T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1192 Esas KARAR NO:2026/206 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2020/529 Esas - 2022/389 Karar TARİH:05/04/2022 DAVA :Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1192 Esas KARAR NO:2026/206 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2020/529 Esas - 2022/389 Karar TARİH:05/04/2022 DAVA :Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ:05/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ...' nın, ... Model Açık çevrim soğutma kulesinin Arnavutköy/İstanbul adresinden Gaziantep ilinde bulunan alıcısına taşınmak üzere anlaştığını, söz konusu soğutma kulesinin 26.06.2019 tarihinde ... plakalı çekiciye bağlı olan ... plakalı dorseye yüklenerek araç şoförü davalı ...' a teslim edildiğini, aynı gün saat 16:21 sıralarında aracın fabrikaya geri geldiğini, şoför ...' ın kaza yaptığını, kaza tutanağı tutturmadığını, kendisinde tutanak tutmadığını beyan ettiğini, ortak tutanak tutmaktan imtina ettiğini, fabrikaya çağırılan kolluğun da, kaza mahallinin sorumluluk alanları dışında olması gerekçesi ile tutanak tutmadığını, soğutma kulesinin fotoğraflanarak ve tutana hazırlanarak teslim alınmak zorunda kalındığını, şoför ...” ın hazırlanan tutanağı da imzalamaktan imtina ettiğini, soğutma kulesinin hasarına davalılar ... ve ...”ın neden olduğunu, diğer davalı sigorta şirketini ise tutanak tutulmadığı gerekçesi ile hasar bedelini ödemekten imtina ettiğini, soğutma kulesinde meydana gelen hasarın Gaziosanpaşa 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/40 D. İş sayılı dosyası kapsamında hazırlanan Bilirkişi Raporu ile tespit ettirildiğini belirterek alacak miktarının belirlenmesinin mümkün olduğu durumda arttırılmak üzere şimdilik 25.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 06.11.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin söz konusu soğutma kulesinin yüklenilmesi ve taşınması husunda hem gönderici firma...'nin hem de taşıma işi için anlaşan dava dışı ... ve yeğeni ruhsat sahibi davalı ...'nın emir ve talimatlarına uyduğunu, TTK hükümleri, ilgili diğer mevzuat ve doktrine göre ''fiili taşıyıcı'' veya ''taşıyıcı'' sıfatı taşımadığını, burada ''taşıyıcı'' taşıma işi için anlaşan ..., ''fiili taşıyıcı'' ise ruhsat sahibi ... olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, çağrı üzerine tır şoförlüğü yaptığını, müvekkilinin bir şoför olduğunu, müvekkilinin yolun en sağından saatte 10 km hızla seyir halindeyken tüm trafik kurallarına uymasına rağmen yaya üst geçidinin altından geçerken yükün yüksekliği dolayısıyla geçitten geçememesi sonucu kaza gerçekleştiğini, müvekkilinin atfedilen zarardan hiçbir hukuki sorumluluğu ve kusuru olmadığını, davalı işvereninin emir ve talimatları doğrultusunda şoförlük vazifesini yaptığını, davacı yükü yükleyen/gönderici olduğundan TTK 863/1 gereği diğer davalı ile müterafık kusurlu olduğunu, müvekkilinin bakımından gerçeğe aykırı olan dava dilekçesindeki iddiaların tümünü reddettiklerini, haksız ve kötüniyetli davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu taşımanın gerçekleştirildiği tarih 26.06.2019 olarak belirtilmiş olmakla, TTK kapsamında gerçekleştirilen taşımalarda meydana gelen hasarlar sebebi ile istem haklarının zamanaşımına uğrama süresi bir yıl olarak belirlendiğini, işbu süre eşyanın teslimi ile beraber başlamakta olup, söz konusu emtianın göndericisine teslim tarihi 26.06.2019 olmakla, zamanaşımı süresi işbu tarihten itibaren işlemeye başladığını, davanın açıldığı tarih ise 24.08.2020 olup, söz konusu taşımaya bağlı oluştuğu iddia edilen hasarlara ilişkin istem hakkı zamanaşımına uğramış olduğundan işbu açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu emtianın uğramış olduğu hasarın tazmini noktasında açılmış olan işbu davada, davacı... ... A.Ş., Davalı müvekkil şirket nezdinde ... no'lu ... Poliçesi ile sigortalı konumunda olup, işbu poliçe kapsamında diğer davalılar tarafından nakliyesi gerçekleştirilen emtianın uğramış olduğu hasar kapsamında oluşan zararların tazmini davalı müvekkilden talep edildiğini, poliçenin diğer hükümleri incelendiğinde, Klozlar başlıklı bölümde Teminatın sınırı klozu maddesinde emtialar için toplam azami sorumluluğun 80.