T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/500 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1194 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 ESAS-KARAR NO : 2023/795 E - 2024/1187 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/500 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1194 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 ESAS-KARAR NO : 2023/795 E - 2024/1187 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 17/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının senede dayalı takip başlattığını, tarafların akraba olduğunu, güven ilişkisine istinaden gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, herhangi bir bedel ve ödeme tarihi yazılmaksızın yalnızca imza atılarak davalıya teminat senedi verildiğini, davalının taşınmazın tapusunu üzerine almadığını, satış bedeli olarak 40.000,00 TL ödemesine rağmen akrabalık ilişkisi nedeniyle 100.000,00 TL para vermiş gibi gösterilmesine ses çıkarmadığını, 40.000,00 TL borcun 5.000,00 TL'sinin davalıya ödendiğini, teminat senedinin bedelsiz kaldığını belirterek 120.000,00 TL borçlu olmadığının 35.000,00 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borca batık olduğunu, dava konusu edilen evin müteahhit tarafından 2013 Mayıs Haziran ayı gibi teslim edileceği, evin değerinin 120.000,00 TL olduğu ancak çok sıkıştığı için 100.000,00 TL'ye satacağını söylediğini, taraflar arasında adi yazılı satış sözleşmesi düzenlendiğini, 100.000,00 TL'nin şahitler huzurunda davacıya verildiğini, davacının evin tapusunu vermediğini, senedin teminat senedi olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, evin tapusunu vermez ise müvekkiline bu zamana kadar uğradığı zararı da göz önüne alarak evin o zamanki değeri olan 120.000,00 TL'yi müvekkiline vereceğini söyleyerek bizzat senedi düzenlediğini, dairenin teslim edilmemesi üzerine davacının her ay 500,00 TL kira ödeme teklifinde bulunduğunu, toplam 5.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesine ekli 27/02/2013 tarihli satış sözleşmesinin resmi şekle uyulmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davacı tarafından sunulan bir kısım banka dekontlarında davalı tarafa banka havalesi ile gönderilen paralara ilişkin açıklama kısmında "kira bedeli" yazdığı, kalan kısmında herhangi bir açıklama bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan bonoda unsurların tamam olduğu ve mücerretlik ilkesinin geçerli olduğu, senet üzerinde nakden kaydı olup teminat senedi olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacının yemin teklifi üzerine davalının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı için teminat yatırılmadığından kötüniyet tazminatı şartları gerçekleşmediğinden tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; güven ilişkisine istinaden haricen yapılan satış sözleşmesinden dolayı bedel ve ödeme tarihi yazılmaksızın sadece imza atılarak davalı tarafa teminat senedi verildiğini, müvekkilinin daire teslimi konusunda bir çok kez davalı ile görüştüğünü, davalının tapuyu üzerine almadığını, tapu satışı için davalının sadece 40.000,00 TL ödediğini, akraba oldukları için sözleşmeye 100.000,00 TL yazılmasına müvekkilinin ses çıkarmadığını, müvekkili tarafından davalıya yapılan 5.000,00 TL ödeme sonrasında borcun 35.000,00 TL olduğunu, takipteki senedin ise 120.000,00 TL bedelli olduğunu, davalının yemininde 100.000,00 TL verdiğini ifade ettiğini, yine 5.000,00 TL ödemeyi ikrar ettiğini, görevsiz mahkemede müvekkilinin 25.000,00 TL borçlu olmadığına karar verildiğini, ortada yemin varken davanın tümden red edilmesinin doğru olmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini, imza örneklerinin alınmadığını, davalının bankadan kaç para çektiğinin sorulmadığını, iddiaları yazılı delille ispatlamak için süre verilmesi yönündeki taleplere mahkemece itibar edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, takibe konu senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2016/15635 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelenmesine göre; 16/12/2016 tarihinde davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlu ... aleyhine 120.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 142.343,01 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 24/09/2014 tanzim ve 30/11/2014 vade tarihli, davacının keşideci, davalının lehtar olarak yer aldığı 120.000,00 TL bedelli nakten ihdaslı senet olduğu, senedin kambiyo vasfını taşıdığı görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ispat yükü davacı üzerinde olup davacının senedin teminat senedi olduğunu kesin delillerle ispat edememesine, davacının teklifi üzerine davalı tarafın usulüne uygun olarak yemini eda etmesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar ve ilam harcın peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 17/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."