19. Hukuk Dairesi 2013/10267 E. , 2013/14841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 53.100,00 TL bedelle kutu kapatma makinesi satıp teslim ettiğini, davalı tarafından malın tesliminden sonra bir
**19. Hukuk Dairesi 2013/10267 E. , 2013/14841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 53.100,00 TL bedelle kutu kapatma makinesi satıp teslim ettiğini, davalı tarafından malın tesliminden sonra bir kısım ödemelerde bulunulduğunu, ancak bakiye 39.065,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini belirterek davanın kabulüne 39.065,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 30/01/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan kutu kapama makinesi satın aldığını, ayıplı olarak müvekkiline gönderilen makinenin bedelinin 14.035,00 TL olarak davacıya ödendiğini, davacının bu alım satım ilişkisine konu makine için müvekkiline 05/01/2009 tarihli 10332 nolu 53.100,00 TL bedelli hukuki dayanaktan yoksun fatura düzenleyerek gönderdiğini, faturanın davacı şirkete iade edildiğini, satın alınan ayıplı makinenin müvekili tarafından kullanılamadığını, fatura alacağının zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacı tarafından kutu kapatma makinesinin davalıya satılıp teslim edildiği, davalı tarafından teslim edilen makinenin ayıplı olduğuna ilişkin iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, fatura bedelinden bakiye kalan 39.065,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.065,00 TL alacağın 30/01/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Zira taraflar tacir olduğundan somut olayda 4077 sayılı TKHK hükümleri uygulanamaz. Uyuşmazlığın ticari satışlarda ayıp hükümlerini düzenleyen TTK.'nın 25/3 maddesi çerçevesinde değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. Bu durumda Mahkemece oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna iddia edilen ayıbın niteliği yönünden inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.