İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... firmasından 13/04/2017 tar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/719 KARAR NO : 2025/1861 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2022 NUMARASI: 2019/136 Esas - 2022/72 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... firmasından 13/04/2017 tarihinde ticari nitelikli taşıt kredisi kullandığını, ... sözleşme numaralı kredi ödeme planından görüleceği üzere müvekkilinin çektiği kredi 310.000,00-TL olup 48 ay vadeli 1.29 faiz oranı ile kredi kullandığını, müvekkilinin ödeme planına uygun olarak 20 ay ödeme yaptığını, müvekkilinin kalan bakiye kredi borcunu 03/01/2018 tarihinde kapatmak istediğini, davalı şirketten bakiyenin hesaplanmasını talep ettiğini, davalı kredi kapama tutarını 226.945,00-TL olarak bildirildiğini, 20 taksidini ödeyen ve ödeme planına göre 204.528,09-TL ana para borcu kalan müvekkilinin çıkartılan bu meblağa itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı şirkete mail göndererek ana para borcu üzerine yükletilen fahiş meblağa itiraz ettiğini, fazladan ödemek durumunda kalacağı komisyon, faiz ve her ne ad altında olursa olsun meblağlara ilişkin dava hakkını saklı tuttuğunu bildirdiğini, müvekkilinin iş gereği aracı satma mecburiyeti, araç üzerinde şirketin rehni olması nedeniyle 03/01/2019 tarihinde kendisine bildirilen 227.315,00-TL bedeli davalı şirketin hesabına göndererek krediyi kapattığını, müvekkiline bir gün evvel söylenilen bedele 370,00-TL ilave edilme gerekçesi de rehnin kaldırılması için avukatlık ücreti olarak iletildiğini, ancak müvekkilinin erken kapama anında kalan ana para borcu 204.528,09-TL olmakla, haricinde alınan her ne ad altında olursa olsun meblağa itiraz etmekle, müvekkiline ödetilen meblağların faizi ile iadesini talep etmekte olduğunu, karşı taraf şirket tarafından bakiye kapamaya dair hesap dökümü, hangi ücretin ne amaçla alındığını gösterir bir belge verilmediğinden ayrıca ve açıkça itirazları bu kayıtlar ibraz edildiğinde yapacaklarını, tüm bunların yanı sıra, ticari nitelikte taşıt kredisi niteliğinde benzer kredi sözleşmelerinde erken kapama komisyonunun alınmadığı; alınsa dahi %1- %2 lik bir komisyon alındığının bilinmekte olduğunu, davalı şirket de bankalar gibi BDDK'ya bağlı olarak hizmet vermekte olduğunu, bu cihetle kredi veren kuruluşlardan ve özellikle bankalardan erken kapama komisyon oranları vb.ücretlendirmeleri araştırılarak emsallerin ortaya çıkarılmasını talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle davalı şirket ile müvekkili arasındaki ... sözleşme numaralı ticari nitelikte taşıt kredi sözleşmesine binaen, müvekkilden erken kapama nedeniyle ana para borcunun üzerinde alınan bedellerin tespitine, müvekkilinin söz konu kredi sözleşmesine binaen her ne ad altında olursa olsun fazladan ödediği bedel olarak bilirkişi marifetiyle hesap edildiğinde artırılmak üzere şimdilik 500,00-TL nin 03/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekilinin 10/11/2021 tarihli ıslah dilekçesinde, komisyon alacağı olarak ıslah yolu ile artırdıkları kısım ile dava dilekçelerindeki taleplerinin toplamı olarak 15.297,69 TL nin tahsil tarihi olan 03/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesi kapsamında, erken kapama durumunda alınacak komisyon oranı ve hangi şartların uygulanacağı açıkça düzenlendiğini, bu minvalde; TTK 18/2. maddesi gereği, davacının söz konusu sözleşme şartlarına riyaet etmesinin beklenmekte olduğunu, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında, erken kapama komisyonu, oranı ve hangi şartlarda tahsil edileceği açık şekilde belirtilmiş iken davacının sözleşme hükümlerine riyaet etmemesi emsal Yargıtay içtihatlarına, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup sözleşmeye hükümlerine uygun olarak tahsil edilen erken kapama komisyonunun hukuka uygun olmasından ötürü davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesinde belirlenen ve müvekkili tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonu miktarı ve oranının, bankalar arası genel teamüllere ve piyasa koşullarına göre uygun olup olmadığının diğer bankalardan sorularak araştırılması ve bu konuda bilirkişi incelemesi yapılarak taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkili tarafından tahsil edilen oranın emsal banka uygulamaları ile piyasa ve teamüllere uygun olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle Yargıtay içtihatları ile kanun ve sözleşme hükümlerine uygun olarak "erken kapama komisyonu" tahsil edildiğinden ötürü haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonu miktarı ve oranının, bankalar arası genel teamüllere ve piyasa koşullarına göre uygun olup olmadığının diğer bankalardan sorularak araştırılması ve bu konuda bilirkişi incelemesi yapılarak taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkili tarafından tahsil edilen oranın emsal banka uygulamaları ile piyasa ve teamüllere uygun olup olmadığının tespitine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava, kredi sözleşmeleri uyarınca tahsil edilen kredilerin erken kapanması nedeniyle ödenen erken kapama ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacının, davalıdan 31.03.2017 tarihinde imzalanan ticari nitelikli taksitli ticari kredi sözleşmesi kapsamında 310.000 TL 48 ay vadeli kredi kullanmış olduğu, 20. taksidi ödendikten sonra 03.01.2019 tarihinde kalan taksitlerin vadesinden önce ödenmesi nedeni ile davalı tarafından 22.782,91 TL erken kapama komisyonu tahsil edildiği, uyuşmazlığın erken kapama komisyonu tahsil edilip edilemeyeceği ile, tahsil edilebilir ise miktarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi uyarınca sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz.Dayanak sözleşmenin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, TTK'nın 18. maddesi hükmüne göre, sözleşmeyi imzalayan taraflar basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olup, TTK'nın 20. maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkememizce davalının erken kapama komisyonu talep edebileceği kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve erken ödeme halinde erken kapatma komisyonu tahsil edilebileceği düzenlemesini içeren sözleşmede oran belirtilmiş ise bu oran üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Herhangi bir oran belirtilmemiş ise ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre değiştirilen 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca ilan ve yayım yapılmışsa bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, bu yönde ilan ve yayım yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonu kesintilerde uyguladıkları oranlarda getirtilip diğer bankalarca uygulanan oranların araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD’nin 11/10/2018 tarihli 2016/12666 E-2018/6233 K.,Yargıtay 11HD’nin 25/09/2018 tarihli 2017/276 E-2018/5662 Karar sayılı ilamları), Taraflar arasında akdedilen 31/03/2017 tarihli sözleşmenin erken ödemeyi düzenleyen 14. Maddesi ile müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesinin davalının kabulüne bağlı olduğu, davalının kabulü olmaksızın yapılan ödemenin vadesinde tahsil edileceği hususunda anlaştıkları, erken kapama komisyonu için oran belirlenmediği anlaşılmış, bu sebeple emsal uygulama araştırılması yapılmış ve bankacı bilirkişiden bu kapsamda rapor alınmıştır.Bilirkişi... ile ... tarafından sunulan rapor ile davalının %11,14 oranında erken kapama komisyonu tahsil ettiği bu miktarın emsal uygulamaların üzerinde olduğu tespit edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13.04.2021 alındı tarihli ek rapor dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya elverişli olmakla mahkememizce hükme esas alınmış ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulü ile 15.297,69 TL'nin 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının TTK 18/2. maddesi uyarınca basiretli tacir olarak sözleşmede belirlenen erken kapama komisyon oranını kabul ettikten sonra yerel mahkeme huzurunda dava ikame etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle; dava konusu kredi sözleşmesinni, her