T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2241 - 2025/2499 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2241 KARAR NO : 2025/2499 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2025 NUMARASI : 2025/266 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2241 - 2025/2499 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2241 KARAR NO : 2025/2499 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2025 NUMARASI : 2025/266 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/10/2025 tarih ve 2025/266 E. kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, "..." ibareli markanın Türkiye'de ilk kez müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin markanın tanıtımı ve pazarlama faaliyetlerine ilişkin olarak davacı ile arasındaki distribütörlük sözleşmesi kapsamında yüklü yatırımlar yaptığını, davacı şirketin markasının Türkiye'de tescilli olmadığını, müvekkilinin marka ile satış yaparken herhangi bir engelle karşılaşmamak izin ve iyiniyetli olarak markayı adına tescil ettirdiğini, markanın hükümsüzlüğü şartlarının gerçekleşmediğini, markanın devrinin dava konusu olmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, aksi halde teminat karşılığı verilmesine karar verilmesini istemiştir. İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, itirazın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 3. kişilere devrin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu, itirazın yerinde olmadığı, söz konusu ihtiyati tedbir kararının yargılama sırasında taraf değişikliğini önleme ve davanın uzamasını önleme amaçlı olarak verildiği, davalının taraf değişikliğini önlemek amacıyla verilen ihtiyati tedbir nedeniyle uğradıkları veya uğrayacakları bir zarara ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, ayrıca verilen ihtiyati tedbir kararının davalının herhangi bir zararına sebep olacak nitelikte bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalı tarafça ihtiyati tedbire yapılmış olan itirazın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, tedbir kararının kaldırılmasının müvekkilinin ticari faaliyetlerinin devamlılığı için elzem olduğunu, hiç değilse kararın teminat karşılığı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını aksi halde kararın teminat karşılığı verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetildiğinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunduğu, verilen tedbir kararının niteliğine göre teminat alınmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.