte varolan bir tüzel kişilik olmamasına rağmen davalı olarak gösterildiğini, dava dilekçesinin özensiz hazırlandığını, bir kısım ibarelerde davalı, bir kısım ibarelerde ise davalılar teriminin kullanıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 13.06.2017 tarihli ve 2011/287 Esas - 2017/564 Karar sayılı ilamı ile 2011/287 Esas sayılı asıl davanın kabulüne, Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline, birleştirilen Kadıköy 2. ATM'nin 2011/296 Esas sayılı davasının kabulüne, birleştirilen İstanbul Anadolu 8 ATM'nin 2013/491 Esas sayılı dosyasının davalı ... Ltd.Şti yönünden esastan; davalılar ... ve ...-... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu kararı, asıl ve Kadıköy 2. ATM'nin 2011/296 Esas sayılı dosyasının davalısı, birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2013/491 Esas sayılı dosyasının davacısı .... ve Limited Şirketi vekili istinaf etmiştir. İstinaf İncelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2018/3727 Esas, 2018/2205 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, mahkemece kaldırma kararından sonra inceleme ve araştırma yapılarak, eldeki istinaf incelemesine konu kararın verildiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce BAM ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, davacı tarafın yapılan ihtara rağmen 2007 yılı defterlerini sunmadığı görülmekle, ....... Ltd. Şti.'nin... Bankası Rıhtım Kadıköy Şubesi aracılığı ile ... .... Ltd. Şti.'ne 23/08/2007 tarihli ... gümrük beyanname no, 22/08/2007 tarihli 18035 fatura açıklamasıyla 27/12/2007 tarihinde 47.187,00 USD ithalat bedeli transfer edilmiştir. Ancak, davalı ... .... Ltd. Şti. davacıya olan borcunu kesin delil niteliğindeki banka dekontu ile ispatladığı halde, davacı ... Ltd. Şti bu paranın kendisine ödenmediğini kesin bir delille ispatlayamamaktadır. Davalının borçlu olmadığına ilişkin iddiasını kesin delil olan banka dekontuna dayanmaktadır. 47.187,00 USD'lik ödeme yönünden Kadıköy 8.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden mahsubu ile takibin 30.436,10 USD yönünden devamına karar verilmiştir. ... ... Ltd Şti'den ise; 50.799,00 USD cari hesap alacağı olduğu tespit edilmiştir. ....... Ltd. Şti.'nin iadeye konu edilen tibbi ürünlerin bulunduğu deposuna mahkeme heyeti ile birlikte, davaya konu ürünler üzerinde sayım ve inceleme yapmak amacıyla gidilmiştir. Aynı bilirkişi raporunda, sayılan ürünler, malı bilirkişiler tarafından malı açıdan değerlendirilesi için ürün kodları ile listelenip, bilirkişi heyetinin diğer üyelerine gönderilmiştir. Yapılan incelemede, raporda yer alan ürünlerin ürün kodlarına göre miktarları ve kullanılabilir vaziyette olduğu tespit edilmiştir. 29.04.2022 tarihli raporda teknik yönden yapılan inceleme neticesinde depoda bulunan ürünlerin sayım neticesi miktarlarına yer verilmiş ve bu miktarlara göre, 01/03/2011 tarihi itibariyle keşif mahallindeki ürünlerin KDV hariç toplam tutarı 123.951,87 USD olarak hesaplanmıştır. Dosyaya sunulu 21.11.2022 tarıhli 2. Ek raporda, Sektör bilirkişisi tarafından, 01.03.2022 tarihinde yapılan ve listeye alınan malzemelerin tamamının kullanılabilir, günü geçmemiş malzemeler olduğu ifade edilmiştir. 01/03/2011 tarihi itibariyle son kullanma tarihleri geçmemiş ürünlerin iade hakkı bulunduğu gözetilerek 29.04.2022 tarihli raporda listelenen ürünlerin davacı tarafından davalıya iadesine, raporun icra aşamasında kullanılmak üzere kararın eki sayılmasına, 123.951,87-USD bedelin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ...... Ltd. Şti ve ... yönünden davanın pasif husumet yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '...Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine göre, yukarıda yer verilen hukuk kuralı gereği Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymanın zorunlu olduğu, Mahkemece bu yönde yapılan inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verildiği, yabancı para alacağına ilişkin davalarda; hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin tespitinde hüküm altına alınan veya reddedilen yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığının dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla (Y.3 HD. 2023/5352 esas, 2024/328 karar sayılı ilamı) dava tarihindeki, kur esas alınarak yargılama giderlerine hükmedilmiştir. (Mahkememizin 2011/287 Esas sayılı dosyası yönünden dava değeri itibariyle itirazın kısmen iptaline hükmedilmiş, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına gerekçede değinilmiştir. Birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/296 Esas sayılı dosyası yönünden takipte talep edilen işlemiş faiz dava konusu yapılmadığından itirazın kısmen iptaline dair hüküm kurulmuştur.)..." gerekçesiyle 2011/287 Esas numaralı asıl davanın kısmen kabulü ile davalının kapatılan Kadıköy 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin 30.436,10 USD asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince uygulanacak faiz ile devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline; birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı davasının davanın kabulü ile davalının kapatılan Kadıköy 8. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 50.799,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince uygulanacak faizi ile devamına, alacağın %40'ı olan 32.336,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline; birleştirilen İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyası yönünden 29.04.2022 tarıhli raporda, sektör bilirkişisi tarafından 01.03.2022 tarihinde yapılan ve listeye alınan ürünlerin davacı tarafından davalıya iadesine, 123.951,87 USD'nin tahsil tarihindeki karşılığının dava tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesindeki faiziyle birlikte davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar ... ...Ltd. Şti. ve ...