TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/220 KARAR NO : 2026/210 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 12/03/2026 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirketin ba…
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/220 KARAR NO : 2026/210 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 12/03/2026 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirketin bayii...Ortopedi Medikal şirketi tarafıdan şirket alacağının karşılığı olarak 21/10/2025 tarihinde Yurtiçi Kargo ile müvekkili şirketin lehdar olarak gösterildiği bir çekin gönderildiğinin bildirildiği, kargo poşetinin teslim alındıktan sonra kontrolünde içinin boş olduğu, dış poşetin yan tarafından jilet ile açılıp yapıştırıcı ile tekrar kapatıldığının görüldüğünü, Dava konusu T.C. ..., Isparta Şubesi, 3749652 Seri Nolu, Keşidecisi, ... Ortopedi Medikal Tarım Ürünleri Gıda İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Lehdarı, Renomed Medikal Sistemler San. ve Tic. Ltd. Şti. 30.03.2026 Keşide Tarihli, 102.304 TL bedelli çekin değişik faktoring şirketlerine sunulduğunu, çek görüntülerinin müvekkili şirkete gönderildiğini, bu çekte lehdar müvekkil şirketin kaşesine benzeyen sahte kaşe ve sahte imza ile ciro bulunduğunun anlaşıldığını, hırsızlık ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu çekin kötü niyetli kişilerin eline geçtiğini, şuan kimin elinde ve nerede olduğunun kesin olarak bilinmediğini, müvekikli şirketin dava konusu çekin lehdarı olduğunu ve bu çekin davacı adına yapılan sahte ciro işlemi devredildiğini, bu nedenle çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; zayi nedeniyle kıymetli evrak (çek) iptali istemine ilişkindir. TTK'nun 818. Maddesinin 1. Fıkrasının s bendi, poliçeye ilişkin iptal hakkındaki 757 ile 763. Maddelerle 764. Maddenin 1. Fıkrasındaki hükümlerin çekler için de uygulanacağını öngörmüştür. TTK'nun 757. Maddesinde; iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebileceği, 760. Maddesinde; mahkemece, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulur ise verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar edeceği, 764. Maddede ise elden çıkan poliçe verilen süre içinde mahkemeye sunulmaz ise iptaline karar verileceği düzenlemesi mevcuttur. Zayi nedeniyle iptal, kıymetli evrakta hak ile senet arasındaki sıkı bağlılığın, senedin zayi edilmesi halinde ortaya çıkaracağı haksızlıkları önleme ihtiyacından doğmuş olup, zayi edilen senedin hak sahipliğini teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırarak ve dilekçe sahibinin söz konusu hakka sahip olduğu konusunda bir karine yaratarak bu hakkı senetsiz olarak talep etmesini sağlamaya yönelik nizasız kaza konusu bir işlemdir. İptal kararı ile birlikte borçlu, senet ibraz edilmeden ödeme imkanına kavuşmaktadır. Amaç; kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve senedin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu lazimeyi yerine getiremeyen lehdar veya hamile, hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, senedi ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir. Zayi nedeniyle açılan iptal davasında, öncelikle zayi edildiği bildirilen evrakın kıymetli evrak niteliğini taşıması, kıymetli evrakın davacının kendi iradesi dışında elinden çıkması, zayi edilen kıymetli evrakın kimin elinde olduğunun bilinmemesi ve davacının zayi edildiği bildirilen kıymetli evrakta hamil olması gerekmektedir. Diğer yandan hemen belirtmek gerekir ki; TTK'nın 788/1 hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Konu hakkında İstanbul BAM 12 HD'nin 2025/1006 Esas, 2025/1173 Karar sayılı ve 14/07/2025 tarihli kararında "...Çekin tedavüle çıkarılması, düzenleyenin çeki doldurup imzaladıktan sonra, zilyetliğini başka bir kimseye intikal ettirmesiyle sağlanır. Çek üzerinde lehtarın hak sahibi olabilmesi; düzenleyen ile lehtar arasında bir zilyetlik anlaşması olması ve senet zilyetliğinin lehtara geçirilmesi ile gerçekleşir. (Ömer Özkan - Elmas Güner, Çekin Tedavüle Sunulması ve Devri, Akademik Bakış Dergisi, S.32, Yıl 2012). Kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.HDnin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Lehtar, çekin zilyetliğini iktisap etmediği sürece hak sahibi sıfatını kazanamadığından, çek ile ilgili herhangi bir talep ileri süremeyecektir. Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çek üzerinde hak sahibi ve çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacının henüz hak sahibi olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir...." açıklaması yapılmıştır. Yine İzmir BAM 20 HD. 2023/910 Esas, 2023/823 Karar sayılı ve 11/05/2023 tarihli kararında da benzer yönde; " Senedin iptaline karar verilebilmesi için senedin ziyaı sırasında veya ziyaın öğrenildiği tarihte senet üzerinde hak sahibi bulunmak gerekir. Kıymetli evrak hukukunda senet üzerinde hak sahibi olmaktan anlaşılan, senede malik bulunmaktır. (Bkz. Erol Ertekin, İzzet Karataş Uygulamada Ticari Senetler, 3. bası, sayfa 47) Nama yazılı senetlerin devri konusunda, kıymetli evrakın devrinde şart olan bir hususun, zilyetliğin devrinin gerçekleşmiş olması icap eder. (Bkz. Prof. Dr. Fırat Öztan. Kıymetli Evrak Hukuku, 16. bası, sayfa 42) Somut olayda, dava dışı keşidecinin davacıyı lehtar göstererek senetleri tanzim ettiği, senetlerin davacıya gönderilmek üzere kargo şirketine verildiği, davacıya teslim edilmeden kargoda kaybolduğu anlaşılmış olmakla, davacı senetlerin zilyetliğini devralmadığından, herhangi bir suretle de zilyedi olmadığından senetler üzerindeki hak sahipliği kendisine geçmemiştir." açıklaması yapılmıştır. Nitekim benzer bir olay bakımından İstanbul BAM 14. HD.'nin 2024/1984 Esas, 2025/184 Karar sayılı ve 06/02/2025 tarihli kararında da özetle; "Somut olayda dava konusu çeklerin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çeklerin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacı, çekin lehdarı ancak yetkili hamili olmadığından davacının hamil olmadığı çekler yönünden iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır." denilmiştir. (İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2022/1071 Esas, 2022/806 Karar sayılı ilamı, İzmir BAM 20. Hukuk Dairesinin 2022/659 Esas, 2022/767 Karar sayılı ilamı, Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 2022/1833 Esas, 2022/1256 Karar sayılı, yine Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin 2025/321 Esas, 2025/591 karar sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu görülmüştür.) Yapılan açıklamalar ile değinilen yasal düzenleme ve ilgili içtihatlar çerçevesinde somut olay ele alındığında; somut olayda dava konusu çekin dava dışı keşideci tarafından davacı lehine düzenlendikten sonra henüz davacıya teslim edilmeden çalındığı ileri sürüldüğüne göre, davacının hamil olmadığı çekler yönünden iptal davası açma hakkı bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333. Maddesi gereğince avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır