T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/232 KARAR NO : 2025/1609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI : 2019/1248 E. - 2021/862 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/232 KARAR NO : 2025/1609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI : 2019/1248 E. - 2021/862 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar bakımından kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... ... Koruma Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi diğer davalılar ... ile ...'ın müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 19/12/2018 tarihinde kat edilerek borçlulara Üsküdar 16. Noterliği'nin 20/12/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyası ile 361.380,47 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu iddia ederek, davalıların takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .Davalı ... ... ve Koruma Hizmetleri Tic. AŞ vekili, savunmasında özetle; Müvekkili ... AŞ adlı firmanın davacı bankaya olan ve kredi garanti fonu ve hazine kefaletinde kullandığını, ekonomik kriz ve mücbir sebepler nedeniyle kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine iş bu dava açıldığını, davacı ... Bank A.Ş., Müvekkili Şirkete, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamı dışında hazine destekli KGF üzerinden birincil hazine kefalet ile toplam 750.000TL KGF kredisinin 24 aylık 37.312,75 TL olarak taksitlerle tahsisinde aracılık yaptığını, ilk 15 taksiti toplamda 3/2 sini yani 559.691,25 TL tutarın eksiksiz ve zamanında davacıya ödendiğini, müvekkili şirketin yasal zorunluluğa rağmen borç ödeme ve yapılandırma talebini davacı bankanın keyfi kabul etmediğini, ancak, müvekkili şirketin bu ödemeleri aksatmadan sürdürürken şirketin tüm işçilerinin (tamamı özel ... personeli yaklaşık 2800 kişi) çıkarılan taşeron yasasıyla kamu kadrosuna geçmesinin sağlandığını, şirketin kazandığı taşeron kamu ihalelerinin de başlamadan iptal edildiğini ve bir anda mücbir sebeplerle zor duruma düştüğünü, bu sebeple, müvekkili şirketin, davacı bankaya 20 kasım 2018 tarihli şirketten gönderilen yazılarda ve yine Kartal 16.Noter kanalıyla 03.01.2019 tarih ... sayılı ihtarnemede gönderdiği tebligatlarla başvurarak ödeme güçlüğü çekileceğini, bu sebeple de çıkarılan 15.08.2018 tarih 30510 sayılı yapılandırma yönetmeliğinden yararlanmak istediğini ve bankaya olan borcunu 1 yıl erteleme ve 36 ay taksitlendirme ile ödeme talebinde bulunduğunu, ayrıca, sürekli davacı banka yetkililerini aradığını ve sözlü olarak defalarca maille bu yapılandırma talebini yinelediğini ve hatta diğer bankanın yasal zorunluluk gereği yapılandırma talebine olumlu cevap vererek yapılandırma başvurusunu kabul ettiğini belirtmesine rağmen yapılandırma başvurusuna olumlu yada olumsuz hiç bir cevap verilmediğini, ancak davacı bankanın müvekkili şirketin bu yapılandırma talebine cevap vermediği gibi 20 Aralık 2018 tarihinde Üsküdar 16. Noterliği aracılığı ile ... sayı nolu ödeme İhtarında bulunduğunu ve makul süre olarak 1 günlük süre tanıdığını ancak aynı gün ihtiyati haciz kararı aldırdığını, davacı bankanın ödenmesi mümkün olan borcu ödenemez duruma soktuğunu, haksız ihtiyati haciz kararıyla müvekkili şirketin tüm bankalardaki hesabına ihtiyati haciz konulduğunu şirketin ödeme dengesinin bozulduğunu ve şirketin telafisi güç zararlara uğramasına neden olduğunu, davacı banka ile yapılan genel kredi sözleşmesinin hazine garantisinde olan tahsis edilen krediyi kapsamadığını, davacı banka borçlusu ... A.Ş.'nın Genel Kredi Sözleşmesi dahilinde olmayan ve Kredi Garanti Fonu ve Hazinenin birincil ve asıl kefil olduğu krediye aracılık yaptığını, bahse konu KGF kredi tahsisi, kefil şartı olmadan ve hazine onayıyla kurumu üzerinden alınan asıl ve birincil kefaletle ... A.Ş adlı tüzel kişiliğine banka aracılığı ile direk yapıldığını, 4749 sayılı kanunun 20. maddesi ve 162 nolu KHK gereği ipotek ve şahsi kefil koşulu olmadan, Kredi Garanti Fonu tarafından hâzinece % 85 lik kısmına Birincil Kefalet Verilerek Davacı Banka Şubesinden işletme kredisi kullanımı onaylandığı, müvekkili şirketin, temerrüde düşmeden ilk taksit gecikmesinde "gecikme olacağını" ve sebeplerini aynı zamanda bankaya (03 ocak 2019) tarihinde yazılı noter ihtarnamesi ile müracaat başvurusunu ilettiğini ve yasadan yararlanmak isteyerek yeniden yapılandırma talebinde bulunulduğunu, ancak cevap verilmediğini savunarak. davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle; imza itirazında bulunarak asıl borçlu ... Anonim Şirketi'nin temerrüte düşmesi imkanı yokken iyi niyetle yasal hakkı olmasına ve defalarca yapılandırma yasasından yararlanmak için müracaat etmesine rağmen kanuna aykırı olarak bu haktan yararlandırılmaması gözetilerek diğer davalı müteselsil kefil ...'