11. Hukuk Dairesi 2023/2218 E. , 2024/4917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/474 Esas, 2023/53 Karar HÜKÜM : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men-i ve ref-i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye M
**11. Hukuk Dairesi 2023/2218 E. , 2024/4917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/474 Esas, 2023/53 Karar HÜKÜM : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men-i ve ref-i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Silivri bölgesinde gerçekleştireceği Maskoop Silivri Orta Ölçekli Oto Sanayi Sitesi Projesi adlı büyük projenin sahibi olduğunu, projenin gerçekleşmesi için 2015 yılından beri faaliyette bulunduğunu, MASKOOP markasını, Türk Patent Kurumu'nun 37.sınıfında 2016/01898 hizmet numarası ile tescil ettirdiğini, davalılar tarafından Faceboook ve Twitter üzerinden müvekkili kooperatifin tescilli marka ve ismini kullanarak hesap açıldığını, bu hesaplardan kamuoyunu yanlış bilgilendirecek ve müvekkilinin marka imajına ve gerçekleştirdiği projeye zarar verecek nitelikte, kooperatif üyelerini olumsuz yönde etkileyecek ve kooperatiften çıkmalarını teşvik edecek şekilde paylaşımlarda bulunduklarının tespit edildiğini, davalılardan ... ve ...'ın eski yönetim kurulu üyesi olduklarını, görevlerini ihmal etmeleri ve yerine getirmemeleri nedeni ile yönetim kurulu görevinden ihraç edildiklerini, ihraç kararının kendilerine noter vasıtası ile bildirildiğini, diğer davalıların ise müvekkili kooperatifin gerçekleştirdiği projenin başında birlikte çalışılan kişiler olduklarını, kendilerinin kooperatife karşı eylemlerinden dolayı ilişiklerinin kesildiğini ve haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların ihraç edilmelerini sindiremeyerek marka hakkı müvekkiline ait olan MASKOOP markasını izinsiz kullandıklarını, hesaplarda davalılar tarafından yapılan gerçek dışı paylaşımların haksız rekabete sebebiyet verdiğini, müvekkilinin marka hakkını hukuka aykırı şekilde kullanarak marka imajına zarar verdiklerini ve haksız rekabete sebebiyet verdiklerini ileri sürerek https://www.facebook.com/mmaskoop/ ve https://twitter.com/mmaskoop site hesaplarının erişime engellenmesine, müvekkili kooperatifin markasının diğer tüm mecralarda davalılar tarafından kullanımının yasaklanmasına, davalıların müvekkili kooperatife ait markaya tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet gerçekleştirdiklerinin tespitine, men'ine, önlenmesine ve durdurulmasına, dava sonunda verilecek hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçelerinde, dava konusu hesaplar ile bir ilgilerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu sosyal medya hesaplarındaki davalıların kullanımlarının davacı adına tescilli MASKOOP ibareli markasına karşı markasal ve ticari amaçlı bir kullanım olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında markaya tecavüz şeklinde değerlendirilemeyeceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 54-63 üncü maddeleri kapsamındaki haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, davalıların davacıdan yetki almadan kooperatif adına sosyal medya hesapları oluşturarak, resmi hesapmış gibi açıklamalarda bulunmalarının ve davacı markasını küçük düşürücü, rencide edici ve işletmenin itibarına zarar verici nitelikte beyanlarda bulunmalarının haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... ve ... aynı içerikli istinaf dilekçelerinde; dava konusu sosyal medya sayfalarının kendilerine ait olmadığını, mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen Facebook ve Twitter hesabının kimin tarafından oluşturulduğu net olarak tespit edilemediğine dair bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu sosyal medya paylaşımlarının davalılar tarafından yapıldığı ispatlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalılar ... ve ...'a yönelik olarak reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davalılar hakkında evvelce açılan davaların müvekkilleri lehine sonuçlandığını, bu durumun kesin hüküm oluşturduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ... ve ..., bölge adliye mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp diğer davalılar hakkında davanın reddine karar vermesinin, İlk Derece Mahkemesinde kendi aleyhlerine kurulan hüküm ile çelişki yarattığını, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun 54 ila 63 üncü maddeler 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kendisi hakkında yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla davalılar ... ve ...'ın İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği gözetildiğinde adı geçenlerin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalılar ... ve ...'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.