iki tarafı tacir olan ve bu nedenle ticari mahiyette olan bir kredi sözleşmesi olduğunu, bu doğrultuda; sözleşmenin taraflarının, Türk Ticaret Kanunu 18/2 maddesi gereği basiretli bir iş adamı gibi davranmakla mükellef olduğunun aşikar olduğunu, davacının sözleşme imzalanması sırasında, TTK 18/2. maddesinde kendisinden beklenen şekilde; ileriyi düşünen ve işlemlerinin ona göre organize eden, sağduyu sahibi bir iş adamı gibi davranmaktansa, sözleşme imzalandığı günün şartlarına göre değerlendirme yaparak sözleşme maddelerini ileriyi düşünmeden ve sağduyu sahibi bir iş adamından beklenmeyecek şekilde incelediğini , Yargıtay ilamı ve TTK doğrultusunda; davacının, sözleşme hükümlerini basiretli bir tacir gibi incelemesi ile ödemelerini vadesinden önce yapmak ve sözleşmeyi vadesinden önce sonlandırmak istemesi durumunda kendisinden alınacak komisyon oranına ve şartlarına basiretli tacir gibi incelemesinin beklendiğini, bu doğrultuda; davacı ile müvekkil arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesi kapsamında; erken kapama durumunda alınacak komisyon oranı ve hangi şartların uygulanacağı açıkça düzenlediğini, bu minvalde; TTK 18/2. maddesi gereği, davacının söz konusu sözleşme şartlarına riyaet etmesinin beklendiğini, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında, erken kapama komisyonu, oranı ve hangi şartlarda tahsil edileceği açık şekilde belirtilmiş iken davacının sözleşme hükümlerine riyaet etmemesi emsal Yargıtay içtihatlarına, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup sözleşmeye hükümlerine uygun olarak tahsil edilen erken kapama komisyonunun hukuka uygun olduğunu,taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesinde belirlenen ve müvekkili tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonu miktarı ve oranının, bankalar arası genel teamüllere ve piyasa koşullarına göre uygun olduğunu, davacının basiretli tacir olarak erken kapama komisyonunu kabul ettiğini ve uygulanan komisyonun, bankacılık uygulaması ve piyasa koşullarına uygun olduğunu, bilirkişi raporunda davacının basiretli tacir olarak hareket ederek erken kapama komisyon oranını kabul ettiği ve oranların bankacılık uygulaması gereği serbest olarak belirlenmesi mümkün olmasına rağmen bilirkişi raporundaki aksi kanaatin kabulü ile usul ve yasaya aykırı karar tesis edildiğini, 10.12.2019 tarihli (kök) bilirkişi raporunda; "...Dosya içeriğine göre, davacı kendisine tahsis edilen taksitli ticari kredileri kullanıp vadesinden önce erken kapatmıştır. Ezcümle; davacı yan ticari amaçla bahse konu krediyi kullanmış olduğuna göre, bu kredinin kendisine maliyetini hesap edebilecek bir konumda ve yetkinliktedir (basiretli davranma yükümünde olan tacir ilkesi).Öte yandan, dosya içeriğindeki mevcut delillere göre davalı şirketçe tahsil edilen erken kapama komisyonuna ilişkin hem dekont verilmesine ve hem de hesap ekstresi verilmesine rağmen davacının herhangi bir itiraz-ı kayıt şartını ileri sürmeden erken kapama komisyonu tahsiline adeta sessiz kalmış olması nedeniyle, sözkonusu ücret ve komisyon tahsillerini benimsemiş olduğu bile düşünülebilir.'' şeklinde tespit ve kanaatler yer aldığını, bu tespit ve kanaatlerin Yargıtay emsal içtihatlarındaki görümünün de yine bilirkişi raporunda irdelendiğini, 10.12.2019 tarihli (kök) bilirkişi raporunda detaylıca izah edildiği üzere, müvekkil Finansman Kuruluşu olup bu kapsamda bankaların kullandıkları krediler paralelinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu kapsamda; 10.12.2019 tarihli (kök) bilirkişi raporunda izah edildiği üzere, BDDK ve Merkez bankası mevzuatı ile finansman şirketleri birliğinin etik ilkeleri kapsamında müvekkilin ''erken kapama komisyonu'' karşılıklı olarak serbestçe takdir ile tahsil etmesini kısıtlayan ve engelleyen bir kanun hükmü bulunmadığını, ancak; 10.12.2019 tarihli (kök) bilirkişi raporunda, müvekkil ile davalı arasında imzalanan ... nolu kredi sözleşmesinde açıkça ''Erken Kapama Komisyon Oranı'' karşılıklı olarak serbestçe belirlenmiş olmasına rağmen emsal banka komisyon