12. Hukuk Dairesi 2013/28433 E. , 2013/36374 K. "" ESAS NO : KARAR NO : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Konusu mal varlığı olan Borçlar Hukukuna ilişkin sözleşmelerd…
**12. Hukuk Dairesi 2013/28433 E. , 2013/36374 K.** **"İçtihat Metni"** ESAS NO : KARAR NO : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Konusu mal varlığı olan Borçlar Hukukuna ilişkin sözleşmelerden doğan davalarda yetki HMK.nun 10. maddesinde belirtilen kurala göre çözümlenir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tespit edilir. Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer) mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde - borcun ödenmesi için açılacak dava ise borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede açık ve zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer 6098 sayılı Borçlar Kanununun 89. maddesine göre belirlenir. Yani davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmadı ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlar da 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 89/l. maddesi uygulanmaz. Ne var ki HMK.nun 10. maddesi hükmü yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa yerinde dava açılamaz, (sebepsiz iktisap gibi) genel yetkili yer olan yani davalının ikametgahında dava açılır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2001/12-1162-1191 sayılı kararında da yukarıda açıklanan kurallar benimsenerek “HUMK.nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteklerinin anlaşılamadığı hallerde sözleşmenin yerine getirileceği yerin Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre belirleneceği” açıklanmıştır. Ancak bu gibi hallerde 818 Sayılı mülga Borçlar Kanunun 73. maddesine karşılık gelen 6098 Sayılı B.K.nun 89. maddesinin uygulanabilmesi için akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir. Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde; İcra takibi faturaya dayalı olarak ve genel haciz yoluyla başlatılmıştır. Borçlu tarafından yasal sürede icra dairesine başvurularak yetki itirazının ileri sürüldüğü görülmektedir. Borçlu itiraz dilekçesinde temel borç ilişkisine karşı çıkmamıştır. Bu durumda olayda HMK.nun 10. maddesinin yukarıdan beri açıklanan kurallara göre uygulanması yani akdin icra olunacağı yerin öncelikle taraflar arasındaki yazılı sözleşme istenerek belirlenmesi gerekir. Borçlu itirazında, müessese adresinin Bursa’da bulunduğunu, bu sebeple Bursa İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Her ne kadar takip konusu yapılan fatura