7. Hukuk Dairesi 2013/20396 E. , 2013/14294 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dış…
**7. Hukuk Dairesi 2013/20396 E. , 2013/14294 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, fazla mesai alacaklarının ödenmemesi nedeniyle 11/06/2012 tarihinde iş akdini feshettiğini bildirerek, kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı, davacının 9,10,11.06.2012 tarihlerinde devamsızlık yaptığından iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde kışın fazla mesai olmadığını fazla mesai yapılan aylarda bordroda tahakkuk edilerek banka yoluyla ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, fazla çalışma ücreti ödenmeyen işçinin iş sözleşmesini feshinin haklı neden teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.669.57 TL net kıdem tazminatı ve 3.281.49 TL net fazla mesai alacağının tahsiline karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda dosyada sunulmuş bulunan bordrolardan 2012 Mart ve 2012 Mayıs aylarına ait imzalı bordrolarda fazla çalışma ücreti tahakkuku yapıldığı ancak bilirkişi tarafından Mayıs 2012 bordrosunda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücreti düşülmek suretiyle hesaplama yapıldığı ve mahkemece yapılan bu hesaplamanın hükme esas alındığı görülmektedir. Fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilmiş aylar hesaplama dışında bırakılarak alacağın hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekirken mahkemece yanılgılı ve eksik değerlendirme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.