T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1274 - 2026/844 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1274 KARAR NO : 2026/844 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1274 - 2026/844 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1274 KARAR NO : 2026/844 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19/02/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/570E., 2021/171K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 15/04/2026 YAZIM TARİHİ : 15/04/2026 Davacı ile davalı ...&... Temizlik Hizmetleri Taahhüt Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı şirketlerden hizmet alımı döneminde davalı şirketler tarafından istihdam edilen dava dışı işçi ...'a, işten çıkarılması sebebiyle ödenen 22.880,50 TL kıdem tazminatının davalılarla yapılan hizmet alım sözleşmesine göre davalılardan müştereken ve müteselsilen ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı ...&... Temizlik Hizmetleri Taahhüt Ticaret Limited Şirketi vekili özetle: Davacının kanun gereği ödediği kıdem tazminatını rücu edemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmede de kıdem tazminatının yer almadığını, aksinin düşünülmesi halinde dahi Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kararlarına göre yarı yarıya sorumluluk ilkesine göre rücu edilebileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Petrol Gıda Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili özetle: 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesine göre kıdem tazminatlarından davacının sorumlu olduğunu, davalının son alt işveren olmaması nedeni ile sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Personel Destek Hizmetleri Limited Şirketi vekili özetle: Davalı şirketin dava dışı işçiye karşı işçilik alacaklarına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı kurumum kanunen kıdem tazminatından sorumlu olduğunu, sözleşmede kıdem tazminatı yönünden bir düzenleme bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Otomotiv İnşaat Temizlik Turizm Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili özetle; Kamu İhale Kurumu kararı ile sabit olduğu üzere davacı kurumun kanunen kıdem tazminatı ödemesi yapmakla sorumlu olduğunu, sözleşme hükümlerinin kıdem tazminatı yönünden davalı sorumluluğu doğuracak şekilde yorumlanamayacağını, yorumlansa dahi davacının yaptığı ödemenin tamamından davalının sorumlu tutulamayacağını ve Yargıtay tarafından benimsenen yarı yarıya sorumluluk esasının uygulanması gerekeceğini, ayrıca davalının diğer davalılarla zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı gibi dava dışı işçinin alacağı yönünden davalı sorumluluğunu sübuta erdiren bir mahkeme kararı vb. bulunmadığını, başka deyişle, davalı şirketin dava dışı işçiye karşı işçilik alacaklarına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... Kurumsal Hizmetler İnşaat Turizm Gıda Mobilya Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili özetle: Taraflar arasındaki sözleşmede yer alan hükümlerin genel işlem koşulu olduğunu, davacı kurumun kanunen kıdem tazminatı ödemesi yapmakla sorumlu olduğunu, kanunen de kıdem tazminatı yönünden rücu talebinde bulunabilmesi için sözleşmede açık düzenleme bulunması gerektiğini, sözleşme hükümlerinin kıdem tazminatı yönünden davalı sorumluluğu doğuracak şekilde yorumlanamayacağını, yorumlansa dahi davacının yaptığı ödemenin tamamından davalının sorumlu tutulamayacağını ve Yargıtay tarafından benimsenen yarı yarıya sorumluluk esasının uygulanması gerekeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "... davacının temizlik hizmetleri işi için davalılar ile sözleşme imzaladığı, dava dışı işçinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında hizmet alımına ilişkin davalı şirketler nezdinde belirli dönemler içinde çalıştığı görülmüştür. Alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğundan hükme esas alınmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sözleşme ekinde işçilik ödemesi bakımından alt işverenin sorumluluğu konusunda açık hüküm bulunduğu, ...... Ltd. Şti.'nin 2016 yılında akdedilen sözleşme nedeniyle o döneme denk gelen kıdem tazminatı ödemesinden sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, söz konusu sözleşmelerde her ne kadar kıdem tazminatı hariç denilmişse de dava dışı işçinin asli işverenlerinin yüklenici firmalar olduğu, müvekkili kurum ile davalı firmalar arasında imzalanan sözleşmeler gereği yüklenici firmaların çalıştırdığı işçileri kendilerinin belirlediği ve sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumlulukların kendilerine ait olduğu, müvekkili kurumun sadece ihale makamı olup dava dışı işçilerin asıl işvereninin yüklenici firmalar olduğu, işçilerin kıdem tazminatını ödemenin işverenlerin asli görevi olup taraflarınca dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsilinin gerektiği, ödenen bedelin işçinin çalıştığı tüm firmalardan ve tamamından sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesi gerektiği, davalı firmalardan rücuen tahsil istemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, müvekkili kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen 22.880,50 TL’nin davalı şirketlerden imzaladıkları sözleşmeler gereği sözleşme faizleri ile birlikte ( her bir sözleşmede ayrı ayrı belirtilen oranlarda) sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ticari faiz ile sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesi gerektiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...&... Temizlik Hizmetleri Taahhüt Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı kurum ile müvekkili şirket arasında feshe bağlı işçilik alacaklarının ödeneceğine ilişkin bir sözleşme maddesi bulunmadığı, asıl işverenin sorumluluğunun yasadan kaynaklandığı, davacı kurumun rucüen talep ettiği tazminat bedellerini müvekkili şirketten talep hakkının bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Yüksek Mahkeme içtihatları ile söz konu hallerde ihaleyi yapan kurumların işçilik alacaklarından %50 oranında sorumlu bulunduğu, ilk derece mahkemesinin kararında davalıların dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından dava dışı işçiyi istihdam ettikleri süreyle sorumluluğuna göre 18.01.2021 tarihli bilirkişi hesaplamasının hükme esas alındığının belirtildiği, ancak bilirkişi raporunda yapılan sorumluluğa dair hesaplamanın devir anındaki ücret seviyesi ile değil şirkette çalışılan süre ile olduğu, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde çalıştığı devir anındaki maaş üzerinden hesaplanma yapılması gerekirken müvekkilinin hatalı bilirkişi hesaplaması ile sorumlu tutulduğu, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediği, davacı kuruma ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, üst işveren- alt işveren ilişkisine dayalı rücu alacaklarında hükmedilen faiz oranının yasal faiz oranı olduğu, bu konuda ilk derece mahkemesi tarafından sözleşme faiz oranına hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak reddolunan kısım üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili taleplidir. 1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ...&... Temizlik Hizmetleri Taahhüt Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer taraftan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20 maddesi ile HMK Ek 1/2 madde değiştirilmiş olup "... 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas..." esas alınacaktır. Buna göre asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı ilk derece mahkemesinin dava tarihi 09.08.2018 itibariyle 3.560,00 TL olarak uygulanacaktır. Dava konusu edilen alacak miktarı 22.880,50 olup mahkemece 21.427,82 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile 1.452,68 TL'nin reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere davacı vekilince istinafa getirilen bu miktar HMK'nın 341/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin dava tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) a)Davalı ...&... Temizlik Hizmetleri Taahhüt Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, b)Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, 2-) a)Alınması gereken 1.478,65 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 107,50 TL harcın düşümü ile kalan 1.371,15 TL harcın davalı ...&... Temizlik Hizmetleri Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nden alınıp Hazine'ye gelir kaydına. b)Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/04/2026 Başkan Üye Üye Katip