İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; müvekkili ... Lojistik A.Ş müşterilerine ait çeşitli yükleri, diğer müvekkili şirket adına tescilli ... plaka sayılı araçlara ve alt taşıyıcısı Inter ... Uluslararası Taş Ltd. Şti’nin ... , Çet Uluslar arası Taş Ltd Şti’nin ... ve ... Nak.. AŞ’nin ... plaka sayılı araçlarına yükleyerek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1646 KARAR NO : 2025/1838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2025 NUMARASI : 2014/702 Esas 2025/394 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 05/02/2009 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; müvekkili ... Lojistik A.Ş müşterilerine ait çeşitli yükleri, diğer müvekkili şirket adına tescilli ... plaka sayılı araçlara ve alt taşıyıcısı Inter ... Uluslararası Taş Ltd. Şti’nin ... , Çet Uluslar arası Taş Ltd Şti’nin ... ve ... Nak.. AŞ’nin ... plaka sayılı araçlarına yükleyerek, Avrupa ülkelerindeki varış adreslerine taşıma işini başlattığını, yapılan taşımanın Pendik-Trieste kısmı, mutad olduğu üzere araçların yükleri boşaltılmaksızın, araçlar ile birlikte deniz yolundan geçirilmek amacıyla davalı şirkete ait ... gemisine yüklenerek 03.02.2008 tarihinde yola çıktığını ve Trieste'ye varışından önce, Hırvatistan açıklarında iken çıkan yangın neticesinde müvekkili şirketlere ait yük ve araçlar tamamen yanarak zayi olduğunu, meydana gelen yangından TTK m.1061, 1019 ve ilgili hükümler gereğince davalının sorumlu olduğunu, müvekkili ... Lojistik AŞ meydana gelen kaza neticesinde müşterilerinden navlun alacaklarını tahsil edemediğini, müvekkili şirketin yukarıda plaka numaraları belirtilen araçlar içerisinde bulunan müşterilerinden, yangın nedeniyle tahsil edemediği navlun alacakları 10.247,37-Euro ve 10.254,17-TL olduğunu, alt taşıyıcılarına da bugüne kadar 6.200-Euro ödeme yapmak zorunda kaldığını, ... plaka sayılı araçların kasko sigortalarına müracaat edilmiş ise de; 34 BN 0600 plaka sayılı araç için 39.000-TL tazminat 29.04.2008 tarihinde, ... plaka sayılı araç için 40.000-TL tazminat 11.07.2008 tarihinde, ... plaka sayılı araç için 30.000-TL tazminatın 20.06.2008 tarihinde müvekkiline ödendiğini, müvekkili şirketin araçlarının yanması ve bedellerine geç kavuşması nedeniyle bu üç araç için aylık ortalama 7.500 Euro kar kaybı oluştuğunu, bu nedenle üç araç için müvekkili şirketin fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydı ile uğradığı 90.000-Euro tutarındaki kar kaybının tahsilini talep ettiklerini yeni araçlar almak, kiralamak zarar için 7.500 Euro, ... plaka sayılı araçlar için davalıya toplam 3.750-Euro navlun ödediklerini zorunlu olduğunu beyanla müvekkili ... Lojistik AŞ için toplam 16.,447,37 Euro ve 10.254,17 TL zararın davalıdan tazmin ve tahsiline, müvekkili ... Lojistik Ltd. Şti için toplam 101.250 Euro zararın davalıdan tazmin ve tahsiline, müvekkili lehine hükmedilecek tazminata davalının ihtarname ile mütemerrit olduğu 13.03.2008 tarihinden başlamak üzere 3095 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca temerrüt faizine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkilinin ... isimli ... gemisinin Pendik-Trieste seferini gerçekleştirmek üzere 03/02/2008 tarihinde Pendik Limanından hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma yerine 3 saat mesafe kala ana güvertede başlayan yangının 10-15 dakikalık sürede tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, çıkan yangından taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşıyanın zarar sebebiyet vermeyen başlangıçtaki bir elverişsizlikten sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için zarar ile başlangıçtaki elverişsizlik arasında uygun illiyet bağı bulunmasının şart olduğunu, yangının çıkmasında şahsi kusuru da bulunmadığını, yangının gemide buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan geminin hurda olarak Trieste'de yapılan açık arttırmada 2.300.000-Euro bedelle satıldığını, seferden elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu, buna göre müvekkil şirketin ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarının 2.643.310-Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacak alacaklarına alacakları oranında paylaştırılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008/151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk esas numarası 2008/151 olup ilk olarak davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11.HD'nin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51.ATMnin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 11.HD'nin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından mahkemenin 2016/94 esası üzerinden direnme kararı verilerek dosya Yargıtay HGK'na gönderildiği; HGK'nın oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği"ne karar verildiği ;Bu aşamadan sonra 2019/211 esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; "...