İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/10/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:23/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sanayi A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmedi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/10/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:23/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sanayi A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/09/2020 tarihinde davalı ... Sanayi A.Ş.' ye ait, diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ve ... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plaka sayılı yarı römork arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta maddi hasar oluştuğu ve aracın değer kaybına uğradığı, tamir süresince araçtan kazanç sağlanamadığını beyanla ve artırılmış haliyle 6.000,00 TL araç değer kaybının ve 12.749,40 TL ticari kazanç kaybının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sanayi A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kazanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve nispi ticari dava niteliğinin bulunduğu bu yönüyle davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, uyuşmazlığın zorunlu arabulucu şartına tabi olduğu, dava öncesi bu koşulun yerine getirilmediği, değer kaybı ve kazanç kaybı zararı istemine ilişkin maddi tazminatın belirsiz alacak biçiminde istenemeyeceği, kusurun ve zararın ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, kusur ve tazminat bilirkişisi raporları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin adli trafik bilirkişisinden temin edilen rapora göre davalı sürücünün cadde sınıfı yolda seyri sırasında ön ilerisindeki yola karşı mahal şartlarının gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek taşıt yolu kenarında park halinde bulunan araca çarpmasında 2918 sayılı yasanın 84/L maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiği ve asli kusurlu sayıldığı, davacıya ait araç sürücüsünün ise park yasağı levhasının olmaması ve kaza yeri krokisinde park yeri olarak belirlenmiş noktada park halinde bulunmasının kazanın oluşumuna etken bir durum görülmeyerek kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, tazminat bilirkişisi raporuna göre uyuşmazlık konusu kaza neticesinde davacı aracındaki maddi hasar sonucu oluşan değer kaybının piyasa rayicine göre 3.000,00 TL olarak hesaplandığı ticari kazanç bedeli yönünden hasarın boyutuna göre onarım sürecinin 10 gün olarak tespit edildiği, aracın niteliği itibariyle günlük getirisinin uzmanlık alanı dışında bulunduğu ve kazanç kaybı hususunda değerlendirme yapılmadığı, bu rapora itiraz üzerine sigorta eksperinden alınan rapordan, trafik kazası sonucu davacı aracında 6.000,00 TL değer kaybı oluştuğu ve hasar onarımı sırasında tamirhanede kaldığı süreçte araçtan 10 gün mahrum kalınmasından dolayı ikame araç bedelinin amortisman mahsubu sonrası 12.749,40 TL olarak hesaplandığı, yapılan bu hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve yargısal denetime elverişli olduğu ve davanın sübuta erdiği davalıların olay tarihi itibariyle temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 TL araç değer kaybının ve 12.749,40 TL ticari kazanç kaybı olmak üzere toplam 18.749,40 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlıkta ticari kazanç kaybı ve ticari araçta meydana gelen değer kaybı zararı istenildiğini, ticari nitelikteki davalarda dava öncesi arabuluculuk şartının yerine getirilmesinin dava koşulu olarak öngörüldüğü ve bu zorunluluğun yerine getirilmediğini, alacak kalemlerine ilişkin zarar tutarının belirlenebilir olduğu ve belirsiz alacak şeklinde istenemeyeceğini, davacı yanın kusurunun bulunmadığına ilişkin raporun hatalı tespit üzerine düzenlendiğini, mahallinde keşif icra edilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, olayın meydana geliş şekli ve trafik mevzuatına göre davacı yanın tamamen kusursuz sayılamayacağını, bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediği ve bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacıya ait aracın uyuşmazlık konusu kazadan önce çok sayıda trafik kazasına karıştığını, bu sebeple herhangi bir değer kaybına uğramayacağını, kaldı ki davacı aracın kasa kısmındaki hasarın niteliği itibarıyla da araçta maddi bir değer kaybı oluşturmayacağını, araç tamir süresinin afaki ve fahiş belirlendiğini, meydana gelen hasarın boyutu dikkate alındığında 10 günlük tamir süresinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, muadil araç bedeli zararı tespiti için yapılan piyasa araştırmasının tamamen varsayımsal kabule dayandığını, somut bir piyasa araştırılması yapılmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, burada verilen görevsizlik kararı sonrası asliye ticaret mahkemesinde