oranlarına göre değerlendirme yapılması ve müvekkil tarafından sözleşme ile belirlenen komisyon oranının yüksek olduğuna ilişkin kanaatin hukuka uygun olmadığını. müvekkili ile davacı arasında imzalanan ... kredi sözleşmesinin "Kredinin Erken Kapatılması" başlıklı 14. Maddesinde, erken kapama komisyon oranına ilişkin düzenleneme yer aldığını, 14.3 maddesinde açıkça erken kapama komisyonunun oranı ve ne şekilde tahsil edileceğinin düzenlendiğini, dolayısıyla; tahsil edilen erken kapama komisyonu kredi sözleşmesi hükümlerinde açıkça düzenlediğini, 10.12.2019 tarihli (kök) bilirkişi raporu ile sonradan tanzim edilen 09.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporu-1 ve 07.09.2021 tarihli ek bilirkişi raporu-2 'de tespit edilen oranlar da huzurdaki dava konusu uyuşmazlık kapsamında emsal olarak alınabilecek nitelikte olmayıp objektif ve denetlenebilir olmadığını, müvekkili ile davacı arasındaki ... nolu kredi sözleşmesinde serbestçe belirlenmiş olan erken kapama komisyon oranının hukuka uygun olduğu aşikar olup emsal Yargıtay içtihatları gereği sözleşme kapsamında belirlenen oran doğrultusunda karar verilmesi gerekmekte iken hatalı bilirkişi kök ve ek raporlarındaki tespit ve değerlendirme kapsamında bulunan oranlar üzerinden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla öncelikle; T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/136 E. ve 2022/72 K. sayılı davanın kabulü kararının istinaf incelemesi sonuna kadar icrasının durdurulmasına, istinaf taleplerinin kabulü ile T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/136 E. ve 2022/72 K. sayılı davanın kabulü kararının kaldırılmasına, yargılama, istinaf, masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı tarafından tahsil edilen ticari araç kredisi erken kapama komisyon bedelinin iadesi talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Taraflar arasında imzalanan 31.03.2017 tarihli otomotiv ve otomotiv ürünleri kredisi ile rehin sözleşmesi kapsamında davalıya 310.000 TL limitli 48 ay vadeli ticari nitelikli taşıt kredisi kullandırılmıştır. Sözleşmenin 14.1 ve 14.2. maddelerinde, sözleşmeye konu borçların vadesinden önce ödenmesinin davalının kabulüne bağlı olduğu, davalının onayı olmaksızın yapılan ödemenin, taksit vadelerinde borca mahsup edileceği, bir ya da birden fazla taksitin, vadesinden önce ödemesi halinde bunlarla ilgili davacının indirim talep etme hakkı bulunmadığı düzenlenmiştir.Finans kurumlarınca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, işlemin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda taraflar arasındaki 31.03.2017 tarihli sözleşmenin 14.3. maddesinde davacının davalı tarafından kendisine tahsis edilen krediden doğan borcunu vadeden önce tümüyle kapatmayı yazılı olarak talep ettiği ve söz konusu ödemeyi yapacağı açık tarihi davalıya bildirdiği ve davalı onay verdiği takdirde, erken kapatma halinde uygulanacak iskonto oranının, 3.maddede tanımlanan “Erken Kapatma Halinde Uygulanacak İskonto”olup, bu oranın vadesi gelmeyen taksitlerin içindeki faiz üzerinden hesaplanacağı ve iskonto tutarının toplam vadesi gelmemiş faiz tutarından son taksit tarihinden kapama tarihine kadar geçen süre içerisinde tahakkuk eden faiz düşülerek bulunan tutarın yarısına tekabül edeceği düzenlenmiştir. Bu sözleşme hükmü ile erken kapama komisyonunun hesap şekline dair açık bir düzenlemeye yer verilmiş olup, söz konusu düzenleme gereği erken kapama komisyonu tutarı hesaplanabilir niteliktedir. Bu nedenle sözleşmenin 14.3.maddesinde yer alan hüküm, tacir olan tarafları bağlayıcı niteliktedir. Buna göre dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlığın çözümünde, anılan sözleşme hükmü esas alınarak, sözleşme hükmü doğrultusunda hesaplama yapılmak ve fazladan alınan erken ödeme ücreti bulunup bulunmadığı yönünde denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmak suretiyle rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece emsal banka ve finansman kurumları ortalamalarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025