11. Hukuk Dairesi 2023/4791 E. , 2025/2092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/873 Esas, 2023/726 Karar KARAR : Davanın Usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/576 E., 2020/842 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâ
**11. Hukuk Dairesi 2023/4791 E. , 2025/2092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/873 Esas, 2023/726 Karar KARAR : Davanın Usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/576 E., 2020/842 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın, diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin %38 oranında paydaşı olduğunu, taraflarca 02.04.2014 tarihinde düzenlenen "Taşınmaz Satış Vaadi ve Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile davalının paydaşı olduğu ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait taşınmazın tamamı veya her ne suretle olursa olsun maliki ve/veya doğrudan ya da dolaylı satış, devir ve temlik olanağına sahip olacağı paylarının mülkiyetinin müvekkili şirkete devretmeyi üstlenerek taşınmazın 38/100 payını müvekkiline satmayı vaad ettiğini, bu tarihte davalı şirketin kalan %36.5 payının davalı....'ya, %25 payının .... Emlak Geliştirme Şirketine ait olduğunu, davalı ....'nın ise davalı ...'nın babası olduğunu ve taşınmazın kendisinin sağladığı finansmanla alındığını iddia ettiğini, davalı ....şirketinin tek mal varlığının anılan taşınmaz olduğunu, davalı ... tarafından gerçekleştirilen pay devrinin davalı E.J.A şirketinin 20.10.2014 tarihli genel kurulunda ortakların onayına sunulduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 595/2 hükmüne ve sicil kayıtlarına aykırı şekilde ve davalı ...'ın muhalefeti ile pay devrinin onaylanmasının reddedildiğini, bu karara karşı ... tarafından İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/64 E. sayılı dosyasında iptal davası açıldığını, açılan dava ile payın müvekkiline devir edileceği inancı yaratılırken, davalı ... tarafından keşide edilen Kadıköy 3. Noterliğinin 24.12.2015 tarihli ihtarı ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, cevabi ihtarla sözleşmenin tek taraflı feshinin mümkün olmadığını ve davalının temerrüde düştüğü belirtilerek, yapılacak aylık ödemeler karşılığında teminat bonosu vermesinin istenildiğini, anılan feshin geçersizliğinin tespiti ile fesihle oluşan muarazanın giderilmesi amacıyla müvekkilince İstanbul Anadolu 27.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/86 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, payı devir eden ve diğer ortakların müvekkilini zararlandırıcı eylemlerde bulunması nedeniyle müvekkilince İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/64 E. sayılı dosyasına asli müdahale talebinde bulunulduğunu, bu talebin ardından ...'ın davadan feragat ettiğini, mahkemece müvekkilinin talebinin ayrılarak 2016/22 E. sayılı dosyada değerlendirildiğini, şirket ortakları arasında çok sayıda hukuki ihtilafa bulunduğu izlenimi yaratılmasına rağmen, aslında ortaklar arasında bir ihtilaf bulunmadığı ve bir çok kararın oy birliği ile alındığının belirlendiğini, bu nedenle şirket ve ortaklarına keşide edilen 08.12.2015 tarihli ihtarla pay devrinin onaylanmasının istenildiğini, ihtardan sonra davalı şirketin 11.12.2015 tarihli ortaklar kurulu kararıyla müvekkiline devir edilen payların bu kez 3.800,00 TL bedelle davalı ...'ye devir edildiğinin ve devrin onaylandığının öğrenildiğini,keşide edilen ihtarla yapılan devrin ve bu devrin onaylanmasına ilişkin kararın hukuksuz olduğunun bildirildiğini, yaşanan tüm bu süreçte davalıların el birliği ile hareket ederek karşılıklı olarak açtıkları davalarla aralarında ihtilaf bulunduğu izlenimi verilerek müvekkiline devir edilen taşınmaz ve şirket paylarının devir edilmediğini, bu amaçla açılan davalardan feragat edilerek bu payların başka kişiye devir edildiğini, müvekkilinin taşınmazın tapusunu inceleyerek devir sözleşmesini imzaladığını ve devir eden ...'a yüklü ödemeler yaptığını, payın değeri dikkate alındığında sonraki devrin muvazaalı olduğunun anlaşılacağını, taşınmazın askeri yasak bölgede bulunması nedeniyle yapılan pay devri ile ortaklık yapısının da bozulduğunu ve devrin geçersiz hale geldiğini, payın devir edildiği kişinin yasa hükmünü dolanmak amacıyla aracı olarak kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu Kadıköy 32. Noterliğinin "Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Vaadi ve Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nin" davalı ... tarafından gerçekleştirilen feshinin geçersizliğinin tespiti ve geçersiz feshin iptali ile taraflar arasında vuku bulan muarazanın menni için açılan İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/86 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Kadıköy 32. Noterliğinin "Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Vaadi ve Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile müvekkili şirkete devredilen sözleşme konusu hisselerin davalı Eric Albada'nın talimatı ile muvazaalı şekilde ...'ye devredilmesine ilişkin 10.12.2015 tarihli "Limited Şirket Hessi Devri Sözleşmesi" ve devrin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 11.11.2015 tarihli olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında davalı şirket ortağı...,....Emlak Geliştirme ve Yatırım Ltd. Şti. ve ...'ın katılımı ile oy birliği ile onanmasına ilişkin muvazaalı ve hileli işlemlerin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların derdestlik dava şartı itirazının değerlendirilmesi yönünden, incelenen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nın 2016/218 E. sayılı dosyasında mahkeme dosyasında istenen; davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin 11.12.2015 tarih ve 2015/3 sayılı olağanüstü ortaklar genel kurul kararı ile onaylanması konusundaki genel kurul kararının iptal edilmesinin dava edildiği, davanın aktif husumet nedeniyle reddedildiği, verilen kararın Yargıtay tarafından onandığı, dava dosyasının karar düzeltme isteminin incelenmesi için Yargıtayda olduğunun tespit edildiği, Mahkeme dosyasının 28.04.2016 tarihinde dava edilen istemin daha önce 02.03.2016 tarihinde açılan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nın 2016/218 E., 2016/337 K. sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiği gerekçesiyle davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin derdestliğe ilişkin gerekçesinin isabetli olduğu, ancak derdestliğe dayanak yapılan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/218 E. sayılı dosyasında verilen, davanın aktif husumet yönünden reddine ilişkin kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.01.2019 tarih ve 2017/966 E., 2019/474 K. sayılı ilamı ile onandığı, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin aynı Dairenin 18.03.2021 tarih ve 2019/2154 E., 2021/2598 K. sayılı ilamı ile reddedilerek kesinleştiği, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvuru nedeninin incelenmesinde, davanın red sebebi tüm davalılar yönünden aynı olmakla, davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-i maddesi gereğince kesin hükme ilişkin olumsuz dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ile davalı ... arasında düzenleme şeklindeki satım vaadi ve şirket pay devri sözleşmesinden kaynaklanan ve şirketçe alınan bir kısım kararların muvazaalı olması nedeniyle iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.