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğunu, davalı müvekkili şirket işbu poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, emtiada meydana gelen hasarlar, davacı tarafça tespit edilmiş olmakla, davalı müvekkiline bildirdiğini, davacı tarafın yapmış olduğu tespit sonucunda ise meydana gelen hasar sebebi ile herhangi bir parçanın kullanılamayacağını, bu sebeple kuleyi sıfırdan imal etmeleri gerektiğinin belirtildiğini, yapılan maliyet analizi sonucunda da 65.000 TL'lik talepleri olduğu hususu davalı müvekkiline bildirildiğini, ancak söz konusu dava, şimdilik 25.000 TL üzerinden, alacak miktarının belirlenmesinin davalıların vereceği bilgi ve belgeler ile yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı tarafından tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceğini ve bunun imkansız olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek, davanın ilk olarak zamanaşımı sebebi ile ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebi ile hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, dava dilekçesi ekinde belirtilen delillerin tarafımıza tebliğ edilmesi halinde bu hususlarda cevap ve karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak üzere, davalı müvekkili aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın esastan reddine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle; müvekkilinin, taşıma işi ile uğraştığını, gönderici ve davacı...'nin araca yüklediği yük olan soğutma kulesini, İstanbul ilinden Gaziantep iline taşıyacak iken gabari dışı hatalı yükleme nedeniyle, yükün yaya üst geçidine çarpması sonucunda söz konusu yükün zarara uğradığını, söz konusu taşıma esnasında aracı müvekkilinin değil şoför ...'ın kullandığını, şoförün gönderici/davacı...'nin bilgisi dahilinde hareket ettiğini, doğmuş zarardan müvekkilin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, taşımanın gerçekleştirildiği tarih 26.06.2019 olarak belirtilmiş olmakla, TTK m.930 ve ilgili maddeler kapsamında gerçekleştirilen taşımalarda meydana gelen hasarlar sebebi ile istem haklarının zamanaşımına uğrama süresi bir yıl olarak belirlendiğini, bu süre eşyanın teslimi ile beraber başlamakta olup, söz konusu emtianın göndericisine teslim tarihi 26/06/2019 olup davanın açıldığı 24.08.2020 tarihi itibariyle iddia edilen hasarlara ilişkin istem hakkının zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça açılan işbu belirsiz alacak davasının HMK m.107'de sayılan şartları sağlamadığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile usulden reddi gerektiğini, davaya konu olan... model açık çevrim soğutma kulesinin araca yüklenilmesi işlemini Arnavutköy/ istanbul'da bulunan gönderici...'ye ait fabrikadany ine gönderici yetkililerinin gerçekleştirdiğini, TTK'nın 863.Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca kulenin güvenli şekilde yüklenmesinden, sabitlenmesinden ve boşaltılmasından davacının sorumlu olduğunu, şayet gabari dışı hatalı yüklemeden ötürü bir zarar oluşmuş ise davacının bu zarardan sorumlu olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi ve taşıma işlemi için gereken özeni göstermesi gerekenin tacir davacı olduğunu, taşıma ve yükleme esnasında müvekkilinin aracın başında bulunmadığını, dolayısı ile bilhassa ürettikleri malın muhteviyatı ve esas faaliyet alanı itibarıyla da sürekli sevkiyat yaptıkları anlaşılan davacının yükleme işlemi sırasında basiretli tacirden beklenmesi gereken azami dikkat ve özeni göstermesi gerektiğini, nitekim kazanın meydana geliş şekline bakıldığında yükün yüksekliği dolayısı ile geçitten geçemediği ve kazanın meydana geldiğinin belirtildiğini, sırf bu sebebin bile taşıma ve yükleme esnasında orada bulunmayan müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin göstergesi olduğunu, kule uygun şekilde yüklense idi zararın oluşmayacağını, haricen edindikleri bilgiye göre yükleme sonrası aracın davacı/göndericiye ait fabrikadan çıkarken fazla yükleme sebebiyle aracın yüksekliğinden dolayı araç