ın tanık olarak dinlenmesine, mahkemece tahkikat aşamasında genel kredi sözleşmesi ekinde yer alan müvekkili ...'a ait olan müteselsil kefalet bölümünde yer alan el yazılar ve imzaları ile davacı bankada asıl örneği bulunan şirket imza sirkülerindeki imzaların ayrı ayrı müvekkili ... eli ürünü olup olmadığının tespitine, bu sebeple müvekkili ...'ın görev yaptığı ve ikametgahının bulunduğu Odabaşı Mah. Kanguru Sokak .. .../Hatay ilindeki Mahkemeden talimatla imza örneğinin alınmasına, 6098 Sayılı TBK Hükümlerine göre müvekkiline ait olduğu iddia edilen müteselsil kefil senedinde yasada belirtilen unsurlar ile şekli hususları taşıyıp taşımadığı hususu ile ...'a ait geçerli bir şahsi kefalet sözleşmesi olup olmadığının tespitine, mahkemece ... hakkında şahsi kefaletinin geçerli olmadığına karar verilmesini, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/288 Esas sayılı dosyasında 20/02/2020 tarihli 2019/327 nolu ihtiyati haciz kararının kaldırılarak davalı ...'ın maaşından yapılan kesintilerin en yüksek ticari faiziyle iadesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle; asıl borçlu ... Anonim Şirketi'nin temerrüte düşme imkanı yokken iyi niyetle yasal hakkı olmasına ve defalarca yapılandırma yasasından yararlanmak için müracaat etmesine rağmen kanuna aykırı olarak bu haktan yararlandırılmaması gözetilerek ayrıca asıl borçlunun davacı bankayla yaptığı cari hesap genel kredi sözleşmesi ekinde yer alan ve ...'a ait imzası bulunan müteselsil kefil sözleşmesinin TBK madde 583 / II.Şekil ve TBK madde 584/ III. Eşin rızası maddeleri gereği şekil şartının yerine getirilmemesi nedeniyle geçersiz sayılmasına, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/288 Esas sayılı dosyasında müvekkiline ait geçerli bir şahsi kefalet sözleşmesi bulunmadığı dair kararın dikkate alınarak davalı ... hakkında şahsi kefaletinin geçerli olmadığına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı ... ... Koruma Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ile müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalı müteselsil kefil ... tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil ...'ın sorumlu oldukları sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten icra takibinde talep ettiği miktar kadar alacaklı olduğu, davalı şirketin takibe itirazının haksız olduğu ve takibe itirazın iptali ile takibin asıl borçlu davalı ... ... ve Koruma Hizmetleri Tic. A.Ş. yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden devamı gerektiği, davacı bankanın nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı ...'tan 325.877,19-TL asıl alacak, 7.755,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 333.633,07-TL alacaklı olduğu, takibin borçlu davalı ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %90 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, davacı bankanın davalı ... yönünden fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğu, dava konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenen kefalet sözleşmesinde geçerli imzası bulunmadığından davalı ...'ın kefaleti geçersiz olup borçtan sorumluluğu bulunmadığından davalı ... yönünden takibe itiraz haklı olması nedeniyle açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (326.737,36-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılar ... ... ve Koruma Hizmetleri Tic. A.Ş. ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ...'ın 325.877,19 TL'nin %20'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacı tarafa verilmesine dair..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın başlattığı İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasındaki; nakdi kredi alacağı yönünden asıl borçlu davalı ... ... ve Koruma Hizmetleri Tic. AŞ tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl borçlu davalı ... ... ve Koruma Hizmetleri Tic. A.Ş. yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden devamına, nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı ... tarafından 325.877,19 TL asıl alacak, 7.755,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 333.633,07 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %90 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (326.737,36-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılar ... ... ve Koruma Hizmetleri Tic. AŞ ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ...'