6. Ceza Dairesi 2013/606 E. , 2013/1922 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın 16.11.2006 tarihli sorgusundaki; “aldığımız benzinin parasını Halit ödeyecekti, ancak o gün kaza yap…
**6. Ceza Dairesi 2013/606 E. , 2013/1922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın 16.11.2006 tarihli sorgusundaki; “aldığımız benzinin parasını Halit ödeyecekti, ancak o gün kaza yaptığımız için benzin parasıyla ilgilenemedik, daha sonra da Halit öldüğü için olay o şekilde kaldı” şeklindeki beyanları karşısında, katılanın zararının giderilmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip kaybetmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, inceleme konusu olaya gelince; sanığın muayenesi sonucu düzenlenen 11.04.2006 tarihli raporda, “sanığın alkol oranını ölçürtmediği, nefesinde alkol kokusunun olduğu, motor denge durumunun bozuk olduğu ve aşırı derece alkollü olduğundan araç kullanamayacağı”nın belirtilmesi karşısında; sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği değerlendirilmiş olup tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine de iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, Sanığın, adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; Sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.