13. Ceza Dairesi 2014/24502 E. , 2015/11128 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıl…
**13. Ceza Dairesi 2014/24502 E. , 2015/11128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporunun alınmaması ve suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 09/11/2012 ve 24.05.2013 tarihli sosyal inceleme raporlarında özetle, dosya içerisinde mevcut olmayan... Hastanesinin 04/05/2012 tarih 2012/1960 sayıl raporunda suça sürüklenen çocuğun zeka aktivitesi, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, davranım bozukluğu yönünden tedavi gördüğü ve verilen raporda davranışlarının anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini kısmen yitirdiği, TCK'nın 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bilgisine ulaşıldığı belirtilmiş, 24.05.2013 tarihli sosyal inceleme raporunun devamında sonuç ve değerlendirme kısmında ise suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçuna ilişkin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun bildirilmesi karşısında; suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda, bahse konu çelişki giderilmek suretiyle... Kurulundan alınacak raporla saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 2-Önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK 50/1. maddesinde öngörülen adli para cezasına veya yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, 3-Bu dava sebebiyle yapılan 16,00 TL davetiye giderinin 6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin değerlendirilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,16.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.