11. Hukuk Dairesi 2022/3104 E. , 2023/5401 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1020 Esas, 2022/143 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/472 E., 2021/371 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adli
**11. Hukuk Dairesi 2022/3104 E. , 2023/5401 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1020 Esas, 2022/143 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/472 E., 2021/371 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların uzun yıllar taşıma kooperatifinde birlikte çalıştıklarını, davalının kooperatif yetkilisi olduğu dönemde üye aidatlarının teminatı için üyelerden boş senet aldığını, davalının yönetimden ayrılmasından sonra diğer üyelere bonoları iade ettiğini, bu kapsamda müvekkilince davalıya teslim edilen bononun husumet nedeniyle iade edilmeyip üzeri doldurularak bankaya verildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bono üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, bonoya dayalı açılacak takibin tedbiren durdurulmasını, bononun iptalini, ödenmek zorunda kalınırsa istirdadını, kötü niyetle takip başlatılması halinde kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; nakten verilen borç karşılığı dava konusu bononun düzenlendiğini, 07.10.2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçildiğini savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının senetteki imzayı inkar etmediği, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği, davalının bu parayı verdiğini ispatla yükümlü olmadığı, açık bono düzenlenebileceği, görünüşe itimat prensibi gereği boş bono veren borçlunun sonuçlarına katlanması gerektiği, senette tüm yasal zorunlu unsurlar bulunduğundan senedin bono vasfı taşıdığı, davalının senedin bedelsiz olduğu yönündeki itirazının ise yazılı delille ispatı gerektiği, davacının bu konuda tanık dinlenilmesi yönündeki talebinin kabul edilmediği, senette yazı farklılıklarının olduğu gözlemlenmişse de imza inkar edilmediğine göre senedin boş olarak verilmesi ve daha sonra doldurulmasının mümkün olduğu, senette yazı ve yaş tayini teknik olarak mümkün olmamakla birlikte bu yönde bir inceleme yapılması ve yazıların sonradan doldurulduğunun kabulü halinde dahi senedin kambiyo vasfının etkilenmediği, davacının senedin bedelsiz olduğunu ve sonradan aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiğini yazılı delille ispatlayamadığı, davacının kendisine senetten ötürü 250.000,00 TL tutarında borçlu olduğu hususunda davalının yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine, 50.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kooperatiften aidat ödemesi için alınmış ve geri teslim edilmiş 3 adet bono ve bononun arkasına yazılmış bir adet takibe konu bononun aidat ödemesi için alındığı, başka hiçbir işlem yapılmayacağı, geçersiz olduğu yazılı senedi ibraz ettiklerini, davalının senetteki yazı ve imzayı beyan ettiğini, ibra niteliği taşıdığını, bu senetlerin delil olarak kabulünün gerektiğini, davalının hukuki ve ticari ilişkiyi ispatlamak zorunda olduğunu, tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu senedin bedelsiz kaldığı, teminat senedi olduğu ve gerçeğe aykırı doldurulduğu hususlarını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takip konusu bononun davalı ile olan herhangi bir hukuki ve ticari ilişki neticesi olmadığı, müvekkilinin kooperatifin aidat alacağı için davalıya 12 adet bono verdiği, 3 tanesini 01.08. 2011 yılında geri aldığı, geri kalan 9 senedin davalının uhdesinde olduğu, bu senetlerin geçersizliği ve hiçbir işlem yapılamayacağı, dolayısıyla davalının bonoyu haksız ve kötü niyetli şekilde doldurarak müvekkiline ait olmayan bir borç isnat ettiği senede karşı senetle ispat kuralı uyarınca senetle ispat edildiği, davalının 250.000,00 TL nakden verildiğini iddia ettiği senedin hangi borca ilişkin olarak verildiğini, müvekkili tarafından davalıya yukarıda belirtilen 12 bono dışında başka bir borç nedeniyle bono verildiğini, müvekkili ile arasındaki hukuki ve ticari ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, davalının müvekkilime 250.000,00 TL verdiğini ispatlayamadığı, bu sebeple de mahkemeye sundukları davalı tarafından kendisine ait olduğu ikrar edilen senedin, işbu menfi tespit davasına konu bonoya ilişkin olarak verildiği kabul edilmesi gerektiği, sundukları senedin müvekkili ile davalı arasında bir borç ilişkisi olmadığını, bu sebeple müvekkili tarafından davalıya verilen bonoların hiçbir işlem için kullanılamayacağını, geçersiz olduğu hususunda davalı tarafından yazılmış ve müvekkilime verilmiş olup, ibraname niteliği taşıdığını, tanıkların dinlenmediğini, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, dava dilekçesinde imzaya itirazlarının da olduğunu, nazara alınmasını talep ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, kooperatif üye aidatlarının teminatı için verdiği boş senetlerden bir kısmının iade edildiğini, ancak dava konusu bononun davalı tarafından doldurularak bankaya verildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüş, davalı ise verilen borç karşılığı senedin düzenlendiğini savunmuştur. 20.04.2021 tarihli duruşmada davacının ibraz ettiği ve iade edilen senetler olduğunu belirttiği 3 adet senet ve 12 numaralı senedin arkasındaki yazı ve imza davalıya gösterilmiş, davalı senet arkasındaki yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. 2.Davacı tarafından ibraz edilen belgelerin 65,00 YTL bedelli ve 10, 11 ve 12 numaralı senetler olarak sıralı düzenlendiği, lehdar kısmına ise "S.S. 29 nolu B.İçi Mini Mot." ibaresinin yazıldığı görülmektedir. 12 numaralı senedin arkasında 01.08.2011 tarihinde "2007 yılına ait, 65,00 YTL olarak yazılan 12 adet senetten 3 adedinin teslim edildiği, diğer senetler kalmışsa bile hiçbir işlemin yapılamayacağı, geçersiz olduğu" yazılmış, davalı yazı ve imzanın kendisine ait olduğu ikrar ve beyanını imzası ile tevsik etmiştir. Bu senetlerin ödeme tarihleri 10 numaralı senet için 15.04.2007, 11 numaralı senet için 15.05.2007, 12 numaralı senet için 15.06.2007 tarihi olarak belirtilmiştir. Dava konusu bonoda ise sıra numarası 9 olduğu halde düzenleme tarihinin 02.10.2019, ödeme tarihinin 15.09.2020 olduğu görülmektedir. Davalı, yemin metninde üyelerden para toplamak adına herhangi bir senet toplanmadığını belirtmişse de kooperatif için alınan bir kısım senetlerin davalı tarafından iade edildiği ikrar ettiği belge ile sabittir. Bu durumda Mahkemece, davacının iddiası üzerinde durulup gerekirse taraflardan açıklama istenerek dava konusu 9 numaralı bononun aidat için verilen ve davacı tarafından ibraz edilen sıralı belgeler arasında yer alıp almadığı, 9 numaralı bononun da aidat için verilip verilmediğinin belirlenmesi, davalının elinden çıkan "diğer senetler kalmışsa bile hiçbir işlemin yapılamayacağı, geçersiz olduğu" yönündeki yazının değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.