ilgili giriş-çıkış yerlerinden geçemediğini ve aracın geçebilmesi için bazı yerlerin söküldüğünü, taşınacak olan söz konusu soğutma kulesinin araca yüklenilmesi hususunda şoförün, soğutma kulesinin gabari sınırını aşabileceği ihtimaline dair yüklemeyi yapan davacı... yetkililerini şifahen uyardığını; ancak buna rağmen davacının söz konusu yükü taşımasını istediğini, sonrasında taşıma esnasında şoför yolun en sağından saatte 10 km hızla seyir halindeyken tüm trafik kurallarına uymasına rağmen yaya üst geçidinin altından geçerken yükün yüksekliği dolayısıyla geçitten geçememesi sonucu kazanın gerçekleştiğini, kazadan sonra durumu davacı... yetkililerine bildirdiğini, akabinde soğutma kulesinin doğrudan davacı...'ye ait fabrikaya bırakıldığını belirttiğini, meydana gelen zararda müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, zararın tamamı ile araca yüklenen yükün yüksekliğinin fazla olması dolayısı ile meydana geldiğini, basiretli bir tacirin yükleme sonrası aracın yüksekliğini kontrol etmesi ve kara yollarındaki üst ve alt geçitlerden geçip geçemeyeceğini bilmesi ve buna göre yükleme yapması gerektiğini, davacı tarafın talebiyle Gaziosmanpaşa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla hazırlanan delil tespit tutanağının müvekkilinin hazır bulunmadığı bir keşifle gerçekleştiğini, bu durum hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan işbu delil tespitini ve raporu kabul etmediklerini beyanla; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/04/2022 tarih ve 2020/529 Esas - 2022/389 Karar sayılı kararında; " Dava konusu, nakliyat sigortası ile sigortalanan eşyanın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle oluşan hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Taraflar arasında tartışma konusu olan husus, meydana gelen kazada kusurun kimde olduğu, ne oranda olduğu, hasar tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı ve oluşmuş ise miktarının ne kadar olduğu noktasındadır. Zararın değerinin tespiti açısından malzeme konusunda ehil bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu amaçla bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 26.04.2021 tarihli rapor içeriğine göre, dava dosyasında yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda dava konusu soğutma kulesindeki hasara dayalı zararın 38.910,00 TL olduğu görülmüş olup, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama neticesi davacının uğradığı zarar dosya kapsamındaki 26.04.2021 tarihli bilirkişi raporuyla birlikte gözetildiğinde; davalıların müştereken ve müteselsilen tam kusurlu olduğu, davacı tarafa atfedilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Olayın oluşuna göre belirlenen kusur dosya kapsamına ve hakkaniyete uygundur.Toplanan deliller ve yapılan açıklamalar gözetilerek, dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak, sigortanın karşılamayacağını belirttiği mail tarihi itibariyle faiz işletilerek, açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,'' 1- Davacının davasının KABULÜ ile, - 38.910,00 TL 'nin 25/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hasar miktarının davacı tarafça belirlenebilir olduğunu, HMK'nun 107 maddesi koşullarının oluşmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, Mahkemece davanın kısmi dava olarak nitelenmesi halinde de; davacının talep ettiği ve arttırdığını iddia ettiği tutarın zamanaşımına uğramış olacağını, sigorta genel şartları, yasa ve içtihat hükümleri ile davacı iddia ve talepleri bakımından zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu; bu kapsamda, davacının söz konusu dilekçe ile artırdığı tutarın gerek olay tarihi, gerek dava tarihi itibariyle 2 yıl süreli zamanaşımı süresinin sona erdiğini; dolayısı ile, işbu talebinin usuli olarak kabulü halinde dahi zamanaşımı süresinin sona ermesi sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini,Yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu soğutma kulesinde meydana gelen hasarların, yükün yüksekliğinden daha düşük yüksekliğe sahip bir engelin altından geçmeye teşebbüs edilmesi nedeniyle oluşmuş olduğu belirtilerek