ın 325.877,19 TL'nin %20'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacı tarafa verilmesine, dava konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenen kefalet sözleşmesinde geçerli imzası bulunmadığından davalı ... yönünden açılan davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın yalnızca davalı ... yönünden gerçeğe, hukuka, usule aykırı olması sebebi ile istinaf yoluna başvuruda bulunduklarını, kefalet sözleşmesinin usulüne uygun olarak düzenlendiğini, banka çalışanı huzurunda el yazısı ile imza altına alındığını, 09.03.2021 tarihli rapora karşı itirazlarının giderilmediğini, kendi içerisinde dahi çelişkiler bulunduğunu, davalı ... tarafından banka çalışanı ... huzurunda kendi el yazısı ile paraflandığını, imza ve yazıların borçlu davalı ...'ın el ürünü olduğunu iddia ederek, kararın bu davalı yönünden kaldırılmasını, davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, genel kredi sözleşmesinin varlığı, davalı ... haricindeki davalıların sorumluluğu ve mahkemenin kabulünde uyuşmazlık yoktur. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davalı ... yönünden verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı, sözleşmedeki imza ve yazıların ...'a ait olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı banka ile davalı ... ... AŞ arasında genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme tarihinin 03.05.2017 olduğu, kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak davalılar ... ile ...'ın yer aldığı, yazıların el yazılı olduğu, ... kefalet kısmının önce ... olarak yazıldığı, üzeri çizilerek ... adına yer verildiği, çizilen kısmın paraflanmış olduğu, davacı banka tarafından davalılara Üsküdar 16. Noterliğinde düzenlenen 20.12.2018 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamede şirket lehine Maltepe Şubesinden sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi hesabı borcunun ödenmemesi nedeniyle kredinin kat edildiği ve toplam 326.737,36 TL'nin bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davacı banka tarafından her üç davalı hakkında İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında 08.02.2019 tarihinde, 326.737,36 TL asıl alacak ile 34.643,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 361.380,47 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalılardan ... tarafından borca itiraz edildiği, itirazda borçla birlikte icra dairesinin yetkisini de itiraz edilmiş olduğu, davacının İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından cevap dilekçesinde, şirketin eski ortağı olduğunu ve müteselsil kefalete ilişkin şekil koşullarının oluşmadığını, eski ortak üzerinden ihtiyati haciz kararı alınarak maaşına haciz konulduğunu, şirketin eski hissedarı olduğunu, şuanda herhangi bir bağının bulunmadığını, hissesini devrettiği dönemde davacı bankaya ya da 3.kişilere herhangi bir borcunun bulunmadığını, halen ... Lisesinde öğretmenlik yaptığını, devirden sonra sözleşmenin oluşturulduğunu, şahsi kefaletin bulunmadığını, kefalet senedindeki el yazılarının ve imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, ilgili yerlerden bilgi ve belgeler celp edildikten sonra bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 10.03.2021 tarihli adli tıp uzmanı bilirkişi raporunda sonuç olarak; ...'a ait dosyada mevcut mukayese imzaları ile karşılaştırıldığında, inceleme konusu imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı, kişinin imzaları model alınarak atılmış nitelikte olduğu belirtilmiştir.Mahkemece, imza incelemesine dair rapor ve bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu alındıktan sonra, yukarıda yer verildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Davalılardan ... yönünden açılan davanın genel kredi sözleşmesinde geçerli imzası bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin mevcudiyeti konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Kredi sözleşmesinin tarihi 03.05.2017 tarihlidir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 583/1. maddesine göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla yazması geçerlilik şartıdır. Somut davada, davalı ... tarafından kefalet sözleşmesindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığı savunulmuştur. Davalı savunması üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığından söz etmek mümkün değildir. Davacı vekili tarafından her ne kadar banka personelinin yanında davalı tarafça sözleşmenin imzalanmış olduğu iddia edilmiş ise de görgüye dayalı bir iddia, teknik tespitleri bertaraf etmeye yeterli değildir. Kefalet imzasının davalıya ait olmadığı teknik bilirkişi raporuyla belirlendiğinden, davalı ... aleyhindeki davanın reddine karar verilmiş olmasında usule ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.