- ...'e yönelik davaların pasif husumet yönünden reddine, 29.04.2022 tarihli raporun kararın eki sayılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen Kadıköy 2.ATM'nin 2011/296 Esas sayılı dosyasındaki davacı ... Ticaret Limited Şirketi ile birleşen İstanbul Anadolu 8.ATM'nin 2013/491 Esas sayılı dosyasında davalı olan aynı şirket ile diğer davalılar ...Limited Şirketi ve ...-... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen Kadıköy 2.ATM'nin dava dosyasında davacı, birleşen İstanbul 8.ATM'nin davasında davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;... ...Ltd.Şti.'nin asıl ve birleşen davalarda, satılan malzeme bedellerine ilişkin bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davası açtığını, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasında ise birleşen dosya davacısının, müvekkili ...Ltd. Şti. ile olan bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiası ile bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinden aldığı malzemelerin iadesi ile malzeme bedellerinin tazminin talep edildiğini, mahkemenin 13.06.2017 tarihli kararı ile asıl ve birleşen Kadıköy 2. ATM'nin davalarının kabulüne, davalıların itirazlarının iptaline, birleşen Anadolu 8.ATM'nin davasının reddine karar verildiğini, müvekkilinin hukuki yararı bulunmadığından bu kararın istinaf edilmediğini, kararın asıl ve birleşen Kadıköy 2. ATM dosyasının davalıları ile birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM dosyasının davacısı tarafından istinaf edildiğini, kararın İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2018/3727 Esas sayılı dosyasında hatalı gerekçe ile kaldırıldığını, kaldırma kararında asıl ve birleşen Kadıköy 2. ATM'nin dosyasındaki davalılar yönünden davalı vekilinin 47.187,00 USD'lik ödeme iddiasının dikkate alınması, İstanbul Anadolu 8. ATM dosyası yönünden ise, ilk derece mahkemesi gerekçesinde bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği benimsendiği için birleşen dosya davacısının keşif talebi gereğince mahallinde keşif yapılarak iade faturasının düzenlendiği 01.03.2011 tarihi itibarıyla depodaki malların fatura ile kıyaslanıp, fatura tarihi itibarıyla söz konusu mallardan son kullanma tarihi geçmeyen ürünlerin iade hakkı bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kaldırıldığını, kaldırma kararı hatalı olmakla birlikte sonrasında yapılan tespit ve değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, karar sonrası mahkemece denetime elverişli bir inceleme yapılmadığını, Birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM dosyası yönünden, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve sözleşmedeki düzenleme gereğince, davacının malların iadesini talep edemeyeceğini, feshin haklı olup olmadığı konusunda başka bir davada feshin haklı olduğuna ve stoktaki malların iadesinin talep edilmeyeceğine karar verildiğini, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan bir uyuşmazlıkta yeniden farklı bir karar verilemeyeceğini, iade faturasının bayilik sözleşmesinin tarafı olmayan başka bir şirkete kesilmesi ve iade talebinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmemesi, iadeye konu malların müvekkili şirketten alınan mallar olup olmadığının incelenmemesi, diğer itirazlar ile zamanaşımı itirazımızın dikkate alınmaması nedenleriyle eksik inceleme yapıldığını, Asıl ve birleşen Kadıköy 2. ATM'nin dosyası yönünden ise, alacağın cari hesaba dayalı olduğu, davalıların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, ileri sürülen ödeme iddiasının cari hesaptan mahsup edilip edilmediğinin incelenmediği yönündeki itirazların dikkate alınmadığını, alınan raporlarda itirazlarının değerlendirilmediğini ve sözleşmenin feshinin haklı olduğu ile stoktaki malların iadesinin talep edilemeyeceğine dair İstanbul 7. ATM'nin ilamının görmezden gelindiğini, birleşen dosyada ıslah tarihi itibarıyla on yılı geçen talebinin zamanaşımına uğradığını, Birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2013/491 Esas sayılı dosyası yönünden; ...Ltd.Şti. ile müvekkili ...Ltd.Şti. arasındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/362 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alındığını, davacının bu davada feshin haksız olduğu iddiasıyla stoktaki malların fesih nedeniyle iade alınması ve bedelinin ödenmesi gerektiği talebiyle 10.03.2011 tarihinde tazminat talepli dava açıldığını, bu davanın daha önce karara bağlandığını ve İstanbul 7. ATM'nin, davacı ... ... ...Ltd.Şti'nin şirket çalışanlarının sahte reçete ve raporlar düzenleyerek SGK ya sunduklarının Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/139 Esas sayılı dosyası üzerinden tespit edilerek çalışanlarının ceza aldığı, davacı şirketin adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında, acentelik sözleşmesine göre müvekkilinin menfaatlerini koruma yükümlülüğüne, vekaleti iyi bir suretle ifa yükümlülüğüne ve basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçeleriyle feshin haklı olduğuna karar verildiğini, esasen davacının henüz bayilik sözleşmesi ayakta iken dava dışı bir şirketle işbirliği yaparak bayilik sözleşmesine ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı bir şekilde başka bir marka ürünü el altından satmasının da sözleşmenin feshinin haklı olduğunu ortaya koyduğunu, Sözleşmenin TTK'ya göre acentelik sözlemesi ve TTK'nın 122/5. maddesine göre tek satıcılık sözleşmesi hükmünde olduğunu, sözleşmede stok yapma yükümlülüğü getirilmediği gibi, sözleşmenin 3.10. Maddesinde açıkça bayinin satın aldığı malların elinde kalması hâlinde bu malların iadesini talep edemeyeceği, bu