T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/198 - 2026/612 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/198 KARAR NO : 2026/612 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 29/04/2025 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 NUMARASI : 2025/424 …
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/198 - 2026/612 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/198 KARAR NO : 2026/612 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 29/04/2025 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 NUMARASI : 2025/424 Esas - 2025/886 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : TAYAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firma gıda üzerine bir fabrika üretim tesisi olup müvekkili şirketin de bu firmanın makinalarını ve ekipmanlarda meydana gelen arızaları, bakımları, üretim makina ve ekipmanlarını yapmakta kurmakta tesis onarımlarını uzun yıllardır yaptığını, müvekkilinin şahıs firması olduğunu, davalı firma ile yıllardır ticaret yaptığını, 01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arasında meydana gelen ticaretlerinden kaynaklı faturaları ve alacakları için bunları kapsayan kur faturasının kesildiğini, davalı firmaya bu faturanın e fatura olarak gönderildiğini ve davalı tarafça süresi içerisinde gerekli ödemenin yapılmadığını, süresi içerisinde de gerekli itirazın yapılmadığını, müvekkilince bu hususta davalı tarafa Yakakent Noterliği 17/09/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin de çekildiğini, ancak bir sonuç alamadığını, müvekkilinin en sonunda Gebze İcra Müdürlüğünün 2024/35602 esas sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını ve davalı tarafın bu takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini beyanla; Gebze İcra Müdürlüğü 2024/35602 esas sayılı takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, haksız itirazı sebebiyle davalının alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, her türlü yargılama harç ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ikame edilen davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında kur farkı uygulanacağına ilişkin bir anlaşma veya teamülün bulunmadığını, müvekkili tarafından kur farkı faturasına itiraz edildiğini, davacı yanın müvekkili ile olan ticari ilişkisinde 01.01.2021-31.12.2022 tarihleri arasındaki dönemde faturalardan ve alacaklardan kaynaklı olarak kur farkı meydana geldiğini ve bu kapsamda kur farkı faturasını kestiğini iddia ettiğini, davalı tarafından davacının takibe konu etmiş olduğu kur farkı faturasına itiraz edildiğini, bu hususta 09.09.2024 tarihli iade faturasının düzenlendiğini, nitekim davacı yanca kur farkı faturası düzenlenmesini gerektirir haklı ve hukuki bir nedenin somut olayda bulunmadığını, zira taraflar arasında; kur farkı talep edileceğine ilişkin bir anlaşma, mutabakat veya bu yönde uygulanan bir teamülün bulunmadığını, aksine taraflar arasındaki ticari ilişkide dönem dönem mutabakatların sağlandığını, davacı yanca bugüne kadar ödemelerde kur farkı oluştuğunun hiçbir şekilde iddia edilmediğini, davacı yanın, müvekkil ile mutabık kaldığını belirttiği dönemler yönünden geriye dönük olarak kur farkı talep ettiğini, davacı yanca sergilenen bu tutumun hakkın tam anlamıyla kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının mutabık kaldığı dönemler yönünden sonradan kur farkı faturası düzenlemesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup taleplerine itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya yapmış olduğu ödemelerin TL cinsinden olduğunu, davacı yanca tüm bu ödemelerde mutabık olunmasına rağmen sonrasında dövizden kaynaklı kur farkı talep etmesinin haklı bir gerekçesinin bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın kur farkı faturası talep etmesindeki hukuki dayanağı ve davadaki iddiasını somut bir şekilde ispatla yükümlü olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen haksız ve kötü niyetle açılan dayanaktan yoksun davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetle açılmış olması sebebiyle İcra ve İflas Kanununun 67/2 hükmü uyarınca asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkil aleyhine başlatılmış olan Gebze İcra Müdürlüğünün 2024/35602 Esas sayılı icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile; Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2024/35602 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 606.552,84.-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 121.310,57 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından oluşturulan davanın kısmen kabulüne yönelik gerekçelerin hatalı olduğunu, bu kapsamda yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olup kaldırılması ve davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; izah olunan sebepler ve istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne yönelik kararının kaldırılarak haksız davanın reddine, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine İİK 67/2 maddesi gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İtirazın İptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK, 3. Değerlendirme Dava, kur farkından kaynaklanan fatura alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Davacı, gıda üzerine bir fabrika üretim tesisi olan davalı firmaya ait makina ve ekipmanlarda meydana gelen arıza bakımları, üretim makina ve ekipmanlarını yapıp onarımlarını yaptığı, taraflar arasında bu konularda ticari ilişki bulunduğu, davacının 2021-2022 tarihleri arasında meydana gelen ticaretten kaynaklı fatura alacaklarını kapsayan kur farkı faturalarının kesildiği, davalı tarafça faturanın tebliğ alınmasına karşın bedeli ödenmediğinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiş; davalı,davacı yanca kur farkı faturası düzenlenmesini gerektirir haklı ve hukuki bir nedenin somut olayda bulunmadığını, zira taraflar arasında; kur farkı talep edileceğine ilişkin bir anlaşma, mutabakat veya bu yönde uygulanan bir teamülün bulunmadığını, aksine taraflar arasındaki ticari ilişkide dönem dönem mutabakatların sağlandığını, davacı yanca bugüne kadar ödemelerde kur farkı oluştuğunun hiçbir şekilde iddia edilmediğini, davacı yanın, müvekkil ile mutabık kaldığını belirttiği dönemler yönünden geriye dönük olarak kur farkı talep ettiğini, davacı yanca sergilenen bu tutumun hakkın tam anlamıyla kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2024/35602 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 606.552,84.-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 121.310,57.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine dair verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. HMK'nın 222. Maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir..." hükmü gereğince Mahkememizce, tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmıştır. HMK'nın 219, 220/3 ve 222. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK 222/3 md. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı) Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya yönünden yapılan incelemede; mahkemece tacir olan tarafların ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapora göre, davacı yüklenici tarafından taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan kur farkı ilgili davalı adına düzenlenen 07/08/2024 tarihli AYD2024... seri numaralı 606.552,84 TL bedelli "01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arası kur değerlemesi kaynaklı" açıklamalı faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça itiraz edilmediği, iade faturasının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan kur farkı faturasının davacı defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, bu suretle TTK'hıh 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriği ve bedelin davacı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir. Her iki tarafın ticari defterinin usulünce tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından itiraz edilmeyerek usulünce tutulan ticari defter kayıtlarına işlenmiş olduğu, ticari defterlerin kesin delil olma özelliği nedeniyle fatura konusu işlerin yapılarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davalı taraf, taraflar arasında kur farkı düzenlemesi bulunmadığı iddiasında bulunmuş ise de kesinleşen ve kesin delil niteliğinde olan fatura karşısında bu savunmasını kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/10/2025 tarih, 2025/424 Esas - 2025/886 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 41.433,62.-TL harçtan, peşin yatırılan 9.744,00 TL + 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.074,22 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.1 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır