6. Ceza Dairesi 2011/13360 E. , 2013/25533 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Pendik 4.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağ…
**6. Ceza Dairesi 2011/13360 E. , 2013/25533 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Pendik 4.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; kararda temyiz süresinin ne zaman başlayacağı açıkça belirtilmediğinden sanık ... savunmanının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, II-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Pendik 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/396 Esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, 13.06.2008 tarihinde hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükmünün, sanığın ve zorunlu savunmanının yüzüne karşı verilip, hırsızlık suçundan kurulan hükmün O yer Cumhuriyet Savcısı'nca süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, sanık savunmanı olduğunu belirten ve vekaletnamesini sunan Av. ...'ın dosyaya gönderilmek üzere Mahkemesi'ne sunduğu 17.11.2008 havale tarihli dilekçesinde özetle, “Müvekkili ...'nun 24.06.2007 tarihinde aracında meydana gelen hırsızlık sonucunda araçta bıraktığı ehliyet ve kimliğinin çalındığını, Pendik Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen ödeme emri üzerine Başsavcılığa başvuran müvekkilinin, hakkında pek çok dava açıldığını ve bazılarınınsa karara çıktığını öğrendiğini, müvekkilinin kimliğini ele geçiren kişinin kendi resmini müvekkilinin kimliğine yapıştırıp, karıştığı hırsızlık suçu sonucunda yakalandığında sahte kimliği ibraz ettiğini” belirtip, dilekçe ekinde ...'nun aracından hırsızlık yapıldığına ilişkin kolluk tutanakları ve ... adına çıkartılmış, aynı bilgilere haiz, fotoğrafları aynı olmayan kimlik örneklerini sunduğu ve dosya içinde bulunan ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gönderilen yazı ekindeki suç konusu araçtan elde edilen parmak izinin, failin aynı günlerde gerçekleştirdiği bir eylem sırasında yakalanması sonrası alınan parmak izi ile eşleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yargılamaya konu hırsızlık suçunun failinin duraksamaya neden olmayacak biçimde saptanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.