davaya devam edildiği, bu süreç içerisinde arabulucuya başvurulduğu ve dava şartı noksanlığının giderildiği, müvekkilinin aracının park halinde olması ve kazaya etken bir durum oluşturmaması nedeniyle davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, kusura yönelik itirazların isabet içermediği, araç tamir süresi için belirlenen 10 günlük sürenin makul onarım mühleti olup afaki belirlenmediği, zira parça bekleme ve ayrıntılı işçilik çalışması gibi nedenlerle onarım müddetinin uzayacağı ve tamir müddetince de araçtan mahrum kalındığı, kaldı ki müvekkilinin aracının belirlenen süreden daha uzun mühlet tamir için serviste kaldığı, günlük kiralama bedelinin de makul ve dosya kapsamına uygun olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir. Davanın açıldığı Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2021 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 09/09/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüş, davacının gönderme talebi üzerine dosyanın geldiği Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarihli kararı ile de davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda; davanın açıldığı Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2021 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 09/09/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüş olup, dosyanın görevsizlik kararı sonrası geldiği Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı ... karar sayılı dosyasında ise davacı tarafından 05/11/2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, arabuluculuk görüşmelerinin ise anlaşamama ile sonuçlandığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/1 hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2021 gün ve ... esas, ... karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geldiği tarih olan 15/09/2021 tarihinden önce, davacı tarafından davalı şirkete karşı açılan ticari nitelikteki dava yönünden ara buluculuk bürosuna her hangi bir başvuru yapılmadığı, görevsizlik kararının 09/09/2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip görevli mahkemeye dosyanın geldiği tarih olan 14/09/2021 tarihinden sonra da davacı tarafından 05/11/2021 tarihine kadar ara buluculuk bürosuna başvuruda bulunulmadığı, bu durumda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini davacı tarafın talep ettiği de dikkate alındığında davacı taraından dosyanın görevli olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geldiği tarihten önce ara bulucuya başvurulması gerekirken, bu tarihten önce ara buluculuk şartı tamamlanmadığından, HMK 115/3 maddesi uyarınca davalı şirkete karşı açılan dava yönünden ara buluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği halde, bu davalı yönünden de davanın esasına girilerek davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-4) bendinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenlemeye göre kararın kaldırılması gerektiğinden ve bu durumda 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a) bendi gereğince kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi gönderilmesi zorunlu olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına ve osyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı şirket ... San. A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-4) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davalı ... hakkında verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığından bu davalı hakkında verilen kararın kesinleştiği gözetilmek suretiyle davanın yeniden görülerek davalı şirkete karşı açılan dava açısından dava şartı yokluğu değerlendirilerek bu hususta karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... San. A.Ş. vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 18/10/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-4) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-İstinaf yasa yoluna başvurmayan ve hakkında verilen hüküm kesinleşen davalı ... yönünden kararın kesinleştiği gözetilmek suretiyle davanın davalı ... San. A.Ş. yönünden yeniden görülerek, davalı ... San. A.Ş.'ye karşı açılan dava bakımından dava şartı yokluğu değerlendirilerek bu hususta karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı ... Sanayi A.Ş. tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 320,20 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 5-İlamın icrasının geri bırakılması için davalı ... Sanayi A.Ş. vekili tarafından Denizli (Kapatılan) 2. İcra Dairesinin ... (Denizli İcra Dairesinin ... esasına devrolan) sayılı takip dosyasına sunulan teminatın talebi halinde bu davalıya iadesine, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade ve teminatın geri verilmesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 23/01/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...