T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1584 - 2025/1918 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1584 KARAR NO : 2025/1918 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 NUMARASI : 2022/275 E. - 2023/215 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Ha…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1584 - 2025/1918 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1584 KARAR NO : 2025/1918 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 NUMARASI : 2022/275 E. - 2023/215 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/05/2023 tarih ve 2022/275 Esas - 2023/215 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 1994 yılında kurulan ve 2012 yılından beri yoluna "..." markası ile devam eden müvekkilinin. davalının 2021/095312 sayılı “...” ibareli markasının tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan benzerliğin yanında, davaya konu markanın tescilinin istendiği sınıfların müvekkilinin markasının kapsamında bulunması nedeniyle emtia benzerliğinin de söz konusu olduğunu, "..." markasını taşıyan ürünlerin 130'u aşkın ülkeye satışının gerçekleştiğini, bu itibarla müvekkilinin markasının yurt içinde ve yurt dışında tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkilinin kesintisiz ve yoğun kullanımının devam ettiğini, ortalama tüketicilerin davaya konu markayı müvekkilinin markasının serisi olarak algılayacağını, ...” ibaresinin 30/12/2013 tarihinden bu yana internet alan adında kullanıldığın ve davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-7341 sayılı YİDK kararın iptali ve tescili halinde 2021/095312 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, markaların farklı sesler içermesi, telaffuzlarının farklı olması ve kullanılan renklerin farklı olması nedeniyle davaya konu markanın, davacının itiraza mesnet markasından uzaklaştığını, markalar arasında oluşan farkın bütünsel olarak markaları görsel, işitsel ve kavramsal yönden ayırdığını, markalarda yer alan “...” ibaresinin herkesçe bilinen sıradan bir sözcük olduğunu, pembe yeşil renk kombinasyonuyla birlikte kullanılarak oluşturulan “...” markasının davacının markası ile karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markanın, davacı şirkete ait markalardan 2014/41361 sayılı "..." ve 2020/69013 sayılı ... ibareli markalar ile görsel ve işitsel bakımdan ortalama tüketici nezdinde bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle benzer olduğu, ancak bu markalar ile davaya konu marka arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı, buna karşılık, davacı şirkete ait diğer markaların davaya konu marka ile aynı/aynı tür/benzer mal/hizmetler içermelerine rağmen marka işaretleri arasındaki görsel, işitsel ve anlamsal farklılıklar dikkate alındığında ortalama düzeyde tüketici nezdinde bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirme veya karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ... ibareli markanın 2016 yılında ... tarafından verilmiş tanınmışlık kararı dışında tanınmışlık iddiasını destekler herhangi bir delilin ibraz edilmediği, 2016 yılında verilmiş tanınmışlık kararının yıllar sonra yapılan incelemede tanınmışlığın tespiti bakımından tek başına yeterli olmadığı, "..." ibareli markaların tanınmışlığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davaya konu marka ile davacı tarafından fiilen alan adında kullanılan markalar arasında benzerlik bulunmadığından 6/3 koşullarının gerçekleşmediği ve davalını kötü niyetinin ortaya konulamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin ortaklığının müvekkilinin markası ile davaya konu markayı benzer yaptığını, müvekkilinin "..." ibaresini içeren seri markalarının mevcut olup bu markalar arasında yer alan "..." ibareli markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin davaya konu marka kapsamında bulunan mal ve hzmetlerle aynıyet derecesinde benzerlik gösterdiğini, müvekkilinin cam üretiminde Dünya'da 6. sırada olup ürünlerinin 130 ülkede satıldığını, dolayısı ile bu ürünlerde kullanılan "..." markasının tanınmış marka niteliğinde olduğunu, müvekkiline ait "www.....com.tr" ibareli alan adının 30/12/2013 tarihinden bu yana kullanıldığını ve davalının müvekkilinin markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında buluna bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacının üç harften oluşan "..." ibareli markaları ile davaya konu "..." markası arasında "..." ibaresi ortak ise de, markaya eklenen harfler ve şekil unsurunun markaları farklılaştırdığı, davacının "..." ibaresini bağımsız olarak içeren markaları içinde aynı durumun söz konusu olduğu, davacının 2014/41361 sayılı "..." ve 2020/69013 sayılı "..." markaları ile davaya konu marka arasında görsel ve işitsel yönden benzerlik bulunuyor ise de, bu markaların kapsamında bulunan 32. sınıftaki mallar ile davaya konu markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı, dosya kapsamında gerek davaya konu marka ile benzer olduğu tespit edilen "..." ibareli markaların, gerekse de aralarında benzerlik bulunmadığı anlaşılan "..." ibareli markaların tanınmışlığını ortaya koyacak herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.