davalı sürücüye kusur atfedildiğini; akabinde de davalı müvekkilin sigortalısının tek taraflı beyan ve tespit iddiası ile ödemeden kaçınmış olduğu ve hasarın taşıma sürecinde meydana gelmiş olduğu sabit olduğundan konu hasarın poliçe kapsamında olacağının beyan edildiğini ancak konu raporda sigorta poliçesinde yer alan şartların hiçbirinin inceleme konusu yapılmamış olduğunu, Poliçenin notlar kısmında; "Sigortalının herhangi bir hasar veya kaza anında mutlaka kaza tespit tutanağı tutturulması veya tutulacak tutanağa hasardan sorumlu kişilerin (şoför veya gümrükçülerin) isim ve imzalarının alınması şarttır. Aksi halde tazminat talepleri kabul edilmeyeceği taraflar arasında kararlaştırılmıştır." düzenlemesinin yer aldığını, buna göre sigortalının herhangi bir hasar veya kaza anında mutlaka kaza tespit tutanağı tutturması veya hasara sebep olan kişilerden isim ve imza alınmak şartıyla bir tutanak tanzim etmesi gerektiği; aksi durumda tazminat taleplerinin kabul edilmeyeceği belirlenmiş olmakla, bu hususun sigortalı tarafın bilgisi ve rızası dahilinde söz konusu sigorta poliçesine eklendiğini, kaza tespit tutanağı gibi davacı tarafından sunulması gereken belgelerin sunulmadığını, davacı tarafın da kazaya ilişkin olarak dosya içerisinde polis memurları tarafından düzenlenen bir tutanağın, başkaca bir belgenin bulunmadığını beyan ettiğini, poliçe açık hükmüne rağmen bilirkişiler tarafından poliçe incelenmeden davacı lehine bir yorum getirildiğini, poliçede mevcut yazılı şartlar dikkate alınmadan bir değerlendirme yapıldığını; bilirkişiler tarafından yalnızca hasar fotoğrafları baz alınarak ve soğutma kulesinde meydana gelen hasarın tam olarak neden kaynaklı olduğuna ilişkin ihtimale dayalı değerlendirme yapıldığını, ihtimallere dayalı olarak yapılan değerlendirmeler baz alınarak davalı müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, emtianın taşıma sürecinde hasarlanmış olduğu ve davalı şirketin de taşıma süresi içerisinde meydana gelen hasarlar için teminat vermiş olduğunun belirtilmesi ile yetinildiğini, ancak poliçede mevcut bulunan şartların hiçbirinin değerlendirme konusu yapılmadığını; poliçenin notlar bölümündeki kaydın tarafların serbest iradesi ile kararlaştırmış olduğunu, bu şart kapsamında, emtiaların nakliyesi esnasında herhangi bir hasarın oluşması halinde işbu hasarın tazmini için gereken hususların açıkça belirtildiğini; davacı tarafın, sözleşme serbestisi uyarınca poliçede yazılı şartı kabul etmiş olmasına rağmen, bu şartı sağlamadığını, bu durumda bilirkişiler tarafından hasarın taşıma esnasında oluştuğuna ilişkin bir kanaat bildirilmişse ise de, bu durumda dahi hasarın teminat dışı olduğunu, poliçede açıkça yer alan şart göz ardı edilerek, davalı müvekkili şirketin sorumlu olacağına ilişkin beyanına katılabilmelerinin sigorta hukukuna ilişkin maddeler de dikkate alındığında mümkün olmadığını, Ayrıca poliçenin diğer hükümleri incelendiğinde, Klozlar başlıklı bölümde Teminatın sınırı klozu maddesinde emtialar için toplam azami sorumluluğun 80.000,00-TL olarak belirlendiğini, davalı müvekkili şirketin işbu poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu; bu meblağın aşılması halinde en geç nakil vasıtasının hareketinde sigortalının, vasıtanın adı, plakası, sevk edilen malın cinsi, malın tonajı, kıymeti ve seferin hangi şehirler arasında olacağını ve tarihini sigortacıya bildirmek ve sigortacının peşin onayını almakla yükümlü olduğunu; davacı tarafından söz konusu soğutma kulesi emtiasının değerinin 88.842,80 TL olarak belirtilmiş olduğu dikkate alındığında, davacının ilgili emtianın taşınmasında davalı şirkete bildirimde bulunması gerektiğini, ancak usulüne uygun bildirimde bulunulmadığını, bu hususun da hükme esas alınan raporda incelenmediğini, davacı tarafından bu şarta göre dava konusu taşımaya yönelik spesifik bir poliçenin de tanzim ettirilmediğini, bu nedenle davalı şirketin ilgili hasar kapsamında bir ödeme yapamayacağını, Bağımsız ve alanında uzman bir eksper tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunda da; nakliyeci firmanın sorumluluğunun bulunduğu ve işbu