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulduğu; bozmadan sonra 2024/215 nolu esasını alan davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.HD'nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verildiğinden, aynı yangından kaynaklanan zararın tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; Mahkemenin bekletici mesele yapılan dosyanın kesinleşmesini beklemeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay HGK ilamı üzerine alınan bilirkişi raporunda teknik bilirkişiler tarafından oyçokluğuyla ...'ın ISM hükümlerinin tam olarak yerine getirilemediği, gemi adamlarının öngörülemeyen tehlikeler karşısında müdahale edebilecek vasıflara sahip olamadıkları için, ...'ın ilgili hükümlerine göre yola elverişli olmadığı kanaatine varıldığını, davalının yetkilendirip görev verdiği ISM şirketinin ve gemi adamlarının kusurundan da kaynaklansa yangın ile zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu ve davalının zarardan sorumlu olduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı kararında davalı donatanın sorumluluğuna ilişkin dosyada alınan teknik bilirkişi raporlarına aykırı olarak karar tesis edildiğini, ileri sürdükleri hususların incelenmediğini, donatanın gemiyi yüke, denize ve yola elverişli bulundurmamasından dolayı sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir . GEREKÇE: Dava; Pendik-Trieste seferini yapmakta iken davalı şirket tarafından işletilen ... gemisinin sefer esnasında içinde ki 202 adet tır ve römork yüklü olarak yanarak batması tümüyle zayi olması nedeniyle oluşan zararın akdi taşıyıcı ve deniz taşıyıcısı davalılardan tazmini istemine ilişkindir.Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır. Pilot davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında Davalı ...'a kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.eTTK nın 1062 .maddesi" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından ,kendi kusuru gibi mesuldür.Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından pilot davada alınan bilirkişi raporlarının tamamında ve mahkemece verilen tüm kararlarda yangının ana güvertedeki araçlarda başladığı, araçtan araca geçerek bütün gemiye sirayet ettiği, akdi taşıyan Ünkar'ın da gemide araçları bulunmasına rağmen bu davalı ile ilgili gerekçeli kararda hiçbir açıklama yapılmadığı; gemi adamlarının yetersizliği nedeniyle başladığı ve müdahale edilemediği, gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkeme gerekçeli kararında yazılı olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla kez bozmaya konu olmuş, 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütalaalar sunulmuş; pilot davada yapılan 15 yıldan fazla bir sürede yapılan yargılamada alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalı fiili taşıyan donatanın yangın olayında kusurlu bulunmadığına karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü; yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir araç veya emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada; tüm yargılama sürecinde; bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmektedir. Alınan bilirkişi raporlarında gemiden teknik kusur tesbit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır.Bozma ilamında zikredildiği üzere ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle fiili taşıyan "donatanın kusuru" bulunmadığı belirlendiği; diğer davalının da akdi taşımayı üstlenen araç sahibi olduğu, ancak gemide yangının sebebinin belirlenememesi nedeniyle davalı Ünkar bakımından davalı Ünkar'ın tedbirli taşıyandan beklenecek alacağı bir önlem bulunmadığı; delil olarak kabul edilen Yargıtay 11. HD'nin bozma ilamında varılan sonuçtan ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/11/2025