emtia ile ilgili tazminat talebinde bulunamayacağı düzenlemesi yapıldığını, bu nedenle bayinin ancak satabileceği kadar mal alması, stok yapmaması istenildiğinden, yasal düzenlemeler ve sözleşme gereğince bayinin stoktaki malların iade alınmasını isteyemeyeceğini, bu nedenle de elinde kalan mallar için tazminat talep edemeyeceğinden bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki 01.02.1999 tarihli bayilik sözleşmesinin süresinin 4.1. maddesinde üç yıl olarak belirlendiğini, üç ay öncesinden bildirimde bulunulmaması hâlinde sözleşmenin üç yıl daha uzatılacağını, buna göre ticari ilişkinin 2006 yılında sona erdiğini, 2006 yılından beri taraflar arasında mal alışverişi olmadığını, davacının dava konusu ettiği iade faturalarının başka bir ticari şirkete düzenlendiğini ve 2011 yılına ait olduğunu, müvekkili ...Ltd. Şti.'nin iade faturası ile bir ilgisi bulunmadığını ve faturanın muhatabı da olmadığını, fatura konusu malların bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin sattığı mallar olup olmadığının da belli olmadığını, tarafları ve konusu aynı olan yargılamada verilen kararın ve sözleşme hükümlerinin görmezden gelinerek bu yöndeki itirazların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, Bayilik Sözleşmesinin 3.10. maddesi gereğince, davacının stoktaki malların iadesini veya bedelini isteyemeyeceğini, incelemede bayilik sözleşmesi hükümleri dikkate alınmadığı gibi, ürünlerin son kullanma tarihlerinin de incelenmediğini, bu maddeye göre davacının stok yapma yükümlülüğü olmadığını, satamadığı malların iadesini isteyemeyeceğini, bu mallarla ilgili tazminat talep edemeyeceğini, taraflar arasında 2006 yılından sonra mal alım satımı olmadığını, sözleşme ayakta iken davacının dava dışı firmalara ait başka marka ürünleri satması, sözleşme ve bayilik yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2006 yılında kesildiğini, bu nedenle iadeye konu malların müvekkilinden alınıp alınmadığının belli olmadığını, iade faturasının dahi sözleşmenin tarafı olan müvekkiline kesilmediğini, kaldırma sonrası alınan raporda da ürün kodları ve markaları belirtilerek söz konusu malların müvekkiliminden alınıp alınmadığı ve her biri için son kullanma tarihinin ne zaman dolduğunun denetime elverişli bir şekilde incelenmediğini, genel olarak bu ürünlerin son kullanma tarihi geçmeyen ürünler olduğunun belirtilerek geçiştirildiğini, Davacının 2006 yılından önce aldığı malları satamaması, bunların elinde kalması nedeniyle tazminat talep etmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, stok yapma yükümlülüğü olmadığı gibi, aksine, sözleşmenin 3.10. maddesine göre elde kalan malların iadesi ve bu nedenle tazminat talep edilemeyeceğini, bu düzenlemenin görmezden gelinmesinin yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki bu malların müvekkilinden alınmadığını, faturanın müvekkili adına düzenlenmediğini, bunların bir an müvekkilinden alındığı düşünülse dahi beş yıl müddetle malları satmayıp elinde tutan ve beş yıl sonra bunların iadesini talep eden davacının talebinin sözleşmenin 3.10. maddesine aykırı olduğu gibi, TTK'nın 109. maddesinde düzenlenen bayinin borçlarına ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, Birleşen dosya davacısının iddia ettiği iade faturası bayilik sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü bir kişiye düzenlenerek gönderildiğini, usulüne uygun bir iade ve iade faturası düzenlenmediğini, bayilik sözleşmesinin davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanmasına rağmen iade faturalarının sözleşmenin tarafı olmayan ... Ltd. Şti. adına düzenlenerek tebliğ edildiğini, faturaların anılan şirketçe Ankara 54. Noterliğinin 22.04.2011 tarihli ihtarı ile iade edildiğini, sözleşmenin akidi adına düzenlenmiş iade faturası bulunmadığını, depodaki malların son kullanma tarihinin iade faturası tarihi olan 01.03.2011 itibarıyla geçip geçmediğinin incelenmediğini, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiye düzenlenen fatura tarihinin incelemeye esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkemenin kararına aykırı şekilde dava tarihi yerine fatura tarihi itibariyle inceleme yapıldığını, medikal malzemenin son kullanma tarihleri ile kullanılıp kullanılmayacağının incelenmesi gerektiğini, Islah tarihi itibarıyla davacının alacak talebinin zamanaşımına uğradığına ilişkin talep hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, davacının 19.10.2012 tarihinde 10.000 USD üzerinden dava açtığını, rapordan sonra 14.06.2024 tarihinde ıslah ile talebini 113.951,87 USD artırarak 123.951,87 USD’ye çıkarttığını, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, UYAP ortamından haricen görülen ıslaha karşı 10.07.2024 günü UYAP üzerinden zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, alacağın TBK'nın 147 ve TTK'nın 121 ve devamı maddeleri gereğince en fazla beş yılda ileri sürmesi gerektiğini, ıslah tarihine kadar beş ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, Hüküm altına alınan alacağın yerinde olmadı gibi alacağa işletilen faizin, faizin başlangıç tarihinin ve yargılama giderlerinin düzenlendiği hükmün 3.A ve 3.B maddelerinin de hatalı olduğunu, alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davacının malların iadesi karşılığında alacağa hak kazanacağını, malların iade edilmemesi ve hatta usulüne uygun bir iade faturası düzenlenmemesi karşısında, alacak bulunsa bile bunun malların iadesi hâlinde talep edilebileceğini, karardan sonra davacının malları iade etse dahi malların tamamının son kullanma tarihlerinin geçmiş olacağını, birlikte ifada öncelikle malların iadesinin gerektiğini, ürünler teslim edilmediği sürece faiz istenemeyeceğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ve müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatları da dikkate alındığında ilk derece mahkemesince teslim gerçekleşmeden faize hükmedilmesi ve bununla birlikte müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki alacağın 10.000 USD’sine dava tarihinden,113.951,87 USD’sine ıslah tarihinden tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, Hükmün 3 nolu bendinde önce malların iadesine hükmedildikten sonra, bedelin tazminine kararı verilmiş ise de hükmün mevcut hâliyle infazda tereddüt uyandıracağını ve hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiğini, zira malların iadesinden sonra müvekkilinin ödeme yükümlülüğü doğacağını, infazda tereddüt yaşanmaması için, 3 nolu bendin malların iadesi hâlinde bedelin ödenmesine şeklinde düzeltilmesi gerektiğini, Asıl ve birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyaları yönünden ise; asıl davada ... ...Ltd.Şti. ile davalı arasındaki alım satım ilişkisinden kaynaklı 77.623,10 USD cari hesap borcunun tahsili için Kadıköy 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davası açıldığını, taraflar arasında alım satımdan kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin 2008 ve sonrası defter ve kayıtları, bakiye cari hesap alacağının varlığını ortaya konduğunu, bu tarihin eski olması nedeniyle müvekkilinin bu yıl defterlerini sunamadığını, davalının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması nedeniyle delil kabiliyeti olmadığının ilk kararda tespit edildiğini, kaldırma kararında ise davalının 24.08.2007 tarihli 18035 sayılı fatura açıklaması ile davacıya, banka kanalıyla 47.187,00 USD ödeme yaptığı gözetilerek inceleme yapılmasına karar verildiğini, kaldırma sonrası sadece ödeme dekontu dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, cari hesaba dayalı olan ilişkide, cari hesap alacağının dikkate alınması gerektiğini, kaldı ki davalının 47.187,00 USD ödeme için İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatmasına rağmen bir yandan da bunun mahsubunu istemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin mahsup talebi ile karşılaştığı gibi borcu icra sonucu ödeme ile de karşı karşıya kalacağını, İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyasındaki aleyhe olan tespit ve değerlendirmeleri kabul etmemekle birlikte alacağın karar tarihindeki kur karşılığı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden vekalet ücreti tayininin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkilinin asıl ve birleşen davalarının kabulüne, müvekkilinin davalı olduğu birleşen davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı- birleşen Kadıköy 8.ATM'nin dosyasında davacı .... Ltd. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, müvekkili ile davacı/ birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 01.02.1999 tarihli bayilik sözleşmesinin birleşen dosyada davalı ... Ltd. Şti. tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, feshin haklılığının geçerli delillerle kanıtlanmadığını, önceki istinaf kararında da bu hususun kabul edildiğini, 30.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda bu bu hususların belirlendiğini, raporunun 5. sayfasında yer alan ve 11.07.2014 tanzim tarihli rapora atıf yapılan değerlendirme kısmında sözleşmenin haksız feshedildiğinin belirlendiğini, sözleşmenin haksız feshi ile müvekkilinin zarar uğratıldığını, müvekkilinin elinde kalan ürünlerin iade alınmadığını, müvekkilinin bu ilaçları satma konusunda yetkisi bulunmaması nedeniyle zarara uğradığını, ilacın satılması için Ulusal Bilgi Bankasında o ürünün satışının yapılması için yetkilendirilmesi gerektiğini, ürünün satışının yapılmasına yetki verilmemesi hâlinde ürünün satılamayacağını, sözleşmenin 3.4 maddesine göre müvekkilin kesin sipariş verme ve stok yapma yükümlülüğü bulunduğunu ve bir kısım raporlarda bu hususun belirlendiğini, malların tek ithalatçısının birleşen davada davalılar ...Ltd. Şti., ... .... Ltd. Şti. ve ... ... olduğunu, sunulan belgelerden birleşen davadaki davalıların ithalat konusunda tek yetkili olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin bayilik sözleşmesi kapsamında bu ürünleri alarak üçüncü kişilere satabildiğini, istinaf kararında da iade hususunun kabul edildiğini, stokların iadesinin istinaf kararına uygun olduğunu, müvekkilinin borcunu ödediğini kanıtladığını, mahkemece edimlerin birlikte ifasına karar verildiğini, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin ıslahla ileri sürülemeyeceğini, bu hususun iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu, Yargıtay 4.HD'nin 03.04.2012 tarih ve 2011/2245 Esas 2012/5545 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, müdeabihin ıslah yolu ile artırılmasının ek dava niteliğinde olmayıp, dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olması, yasada ayrıca düzenlenmesi ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle, ıslahın ek dava olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle de davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı definin ıslaha karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/287 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyaları, davacı ...Limited Şirketi tarafından, .... Limited Şirketi ve ... ... Limited Şirketi aleyhine başlatılan takipten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyası ise asıl davada davalı olan .... Limited Şirketi tarafından, ...Limited Şirketi, Di -Do Medikal Limited Şirketi ve ... aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/296 Esas sayılı dosyasının kabulüne, birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasının kabulüne, davacının elinde bulunan emtiaların iadesi ile 123.951,87 USD'nin davalı ... Limited Şirketinden faiziyle birlikte tahsiline, diğer davalılar yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyasında davacı ... Limited Şirketi ile birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasında davalılar olan ... Limited Şirketi, ...Limited Şirketi ve ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Asıl davada davacı .... Şti vekili, müvekkilinin davalı ... ... .... Ltd.