hasarın, poliçede yer alan açıklama gereği tutanak tanzim edilmediğinden poliçe şartlarına göre teminat dışında kaldığı, hesaplamanın da işbu sebeple teminat dışı olarak yapılacağının belirtildiğini ve bu şekilde hesap yapıldığını, söz konusu hasarda nakliyecinin sorumluluğu bulunmakta olup davalı müvekkilinden meydana gelen hasarların tazmini isteminde bulunulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini,İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve re’sen tespit edeceği nedenlerden dolayı, istinaf incelemesi talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, tehir-i icra talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının, yurt içi kara taşıması sırasında hasara uğradığını ileri sürdüğü emtia nedeniyle uğradığı zararın kendi sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden poliçe hükümlerine göre, diğer davalılardan ise taşıyıcının sorumluluğu hükümlerine müteselsilen tahsili istemin ilişkin olup, mahkemece davanın talep arttırım dilekçesi ile talep edilen tutar üzerinden kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı ...'ın istinaf harç ve giderleri bakımından ileri sürdüğü adli yardım talebi dairemizin 2022/1492 esas ve 20/10/2022 tarihli ara kararı ile reddedilmiş, red kararına karşı süresinde itiraz başvurusunda bulunulmadığından yine dairemizin 2022/1492 esas 2022/1691 karar sayılı ilamı ile dosyanın eksik istinaf harç ve giderlerinin tamamlatılması bakımından mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince temyiz harç ve masrafının tamamlatılması muhtırasının vekillikten çekilme nedeniyle davalı asile tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde harç eksikliği giderilmediğinden 16/02/2023 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın davalı asile tebliğ edildiği, süresinde ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesi davalı ...A.Ş'nin istinaf başvurusu ile sınırlı olarak gerçekleştirilmiştir.Davacı tarafından davalıya karşı ileri sürülen talep; taraflar arasındaki ... poliçesine dayalı olup, rizikonun gerçekletiği ve buna rağmen hasarın teminat kapsamı dışında olduğundan bahisle karşılanmadığı yönünde olup, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı ve kapsam dahilinde ise gerçek hasar tutarının ne olduğu yargılama ile tespit edilebilecek olup, eldeki davanın HMK'nun 107 maddesindeki koşulları taşıdığı, davacının eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararı bulunduğu, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki poliçe mal sigortasına ilişkin olup, TTK'nun 1420 maddesi uyarınca zamanaşımı süresi sigorta alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıldır. Teminat kapsamında olduğu belirtilen rizikonun 26/06/2019 tarihinde gerçekleşmiş olması karşısında 20/08/2020 dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, zamanaşımına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı yan dava dilekçesinde; davalı fiili taşıyıcı şoför ...'ın taşıma konusu emtianın yüklü olduğu tır ile geri gelerek, Halkalı'da kaza yaptığını ve emtianın hasara uğradığını, davalı ...'den kaza tutanağı istendiğinde polis çağırıp tutanak tutturmadığını, kendisinin de tutanak tutmadığını, fotoğraf da çekmediğini beyan ettiğini, bunun üzerine davalı ...'den birlikte hasar tespit ve teslim tutanağı düzenlenmesinin istendiğini, ancak şoförün tutanak düzenlemekten ve imzadan imtina ettiğini, akabinde durumun polise bildirildiğini, ancak gelen polislerin kazanın yetki sınırları dışında gerçekleşmesi nedeniyle tutanak düzenleyemeyeceklerini beyan ettiklerini, nihayet davacı tarafından araç ve hasarlanan soğutma kulesinin fotoğrafları çekilerek, soğutma kulesinin teslim alındığını ve fabrikada bulunan davacı çalışanları tarafından durumun 26/06/2019 tarihli tutanakla tespit edildiğini, şoförün bu tutanağı imzalamaktan da kaçındığını ileri sürmüştür.Taraflar arasındaki 15/08/201 başlangıç, 15/09/2019 bitiş tarihli ... Poliçesi'nin birinci sayfasının "Notlar" kısmında tamamı büyük harfler ile yazılmış ""Sigortalının herhangi bir hasar veya kaza anında mutlaka kaza tespit tutanağı tutturulması veya tutulacak tutanağa hasardan sorumlu kişilerin (şoför veya gümrükçülerin) isim ve imzalarının alınması şarttır. Aksi halde tazminat talepleri kabul edilmeyeceği taraflar arasında kararlaştırılmıştır." ifadesinin yer aldığı, davacının dava dışı firmaya sattığı ve fiili taşımasını davalı ...'nın yaptığı soğutma kulesinin davalı şoför ...'