12. Hukuk Dairesi 2012/2537 E. , 2012/18190 K. MAHKEMESİ : Çine İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/10/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yeri…
**12. Hukuk Dairesi 2012/2537 E. , 2012/18190 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çine İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/10/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği, borçluya, vekil ile temsil ediliyorsa, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HUMK.nun 62, 68. maddeleri gereğince vekiline tebliğ edilmelidir. Bu işlemin yapılmamış olması başlı başına ihalenin feshi nedenidir. Somut olayda, borçlunun, vekili aracılığıyla kıymet takdirine itiraz ettiği ve ayrıca aynı icra dosyasında daha önce alınan satış kararının iptali için icra mahkemesine şikayette bulunduğu, her iki kararın takip dosyasına ibraz edildiği ve dosya içinde mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda borçlunun takip dosyasında vekil ile temsil edildiği anlaşılmış olmakla, daha sonra düzenlenen satış ilanının da vekile tebliği yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarınca zorunludur. Hal böyle olunca satış ilanının borçlu vekiline tebliği gerekirken, tebligatın borçlu asile yapılması usulsüz olup, bu durum başlı başına ihalenin feshi nedenidir. O halde mahkemece, şikayetin kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 29/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.