Şti'ne değişik ebat ve miktarlarda medikal malzemeler sattığını, müvekkilinin ticari kayıtlarına göre davalı şirketten 77.623,10 USD cari hesap alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı .... Şti. vekili birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 esas sayılı doyasında, müvekkilinin davalı ... ... .... Ltd. Şti.'ne değişik ebat ve miktarlarda medikal malzemeler sattığını, müvekkilinin ticari kayıtlarına göre davalıdan 50.799,00 USD cari hesap alacağı bulunduğunun anlaşıldığı, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ... ... Ltd. Şti. vekili birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasında, müvekkilinin davalılardan ...Ltd. Şti ile 01.02.1999 tarihli üç yıl süreli bayilik sözleşmesi akdettiğini, ancak davalının herhangi bir ihtarname keşide etmeden sözleşmeyi feshettiğini, bu durumu internet sitesinden ögrendiklerini, müvekkilinin deposunda davalıya ait satılmayan malzemelerin bulunduğunu, bu malzemelerin sayımının yapılarak iade alınması için davalıya 01.02.2011 tarihli ihtarnameyi gönderdiklerini, ancak sonuç alamadıklarını, müvekkilince düzenlenen iade faturalarının 01.03.2011 tarihli ihtarname ile gönderildiğini, ancak davalılardan ... Ltd. Şti.'nin bu faturaları cevabi ihtarname ile iade ettiğini ileri sürerek müvekkiline ait depoda bulunan davalı şirkete ait malların sayım ve tespitinin yapılarak iadesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ürün bedelleri olan 10.000 USD'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren avans faiziyle müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili daha sonra talebini ıslahla artırmıştır. Davalı ... ... . Ltd. Şti vekili, asıl davada, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili ile ... ... Ltd. Şti.'nin ortaklarının aynı olup aynı işyerinde faaliyet gösterdiklerini, adı geçen ... ... Ltd. Şti. hakkında da Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davalıların birleştirilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... .... Ltd. Şti. vekili, birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 esas sayılı dosyasında, müvekkili ile ..... Ltd. Şti.'nin ortaklarının aynı olduğunu, ödemelerin zuhulen yapılan bir ödeme olarak ... Ltd. Şti. hesaplarından davacıya yapıldığını, işbu dosya ile Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/287 esas sayılı dosyasının birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalılar ...Ltd. Şti, ... .... Ltd. Şti ve ... vekili, birleşen İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasında, müvekkillerinden ...Ltd. Şti tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşmeye aykırı biçimde ... markalı ürünlerin el altından satışını yaptığını, davaya konu ürünlerin medikal ürünler olup kullanım süreleri dolmadan hastalara ulaştırılıp tüketilmesi gerektiğini, ürünlerin ne zamandan beri depoda oldukları, saklama koşullarının, bozulup bozulmadıklarının belli olmadığını, ayrıca diğer iki müvekkilinin sözleşmede taraf sıfatlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince verilen 13.06.2017 tarihli karar ile asıl ve birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyasında, davacının asıl ve birleşen dava dosyalarının davalıları yönünden ayrı ayrı hesap tuttuğu, ödemeleri ayrı ayrı kaydettiği, davalıların ödeme savunmasını ispat edemediği, birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 esas sayılı dosyası yönünden ise bu davanın davalısı ...Ltd. Şti.'nin bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı, davacının sözleşmenin fesih tarihi itibariyle deposundaki malların iadesini istemiş ise de, buna ilişkin bir tespit yaptırmadığı, tek taraflı düzenlediği iade faturalarının davalılarca kabul edilmediği, davacının ticari defter kayıtlarının usulüne uygun olmadığı, kesin süre içinde muavin kayıtlarının sunulmadığı, iade mallara ait envanter kayıtları olarak sunulan dökümlerin ise ticari defterler usulüne uygun tutulmadığından defter kayıtlarıyla karşılaştırılamayacağı gibi, söz konusu malların davalıdan alınan mallar olup olmadığının tespitinin bu aşamada mümkün olmadığı, diğer davalılar ... Ltd. Şti ile ...'ın da sözleşmede taraf olmadıkları, dolayısıyla adı geçen davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, birleşen Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 esas sayılı davasının ise davalı ... Ltd. Şti yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Asıl davanın davalısı, birleşen Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 esas sayılı dosyasının davalısı ve birleşen İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 esas sayılı dosyasının davacı vekili kararı istinaf etmiştir. İstinaf başvurusunu inceleyen İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi 2018/3727 Esas sayılı dosyasında, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. HMK'nın 353/1a.6 maddesine göre, maddede sayılan durumlarda bölge adliye mahkemesinin esası incelemeden kararı kaldırma ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya yargı çevresinde uygun göreceği başka bir mahkemeye dava dosyasını gönderme konusunda kesin karar verme yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi, kaldırma kararında işin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılamayacaktır. Zira istinaf incelemesi sonucu kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verilmekte ve bu karara karşı mahkemenin direnme hakkı bulunmamaktadır. Diğer yandan kaldırma kararı onama veya bozma niteliğinde de olmayıp, işin esasına ilişkin inceleme yapılarak kaldırılan hükmün kısmen onanması veya usulü kazanılmış hak oluşturulması da usul hukukuna aykırı olacaktır. Bu nedenle BAM 16. HD'nin kaldırma kararında feshin haklı veya haksızlığının tartışılmasının ve sonuçta feshin haksızlığının tespiti ile kararın kaldırılmasının taraflar açısından usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı açıktır. Bu nedenle, 16. HD'nin kaldırma kararında işin esasına dair yaptığı değerlendirmeler dikkate alınmaksızın Dairemizce tarafların delilleri, sözleşmeler ve dosya kapsamı dikkati alınarak taleplerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalarda davacı olan ...Limited Şirketinin asıl ve birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyasına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Davacının 2008 yılı öncesine ilişkin ticari defter ve belgelerini saklama süresinin dolması nedeniyle sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece eldeki deliller ve cari hesap ilişkisine göre alacak miktarının belirlenmesi yerindedir. Zira bu tür bir davalarda emtianın teslim edildiğini ve alacak miktarının ne olduğu hususunun HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesine göre davacı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Davacı, kendi kayıtlarına göre daha fazla alacağı bulunduğunu ispat edemediği gibi davalı defterlerinden de daha fazla bir alacağının bulunduğu tespit edilememiştir. Davacının, davalıların bir yandan borcu mahsup ettiği bir yandan da İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında cari hesap alacağı için takip başlatıldığı ve müvekkilinin tekrar ödeme yapmak zorunda kalacağına ilişkin istinaf başvurusu da yerinde değildir. Zira icra takibine itiraz sonucu açılacak itirazın iptali davası veya menfi tespit davasında, o dosyadaki alacaklı ve bu dosyadaki borçlunun mahsup ettiği alacağı yeniden talep ettiğinin ileri sürülmesi hâlinde mahkemece bu dosyadaki delillerin de değerlendirilerek bir karar verileceğinden, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin asıl ve birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyalarına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı dosyasında davalılar vekilinin istinaf başvurusunun incelemesinde: Yukarıda açıklandığı gibi, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sırasında HMK'nın 353/1.a.6. maddesine göre verilen kaldırma kararında davanın esasına ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün olmayıp, bu karar kapsamında esasa dair yapılan değerlendirmeler taraflar yararına veya aleyhine usuli kazanılmış hak yaratmayacağından; feshin haklılığı ve hukuki sonuçlarına dair değerlendirmenin ve bayilik sözleşmesi kapsamında alınan malların iadesi talebinin dosya kapsamındaki delillere göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Asıl davada davalı ve birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2013/491 Esas sayılı dosyasında davacı olan .... Limited Şirketi ile birleşen bu davada davalı olan ...Limited Şirketi arasında 01.02.1999 tarihli Bayilik Sözleşmesi düzenlenmiştir. Anılan sözleşmenin konusu, bayilik veren ...Limited Şirketi'nin ürettiği, satın aldığı veya ithal ettiği malların bayi tarafından satın alınması olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin süresi, imza tarihinden başlamak üzere üç yıl olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin bitmesinden üç ay önce sözleşmenin feshinin yazılı olarak bildirilmemesi hâlinde sözleşmenin aynı şartlarla üç yıl daha uzayacağı 4. maddede kabul edilmiştir. Sözleşmenin 4. maddesinde, bayinin süre sonunda yapacağı feshin geçerli olabilmesi için, bayinin borcu bulunmadığı konusunda tarafların mutabakatı gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, davalı tarafından, ekranın kapatılarak eylemli şekilde 31.01.2011 tarihinde feshedilmiştir. Fesih ihtarı yapılmamış, davalı ... Limited Şirketinin internet sitesi üzerinden bayiye duyurulmuştur. Bayi olan ...ve ... Limited Şirketi tarafından ...Limited Şirketine gönderilen Kadıköy 10. Noterliğinin 01.02.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile 01.02.1999 tarihli sözleşmenin üç yıllık sürede feshedilmemesi nedeniyle uzadığı, 31.01.2011 tarihinde hizmet verilmesinin durdurulduğu, bu nedenle bayinin kaybının oluştuğu, sözleşmenin 3. maddesine göre siparişlerin gönderilmesi ve stokta bulunan malların fesih nedeniyle iade alınması talep edilmiştir. Bayi tarafından düzenlenen 01.03.2011 tarihli fatura ise sözleşmenin tarafı olan ...Limited Şirketi yerine ... Ltd Şti. için düzenlenmiştir. Fatura borçlusu olarak gösterilen şirket sözleşmenin tarafı değildir. Bu nedenle .... Şirketince Ankara 54. Noterliğinin 22.04.2011 tarihli ve ... sayılı ihtarıyla mallar iade edilmeden düzenlenen faturaların geçersiz olduğu belirtilerek faturaların iade edildiği görülmüştür. Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından 10.03.2011 tarihinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/362 Esas sayılı dosyasında sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararların tazmini ve haksız rekabetin tespiti ile tazminat talepli dava açılmıştır. UYAP ortamında incelenen dosyada, davacının elinde fesih nedeniyle kalan mallar nedeniyle 142.684,04 USD zarar oluştuğu, dosyanın davalısı ...Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmenin 3.2 ve 3.3 maddelerinde satış kotaları getirildiği belirtilerek uğranılan zararların tazmini istenmiştir. Mahkemece verilen 12.07.2021 tarihli karar ile davacının haksız rekabetin tespitine ve bu nedenle uğranılan zarar ile stokta bulunan malların iadesine ilişkin tazminat taleplerinin ve bayilik verene karşı açılan satış kotasına ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara yönelik istinaf başvurusu İstanbul BAM 12. HD'nin 2022/397 Esas, 2025/601 Karar sayılı ilamı ile incelenmiştir. Dairece yapılan incelemede, asıl davada davacı ... ve ... Ltd. Şti'nin davalılar ...Ltd. Şti., ...Ltd Şti ve ... Ltd Şti'ye yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan "... markalı ürünler Çin malıdır. Cildinizde oluşabilecek komplikasyonlardan Hollister sorumlu değildir" şeklindeki mesajın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile 15.000 TL manevi tazminat 1.250 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Bu kararda taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında alınarak depolanan mallar bakımından davacının stok yapma zorunluluğunun bulunmadığı, ayrıca sözleşmenin 3.10 maddesi kapsamında, stok mal bedelinin tahsilinin mümkün olmadığının belirlendiği görülmüştür. Gerçekten de taraflar arasında imzalanan ve yukarıda belirtilen 01.02.1999 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde, satış ve ödeme şartları düzenlenmiştir. Birleşen Anadolu 8. ATM dosyasında davacı olan bayi ....Ltd Şti. vekili sözleşmenin 3.3 ve 3.4 maddelerinde stok yapma yükümlülüğü bulunduğunu beyan etmektedir. Sözleşmenin 3.3 maddesinde bayinin belirlenen kotayı tutturması hâlinde sene sonunda gerçekleştirilen ciro üzerinden bayiye % 1,45 tutarında ödeme yapılacağı ödenecek tutar tamamlanıncaya kadar bu tutarın bayinin borcundan mahsup yoluyla gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi bu maddede bir kota bulunmamakta, aksine bayinin daha çok mal satması hâlinde özendirici şekilde prim alabileceği kabul edilmektedir. Sözleşmenin 3.4 maddesinde ise bayinin siparişlerini ...'ın Ankara'daki merkezine yazılı olarak bildireceği, bayi siparişlerini üçer aylık forecast tarzında kesin olarak vereceği, sipariş edilen malların satın alınmasının zorunlu olduğu, sonradan satın almaktan vazgeçilmeyeceği kabul edilmiştir. Bu maddede de bir stok zorunluluğundan söz edilmemiş olup piyasada satılabilecek miktarda malın satın alınması gerektiği belirtilmiştir. 3.5 maddesinde ise bayilik veren ...'ın bayi tarafından verilmiş bulunan siparişleri ve stok planlamasını imkanları dâhilinde karşılayacağı, siparişin tamamının karşılanmaması hâlinde bayinin bir talepte bulunmayacağı kabul edilmiştir. Sözleşmenin 13.10. maddesinde ise açıkça bayinin ...'dan aldığı emtianın bir kısmının satılmaması ve elinde kalması hâlinde bu malların iadesini talep edemeyeceği ve bu emtia ile ilgili tazminat talebinde bulunamayacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin bu hükmü ile yukarıda belirtilen İstanbul BAM 12. HD'nin 2022/397 Esas sayılı dosyasındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin feshinin haklılığı ya da haksızlığından bağımsız olarak davacının, stokta kalan mal nedeniyle iade ve tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşılmaktadır. Zira tarafların TBK'nın 26 ve 27. maddesindeki sınırlar gözetilerek serbestçe sözleşme yapabilecekleri, sözleşmede birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM dosyasının davacısına belli bir mal stoklama yükümlülüğü getirilmediği, sözleşmede açıkça elde kalan malların iade edilemeyeceği veya bedellerinin talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. Özetle, tarafların sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığına bir sonuç bağlamadan sözleşmenin 3.3, 3.4 ve 3.10. maddeleri ile bayilik sözleşmesi kapsamında iadesi istenilen malların iade edilmeyeceğini kararlaştırdıkları görülmüştür. Kaldı ki davacının stokta kalan mallar nedeniyle uğradığı zararların tazmini için yukarıda verilen İstanbul 7. ATM'nin 2014/362 Esas sayılı dosyasında açtığı davada verilen gerekçeli kararın 11 ila 13. sayfaları arasında taraflar arasındaki ceza yargılamaları değerlendirilerek feshin haklı olduğu ve stok nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği belirlenmiş ve feshin haklılığı yukarıda verilen İstanbul BAM 12. HD'nin 2022/397 Esas sayılı dosyasında kabul edilmiştir. Bu davada stoktaki mallar haksız rekabet talebinde bir zarar kalemi olarak istenildiğinden, talepler arasında bir derdestlikten veya mükerrerlikten söz edilemeyecek ise de anılan dosyada yapılan tespitler, Dairemizin delil değerlendirmesi ve sözleşme hükümlerinin yorum şekliyle uyumludur. Bu durumda taraflar arasındaki 01.02.1999 tarihli sözleşmenin bayilik veren ...Limited Şirketi tarafından haklı nedenle feshedildiği, sözleşmede bayi olan ...ve ... .... Ltd. Şti. bakımından kota veya asgari alım taahhüdü ön görülmediği, bayilik alan davacının basiretli bir tacir gibi mal temini için program yapması gerektiği, sözleşmenin 3.10. maddesinde açık şekilde elde kalan emtiaların iade edilemeyeceğinin kabul edildiği, bu hususta bayilik alan tarafından İstanbul 7. ATM'de uğranılan zararların tazmini talebiyle açılan davada benzer tespitler yapılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla; eldeki davada ilk derece mahkemesince, birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2013/491 Esas sayılı davasının reddine karar v erilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, birleşen davada davalı olan ...Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2011/287 Esas sayılı dosyasında ve birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyasında davacı olan ...Ltd.Şti vekilinin asıl dava ile birleşen Kadıköy 2. ATM'nin 2011/296 Esas sayılı dosyasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2013/491 Esas sayılı dosyasında davalılar ...Ltd. Şti., ...Ltd. Şti. ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yukarıdaki gerekçeyle yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Dairemizce yeniden hüküm kurulurken, hüküm bütünlüğünün korunması amacıyla, istinaf başvurusu reddilen asıl ve birleşen davalara ilişkin hüküm aynen muhafaza edilerek kararımıza alınmıştır. Asıl ve birleşen davalar bağımsızlıklarını koruduklarından, haklarındaki istinaf başvurusu reddedilen dava dosyalarındaki yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri olduğu gibi muhafaza edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2011/287 Esas sayılı asıl dosyasında ve birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı dosyası yönünden davacı ... Ticaret Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; birleşen İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2013/491 Esas sayılı dosyası yönünden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, hüküm bütünlüğü de korunmak suretiyle asıl ve birleşen davaların esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1- Asıl dava olan 2011/287 Esas sayılı davası yönünden: a-Davanın kısmen kabulü ile davalının kapatılan Kadıköy 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin 30.436,10 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanarak takipteki diğer şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b- Hükmedilen alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı olan 1.5807 TL üzerinden belirlenen 48.110,34 TL'nin %40'ı oranında hesaplanan 19.244,13 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c- Alınması gereken 3.308,66 Tl harçtan peşin alınan 1.216,85 TL ve icra veznesine yatırılan 617,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.474,21 TL harcın davalı ... ... Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, d- Davacı tarafından yapılan 9.166,85 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına (%39,21-60,79) göre hesaplanan 3.594,32 TL'lik bölümünün davalı ... ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d- Davalı tarafından sarfedilen toplam 1.453,80 TL yargılama giderlerinin, kabul ve red oranına göre hesaplanan 883,77 TL'lik bölümünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, e- Davacı tarafından yapılan 18,40 TL başvurma harcı, 1.216,85 TL peşin harç ve icra veznesine yatırılan 617,60 TL harç gideri toplamı olan 1.852,85 TL'nin davalı ... ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, f- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul olunan dava değeri (30.436,10 USD x dava tarihindeki kur 1,5914 TL =48.436,01 TL) üzerinden, ilk derece karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, g- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2- Birleşen Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/296 Esas sayılı davası yönünden: a- Davanın kabulü ile davalının Kadıköy kapatılan 8. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile dava konusu edilen 50.799 USD alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince hesaplanacak faizi ile birlikte ve takipteki diğer şartlarla tahsili için takibin devamına, b- Hükmedilen alacağın %40'ı olan 32.336,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c- Alınması gereken 5.522,38 TL harçtan, peşin alınan 721,80 TL ve icra veznesine yatırılan 478,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.321,78 TL harcın, davalı ... ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, d- Davacı tarafından yapılan 18,40 TL başvurma harcı, 12,00 TL yargılama gideri toplamı 30,40 TL harç giderinin davalı ... ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, e- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince (50.799,00 USD x dava tarihindeki kur 1,5914 TL =80.841,53 TL) hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, f- Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 3- Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/491 Esas sayılı davası yönünden: a- Davalı ... Ltd. Şti. aleyhindeki davanın esas bakımından reddine, b-Davalılar ... .... Ltd. Şti. ve ... aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, c-Yasal koşulları oluşmadığından, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine, d-Alınması gereken 732 TL harcın, peşin alınan 266,00 TL ve ıslahla yatırılan 62.930,00 harcın toplamı olan 63.196,00 TL'den mahsubu ile artan 62.464,00 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, davacı ... ... Ltd. Şti.'ne iadesine, e-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Davalılarca yapılan gider bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, g-Davacı ... ... Ltd Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, iş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.0000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısı ...Ltd. Şti.'nden alınarak birleşen dava davalısı .... Ltd. Şti.'ne verilmesine, h-Ret sebepleri farklı olduğundan, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, 4-İstinaf aşamasındaki yargılama giderleri yönünden; a-Asıl ve birleşen 2011/296 esas sayılı dava dosyaları yönünden Davacı ... Ltd.Şti. tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harçlarının, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde, bu davacıya iadesine, b-Birleşen 2013/491 esas sayılı dosya yönünden davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, c-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru sırasında harcanan 1.169,40 TL başvuru harcı gideri, 470,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.639,40 TL kanun yolu giderinin birleşen 2013/491 esas sayılı dosyası davacısı ....... Ltd. Şti.'nden alınarak davalılara verilmesine, d-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.