ın sevk ve idaresindeki tır ile taşındığı ve tırın yaya üst geçidi altından geçmeye çalıştığı sırada, tır yüksekliğinin yaya üst geçidi yüksekliğinden fazla olması nedeniyle hasarlandığı, hasara neden olan kazanın bu şekilde meydana geldiğinin davalı ... ve davalı ...'ın da kabulünde olduğu, kaza tespit tutanağı tutulmadığı, şoförün davacı fabrikasına geri getirdiği emtianın durumuna ilişkin tutanak altına imza atmaktan imtina ettiği sabittir.Bu durumda poliçenin notlar kısmında yer alan şartın gerçekleşmemesi nedeniyle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı kabul edilebilir ise de, anılan özel şartın ihsas amacının sigortalıya yapılacak hasar ödemesi akabinde, hasarın meydana geliş biçime göre sigortacının hasar sorumlularına rücu imkanını sağlamak olduğu açıktır. Somut olayda kazanın ve kazaya bağlı hasarın meydana geliş biçimine dair maddi olgu diğer davalılar (fiili taşıyıcı ve ifa yardımcısı) tarafından kabul edilmektedir. Bu davalılarca kabul edilmeyen husus yükleme ve sabitleme yükümlülüğü gönderici davacıda olduğundan, tırın emtia yüklü yüksekliğinin yaya üst geçidinden fazla olmasında ve bu nedenle meydana gelen hasarda davalıların kusuru bulunmadığı yönündedir. Davacının fabrikada tuttuğu tutanakta şoförün imzadan imtina ettiği yazılı olup, ayrıca mahkeme aracılığı ile delil tespiti raporu da aldırılmıştır. Bu durumda kazanın meydana geliş şekline dair maddi olgu ve taşıyıcıların kim oldukları ihtilaf konusu olmayıp, özel şartın ihsas amacının hasıl olduğu, TMK'nun 2 inci maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına uygun davranması gerektiği, bu koşullar altında poliçenin notlar kısmında yer alan özel şartın gerçekleşmediğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceği, davalı sigorta şirketinin özel şartın gerçekleşmediğine yönelik istinaf sebebinin bu gerekçe ile yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketi; taraflar arasındaki poliçede yer alan teminat klozuna göre de bildirim yükümlülüğüne uyulmadığından hasarın teminat kapsamında olmadığı belirtilmiş ise de; anılan klozun "Sigortacı her bir vasıtada ve sigortalıya ait farklı emtealardan oluşan ve teminat kapsamında bulunan, aynı anda ve aynı liman havaalanı, tren istasyonu , gümrük sahalarında ve poliçe teminatı devam eden bekleme yerlerinde poliçeler ile sigortası temin edilmiş emtealar için toplam azami sorumluluğu 80,000.00 TL 'dir. Bu meblağ aşıldığı takdirde en geç nakil vasıtasının hareketinde sigortalı, vasıtanın adı, plakası, uçuş nosu, vagon nosu, sevkedilen malın cinsi, sevkedilen malın tonajı, sevkedilen malın kıymeti ve seferin hangi limanlar ve/veya şehirler arasında olacağını ve tarihini sigortacıya bildirmek ve sigortacının peşin onayını almakla yükümlüdür. Sigortacı, sigortalının memurlarının ihmali veya yukarıda zikredilen bilginin tam sağlanmaması nedenleriyle yukarıda zikredilen limit dahilindeki sevkiyatlara ait formların, nakil vasıtasının hareketinden evvel kendisine verilememesi hallerinde de sevkiyatları sigortalı tuttuğunun peşinen kabul ve taahüt eder." hükmünü haiz olduğu, anılan blok poliçede toplam teminat limitinin 3.250.000,00-TL olduğu, anılan kloz ile her bir araçta taşınacak farklı emtialar için azami teminat limitinin 80.000,00-TL olduğunun hüküm altına alındığı, somut olayda, araçta davacıya ait birden fazla farklı emtia bulunmadığı, bu nedenle farklı emtiaların toplam değerinin araç başına teminat limitini aştığından ve bildirim yükümlülüğünün doğduğundan bahsedilemeyeceği, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.657,94-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 664,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.993,24-TL'nin davalı ... Şirketi''nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.