12. Hukuk Dairesi 2009/2168 E. , 2009/9746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/12/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı D. E.. vekili tarafından borçlu Ü. T.. hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçildiği, ö
**12. Hukuk Dairesi 2009/2168 E. , 2009/9746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/12/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı D. E.. vekili tarafından borçlu Ü. T.. hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçildiği, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine adı geçen borçlunun İİK. nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük yasal süre içinde icra mahkemesine başvurarak çekteki ciro imzasına itirazını bildirdiği görülmüştür. Takip dayanağı 05.07.2007 tarihli çekte muteriz borçlu ciranta olup, itirazı ise ciro imzasının kendisine ait olmadığına ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 02.07.2008 tarihli raporda ise imza incelemesinin çekteki keşideci imzası yönünden yapıldığı ve keşideci imzasının muteriz borçlunun eli ürünü olmadığının tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, takip dayanağı çekin arka yüzünde borçlu Ü. T..’ya atfen atılmış ciro imzası yönünden yöntemince imza incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de; İİK’nun 170/3 maddesi gereğince inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı, mahkemece aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapılan inceleme sonucunda anlaşılmış ise, itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına karar verilir. Mahkemece yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olarak takibin durdurulması yerine takibin iptali yönünde hüküm tesisi doğru değildir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05/05/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.